Orta Doğu'nun sınırlarını İngiliz ajan çizdi
Konya Aydınlar Ocağı'nın Selçuklu Salı Sohbetlerinde Murat Sarıbaş, yüz yıl önce ölen İngiliz seyyah, arkeolog ve ajan Gertrude Bell'in Anadolu ve Orta Doğu coğrafyasındaki masaya yatırdı.
Konya Aydınlar Ocağı’nın Selçuklu Salı Sohbetlerinde bu hafta araştırmacı gazeteci Murat Sarıbaş konuk oldu. Sarıbaş, seyyah olarak başta Anadolu olmak üzere Orta Doğu coğrafyasını karış karış gezerek fotoğraflayan ve yüz yıl önce intihar eden İngiliz Arkeolog Gertrude Bell’in hayat hikâyesini anlattı.
Konevi Derneği salonundaki programın açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü Orta Doğu’yu parçalayıp Osmanlı’dan koparan kadın olan Gertrude Bell’in intiharının üzerinden yüz yıl geçtiğini belirterek “Günlüklerinde (Bugün sabaha kadar Irak’ın güney sınırlarını belirlemekle vakit geçirdim, çok yorgunum) diye yazmıştır. Bell, Lawrence gibi yüzlerce ajan yetiştirmiş, İngiliz dış istihbaratının Orta Doğu masası şefidir”şeklinde konuştu.
Daha sonra kürsüye gelen Murat Sarıbaş, Gertrude Bell’in çocukluğu ve ailesine dair bilgiler verdi.
Binbir Kilise kazısı için 1907 yılında Konya'ya gelen Gertrude Bell’in, bir süre kaldığı Konya’da çok sayıda fotoğraf çektiğini anlatan Sarıbaş “Bell’in meşhur İnce Minare fotoğrafında, kapının önünde elinde şemsiye ile poz veren kişi de ona rehberlik eden bir Ermeni’dir. Bell İngiltere'nin Konya Konsolosu ve Askeri Ataşesi Binbaşı Charles Doughty-Wylie sıkça görüşüp ona âşık olmuş. Bu duygusal ilişkiyi mektuplarından anlayabiliyoruz. Binbaşı Charles daha sonra yarbay rütbesine terfi ettirilmiş ve Çanakkale harbinde İngiliz askerlerin yanında olmuş, bu sırada bir keskin nişancı tarafından vurularak öldürülmüştür. Diğer İngiliz ölüleri toplu mezara defnedilmişken Charles’e özel mezar hazırlanmasını anlamaya çalışırken, aslında onun bir Türk dostu olduğu karşımıza çıkıyor” dedi.
Orta Doğu coğrafyasını da gezen Bell’in özelikle Arapları ve aşiretleri çok yakından tanıma fırsatı bulduğunu dile getiren Sarıbaş “Kudüs, Suriye, Irak, Ürdün, Filistin, Mısır ve Arabistan’da Bell’in çalışmalar yaptığını görüyoruz. Coğrafi olarak Orta Doğu’yu derinlemesine keşfeden Bell bu konuda uzman bir isim haline gelmiştir. Ajan Lawrance, hakkında yazılan kitap ve çekilen filmler sebebiyle çok bilinir ama Gertrude ondan çok daha aktif ve etkili olmuştur; çölde birlikte çekilmiş fotoğrafları da var ve Arap ayaklanmasını Lawrance’in, Bell’in raporları istikametinde örgütlediği nakledilir. Mısır’da yapılan toplantı sonrasında, Nil nehrinin kıyısında olan otelin önünde çekilen fotoğrafta Sömürgeler Bakanı Çörçil ve bölgede görevli İngiliz heyetinin arasındaki tek kadın da Gertrude’dir. Sınırların belirlenmesinde, ülkeleri kimlerin yöneteceğine karar verilmesinde çok etkindir. Mesela Faysal’ı kral yapan Bell’dir. Çöl Kraliçesi, Çöl Kızı, Irak’ın Taçsız Kraliçesi olarak anıldı”şeklinde konuştu.
Osmanlı’nın parçalanıp Orta Doğu’nun şekillendirilmesinden sonra Gertrude Bell’in İngiltere’ye dönmek yerine Bağdat’ta yaşamayı seçtiğini kaydeden Sarıbaş “12 Temmuz 1926’da dinlenebilmek ya da intihar etmek üzere çok sayıda içtiği uyku hapları onu bir daha uyanmamak üzere uyuttu. İntihar mı etti, bilinçsiz ilaç mı kullandı, yoksa bir suikasta mı uğradı tam olarak bilinmedi ve mezarı Bağdat’tadır. Ben, geride sekiz binden fazla fotoğraf bırakan Bell’in fotoğraflarında görülen bölgelerin ve eserlerin güncel hallerini fotoğraflamaya yönelik çalışmalarıma devam ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bakmadan Geçme