Orhan Berk'e Sevgi ve Saygı...

Orhan Berk'e Sevgi ve Saygı... - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

Orhan Berk'e Sevgi ve Saygı...
TAKİP ET Google News ile Takip Et

■ İnsanlarla öyle oturup kalkın ki:

ölürseniz size ağlasınlar, yaşarsanız

sizi özlesinler

(Hz. Ali)

***

Orhan Berk’i kaybedeli bir yıl olmuş, sanki daha dün gibi. En son vedalaşan bir dostu, arkadaşı olarak onu ne çok özlediğimi bir kez daha anladım, anılarım beni alıp ta uzaklara götürdü. Yaşamımın birçok evresinde O vardı. Ankara’da Üniversiteli yıllarımızda bile. O, market çalıştırıyor okuyor, ben de gazetecilik yapıyor okuyordum. Ankara’daki Bekâr evim, Orhan’ın marketine adım mesafedeydi. Filmi  geriye sarıyor ölümünün arkasından kaleme aldığım yazıyı bir kez daha yayına veriyorum.

---

Sanat, düşün ve basın dünyamızda yaprak dökümü devam ediyor. Bu kez kapıyı sevgili ve kadim dostum Orhan Berk’in acısı çaldı. Ramazan Bayramı’na maalesef Orhan Berk kardeşimizi kaybetmenin acısıyla başladık.

Sevgili Orhan benim çocukluktan gençliğe evrildiğim günlerde mahalle arkadaşımdı. Güllük başı mahallesinde güneyimizde Takva namıyla ünlenen Ahmet Bahçıvan (Mustafa Bahçıvanın babası), tam karşımızda da Orhan Berk’lerin evleri vardı. Yazgıya bakınız ki Mustafa Bahçıvan ve Orhan Berk’le yollar da sonra yaşamın çeşitli noktalarında da kesişti.

Orhan’ın hastalığını daha önceleri haber almış üstüne varamamıştım.  Ağırlaştığını duyunca Ankara’dan hızlı trene atladım geldim. İçime doğmuş gibi yaşama veda etmeden bir gün önce evinde ziyarette bulundum. Eşi olup bitenleri ayrıntılı anlattı. Temiz ve titiz giyinen, her dem taze bir Orhan Berk figüründen başkasını görmek istemiyor gibiydim. Ne var ki saygı değer eşinin ısrarına dayanamadım, Beni de “illaki gör” diye çeken bir gücün etkisiyle kendimi yatağının başında buldum. Tanıma ve konuşma yetisini tümden yitirmişti. Bilinç dışı göz göze geldik, bakıştık, solgun ve güçsüz. Önce şöyle bir alnından sonra da iki yanağından öptüm. Demek ki bunlar, birer veda busesiydi, Ertesi gün “ölüm” haberiyle sarsılınca konuştum;

“İyi ki gözlerime son fotoğrafının iz düşümü yansımış; bu yansımada yıllanmış dostluğun  tüm karelerini sıralanmış. Onları anımsadıkça Orhan Berk düşte olsa yattığı yerden kalkacak,  gelecek sporu ve Konyaspor’u konuşacağız. Köşe yazıları ve Televizyonlardaki söyleşileri bir film şeridi gibi geçecek. TSYD çalışmaları

toplantı, seminer, kongreler, oğlu Volkan ile dergi hazırlığı... Güllük başı semtinde başlayıp    MeramTıp Yolu’na dek (perili ev yanı) uzanan ince - uzun yolda noktalanan yaşam savaşında geriye kalan anılar yenilenecek canlanacak.

---

■ Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur; düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın. Öldüm der durur, yine de yaşarsın. (

Mevlana)

Orhan Berk, yöremizin spor basınına ayrı bir renk, heyecan ve zenginlik kattı; yazılı basında yazdı, görsel basında konuştu. Yöneticilik yaptı, seminerlere katıldı. Yerel gazetecilikte yaygın basında olduğu gibi sporu öne çıkaran üç beş gazeteciden biriydi. Konyaspor aşığı, dostuydu. Özel dostlukları ve bireysel ilişkileri  Kulis arkası bilgilere varıncaya dek alır, hedef kitlelere yansıtırdı. Kişioğlunun değişmez yazgısı budur; İnsan, her canlı gibi, doğar, büyür ve ölür. Ölmek yok olmak değildir, bir evden diğerine geçmek göçmek gibidir;

■  Keyfine göre yaşa! Fakat bu yaşaman uzun sürmeyecek, bir gün elbette öleceksin. Gece gündüz düşündüğün, sımsıkı sarıldığın lezzetlerden elbette ayrılacaksın. Dünyanın nesini seversen sev, hepsine veda edeceksin! Elinden geleni yap! Unutma ki, her yaptığının hesabını vereceksin! ( Hz. İmâm-ı Gazâlî)

Ölüm, her zaman yanımızda, hatta çok yakınımızda ancak ne var ki felaketlerde ve  bir yakınımızı yitirince anımsarız. İnsan ne zaman ölür?” sorusuna Romalılar, eski bir taş yazıtta şöyle yanıt vermişler:

“Onu en son anan insan öldüğü zaman”

■ İş bu mana-yı bedihi görünen gün gibidir

Ömür bin yıl da olsa bir gün gibidir.

(Arif)

■  Ne diye böbürlenip büyükleniyorsun. Doğumun bir damla su, ölümün bir avuç toprak değil mi?

(Şems-i Tebrizî)

Sevgili Orhan Berk’i birinci ölüm yılında  sevgi ve saygıyla anıyorum. Mekânı cennet olsun; ışıklar içinde uyusun.

Bakmadan Geçme