Üniversite Öğrenicisi Özgecan Aslan’ın dolmuş şoförünce hunharca öldürülmesinin tepkileri devam ederken yeni tartışmalara da neden oluşturuyor. En çok gündeme gelen konu idam cezasının yeniden getirilmesidir. Hükümetin kanadından da buna destek çıkan oldu; öz görüşümde canavar ruhlu kişilerin yaşama haklarının olmaması yönündedir. Bu aşamada böylesi cezanın imkânsız oluşudur. Kimi uygar ülkelerde ölüm cezaları halen uygulanmaktadır; örneğin ABD gibi. Biz de durum farklıdır. Hukuk Sistemimizde halen en ağır ceza, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Avrupa Birliği kriterlerinde ölüm cezası yoktur. Birliğe girme çalışması içinde olduğumuzdan geri dönüş yapmamız yeni bir risk oluşturacaktır. Çıkarılacak olan yasalar – hukuk diliyle- makable şamil değildir. (Makable şamil olmama, yasaların geriye yürümemesidir) Makable şamil olma yasaların geçmişe yürümesi anlamındadır. Genelde ve hukuksal kural olarak yasalar geçmişe yürümez; yürürlüğe girdiği tarihten önceki olay/olaylara uygulanamaz. İstisnalar her zaman vardır, ancak uygulamak zordur. Gerçek bu olunca ölüm cezasının Özgecan Aslan davasının sanıklarına uygulama şansı yok gibidir. Bunun yerine bu denli suçlarda – yargılamada iyi hal gösterilmesi, giyim kuşama dikkat edilmesi ve kravat takılması gibi hallerde- ceza indirimine gidilmemesi, af kapsamı dışında tutulması, cezayı en üst sınırdan verilmesi hukuksal açıdan daha geçerli bir yaklaşım olacaktır. Olayın bir başka yönü daha var; gerekli önlemler ivedi olarak alınmalıdır. Toplu taşıma araçlarının sahip ve sürücüleri sıkı bir incelemelerden geçirilmeli, korunmalara yönelik ciddi önlemler alınmalı, özel zabıta birimleri kurulmalı yargılama süresi kısaltılmalıdır.
Bir fikir jimnastiği yapabilmek için geçmişteki benzer olaylara bir göz atalım;
Münevver Karabulut
(1.5 yıl): 3 Mart 2009'da öldürüldüğünde 17 yaşındaydı. Cem Garipoğlu, 197 gün sonra teslim oldu. 18 Kasım 2011'de 24 yıl hapis cezası aldı.
10 Ekim 2014'te cezaevinde intihar etti.
Serpil Yeşilyurt
(1 yıl): Bir grup tinerci, 1998'de İstanbul Ümraniye'de anaokulu öğretmeni 21 yaşındaki Serpil Yeşilyurt'a tecavüz etti, işkence yaparak öldürdü, 15 ila 17 yıl arasında hapis cezaları verildi. Aftan yararlanan 4 kişi, 2005'te serbest kaldı. Savcı itiraz edince tekrar cezaevine kondular. Toplam 7 yılı hapiste geçirip serbest kaldı.
Fatma Nur (8 ay):
İstanbul’da yaşıyordu, 20 yaşındaydı. Evine internet bağlamaya gelen Cem Karaçay tarafından 20 Eylül 2012'de tecavüz edilip öldürüldü. 3 Mayıs 2013 de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. İndirim de uygulanmadı.
Mert Aydın
(9 ay): 6 Nisan 2014 Kars'ta amcasının iş yerine yemek götüren 9 yaşında Mert Aydın'ın 1 gün sonra cansız bedenine ulaşıldı. Aykut Balk, 12 Nisan'da yakalandı; 24 Aralık'taki ilk duruşmada ağırlaştırılmış müebbet ve 36 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Ayşe Paşalı
(2 yıl): Üç çocuk annesi Ayşe Paşalı, 2009'da boşanmak istediği kocası İstikbal Yetkin tarafından 11 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Koruma istediği halde devletin koruyamadığı Paşalı’nın kocası için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi, indirim de uygulanmadı.
Ayşe Topçu
(7 ay): 17 Mayıs 2014’de Kemalettin Topçu, kanser tedavisi gören eşinini bıçaklayarak öldürdü. Kasten adam öldürmekten 20 yıl hapis cezası verildi.
Gizem Akdeniz
(3 ay): Adana'da Gizem adlı 6 yaşındaki kız, akrabası 23 yaşındaki akrabası Süleyman Akdeniz tarafından
29 Mayıs 2014'te bıçakla öldürüldü, cesedi yakıldı;, 13 Şubat 2015' de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Gizem Tunç
(1 yıl): Zonguldak'ta 7 Eylül 2013'te Deniz Boyraz, eski kız arkadaşı Gizem Tunç ile sevgilisini kesici ve delici aletlerle öldürdü. 5 Eylül 2014'te karar duruşması yapıldı. Boyraz, 'kasten adam öldürmek'ten iki kez ömür boyu hapis cezası aldı. Cezası 'duruşmalardaki iyi halinde 25'er yıldan 50 yıla indirildi.
Sema Karakoca
(Faili meçhul): Bursa'da 1 Mart 2011'de Sema Karakoca(19) cesedi parçalanmış bulundu. Zanlı olarak gözaltına alınan 5 kişi, delil yetersizliğinden serbest bırakıldı. Şüphelileri hâlâ bulunamadı.
Bakmadan Geçme