Muhteşem Üçlü
Muhteşem Üçlü - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi
Siyaset ve yönetim dünyasında Konya’nın bir muhteşem üçlüsü vardı; Dr. Faruk Sükan, Bahri Dağdaş ve Necati Kayalcıoğlu. İkisi uzun süre Bakanlık yaptı; “Önce Konya” sloganı ile hareket ettiler. Sonra Yurt ölçeğinde de kalıcı hizmetlere imza attılar.
■ Faruk Sükan Efsanesi;
İçişleri Bakanlığı döneminde trafik polislerinin Başkentte 42 plakalı araçlara selama durduğu Konya sevgi ve saygısını oya gibi işleyen yürekli Konya insanıydı. O, zehir hafiyeydi, “Ben komünistleri nefes alıp verişlerinden anlarım” diyerek, siyaset tarihimize geçmişti. O bir Faruk ağabeydi, Konya’nın ağabeyiydi. Aynı sözü iki kez yinelemez, bir emri ikinci kez vermezdi; birincisinde tüm kapılar açılır ve çözülürdü. Sadece Komünistleri değil, marjinalleri, üçkâğıtçıları, hokkabazları, talan edenleri, çalanları ve çırpanları da nefes alış verişlerinden anlardı. Sağlık Bakanı iken de kimse para ödeyemediğinden rehin tutulmazdı. O,merhametli, sevgi dolu insandı, efsane Sağlık Bakanıydı; babacan Faruk ağabeydi.
■
Konya’nın önemli sorununa ilişkin telefon konuşmasına tanık olmuştum. Muhatap sorunu öteleyen üst düzey bir bürokrattı. Gülümseyen, sevecen, babacan insan, kükremeye başlamıştı;
“ Ben bir iş için iki defa telefon eden Bakanlardan değilim!”
Üst düzey Bürokrat durumu anlamış ve algılamış sorun kısa sürede çözülmüştü.
■
Kardeşi Avukat Suavi Süka’nın Ereğli’deki cenaze törenine katılan onlarca kişiden biriydim. Kardeş acısı yüreğine hançer gibi saplanmış, gözyaşları pınara dönüşmüştü. En acılı gününde yaşlı gözlerle bana yaklaşmış ve duygulandığım bir yaklaşımda bulunmuştu;
“Kardeşimi kaybettim, kardeşim sensin ”
Dr. Faruk Sükan Konya Doğum ve Çocuk Bakım Evi adıyla sonsuza değin yaşayacak.
■ Bahri Dağdaş;
O, bir Karslıydı, ancak daha çok Konyalıydı. Pancarın fahri profesörüydü. Konya Ovasına Pancarı O, getirdi, yöre ekonomisine önemli bir katkı sağladı. Gözbebeğimiz, alın terimiz Şeker Fabrikamızın ilk ziraat müdürüydü: Üreticilerle dirsek temasını hiç kesmedi. Konya halkıyla da iç içe oldu. Başarılarında bileti doğru adrese kesildi;
- Konya Milletvekilliği!
Konya Milletvekilliğinden bir sıçrama daha yaptı ve Tarım Bakanlığına kadar yükseldi. Tarımın babasıydı. O’nun döneminde, çiftçi kardeşlerimiz altın yılını yaşadı, hayvancılık tabana değil tavana vurdu, köylünün kentlinin yüzü güldü. Hayvan ithal etmiyor, dış satım yapıyorduk. Et fiyatları gaza basmadı, köylü, Atatürk deyimiyle “efendilik” kürsüsüne çıktı. Gece- gündüz demedi, çalıştı, göz nuru, alın teri döktü. Kimlik cüzdanında doğum yeri “Kars” yazıyordu,oysa O, Konya’ydı. Adı Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsüyle sonsuza değin yaşayacak.
■
Necati Kalaycıoğlu;
Muhteşem üçlünün yaşama en son veda eden
Necati Kaycıoğlu. O, Konya sevgisinin güçlü motoru. Bakan olmadı ancak “bakan” kadar yetkilerle donatıldı, hak dilinde “sandalyesiz bakan” değerlendirmesi yapılır. Bahri Dağdaş, Bakanlıkta ona özel bir oda düzenledi. Bu oda “Konya’ya açık ev ” gibiydi. Kalaycıoğlu’nun en önemli niteliği dert ve dilekleri yerinde saptamasıydı. Konya coğrafyasında ayağını basmadığı yer kalmadı. Ankara’da oturmamış, Milletvekili seçildiği bir ülke kadar geniş sınırları olan Konya’yı adım adım dolaşmış, sorunları ve istekleri yerinde saptamıştı. O, siyaseti uzaktan kumandalı değil, ova, dağ, yayla, dere, tepe, koşturarak alanda uyguladı. Onca kişiye aş ve iş kazandıran alüminyum tesislerinin gerçekleştirilmesinde etkin rol oynadı. Seydişehir Belediye Başkanlarından Abdülkadir Çat’ın önerisiyle
Belediye Meclisi 05.05.20099 tarih ve 2009/05-62 numaralı kararıyla Kıbrıs adı “Necati Kalaycıoğlu caddesine” dönüştü. Böylece kalıcı çalışmaları memleketinde sonsuza değin yaşayıp gidecek.
Geçmişte Bakanlar, Milletvekilleri böyleydi, gerçek Konya’ydı. Konya’ya uzaktan değil, Konya’dan bizim yanımızdan bakarlardı.
Fransız kökenli bir öz söz vardı,
(Merci pour le memoire)
Geçmiş zaman olur ki, hayli cihan değer.
Muhteşem üçlüyü anımsadığımızda hayalleri bile çiçeğe duruyor; gerisi ise teferruattır.
■
Kamil odur ki; koya dünyada
bir eser
,
Eseri
olmayanın yerinde yeller
eser
.
Bakmadan Geçme