Milli bayramlarımızı geri istiyor muyuz?

Milli bayramlarımızı geri istiyor muyuz? - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Milli bayramlarımızı geri istiyor muyuz?
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Dün 30 Ağustos'tu. Zafer Bayramıydı. Türk İstiklal Savaşının en önemli kilometre taşlarından biriydi.

Şair Yusuf Ziya Ortaç’ın,

' 26 Ağustos, gece sabaha karşı / Topların çelik ağzı çaldı bir hücum marşı'

diye anlattığı, Anadolu’yu istila ve işgal eden Yunan ordusunun, Batı Anadolu'dan ve Ege topraklarından atılmasını sağlayan Başkumandanlık Meydan Muharebesinin başlangıç tarihiydi. Ordumuzun Bayramıydı. Kahraman Ordumuza armağan edilmişti.

26 Ağustos 1922'de başlayan büyük taarruz 9 Eylül'de İzmir'de sona erdiğinde, işgalcilerin ve istilacıların Anadolu hayalleri sona ermişti.

Yunanlılar geri çekilirken yakmadık köy, yakmadık, ilçe, yakmadık şehir, katletmedik insan bırakmadılar! Yunan mezalimi Ege’de hiç unutulmadı! İşgal ettikleri her yer yangın topuna dönmüştü.

Türk ordusu İzmir’e girdiğinde şehrin her tarafından alevler ve dumanlar yükseliyordu.

30 Ağustos böyle bir olaylar dizisinin adına konulmuş bir bayramdı.

Böyle bir bayramın anlamı, ruhu, heyecanı da Türk milletinin çocuklarının elinden alındı!

Aynen 23 Nisanın, 19 Mayısın ve Cumhuriyet Bayramının ellerinden alındığı gibi…

Türk Milletinin evlatlarından saklanmak istenen, unutturulmak istenen ne?

Türkiye Cumhuriyetini kuran, işgal altında olan vatanı kurtaran insanlar mı?

Yazılan bir tarihi, yazılan destanları, şehit kanlarıyla kurtarılmış vatan toprağını unutturmak mı?

Kaç yıl var ki, şöyle göğsümüzü gere gere milli bir bayram kutlayamadık. Bayramlar varlığı ile yokluğu belli olmayan, kutlama mesajları da olmasa, hiç kimsenin hatırlamayacağı bir hale getirildi.

Milli bayramlar kutlanmayınca ne yaptı toplum? Hiç bir şey! Yarın özelliklerini kaybettikleri için, milli bayramları kaldırıyoruz deseler, ne diyeceksiniz? Yine hiçbir şey!

Birileri çıkıp da, Milli bayramlarımızı geri istiyoruz, yapmak istenilen,  Türk Milletinin çocuklarının milli şuurunu unutturmak değilse nedir, demedi.

Bir kaç cılız ses, vah… vah… tüh… tüh! biz kaldırılmasın diye vallahi de, billahi de tepkimizi koyduk, bunu paylaştık dediler, iş bitti!

Ortalık karıştığında, şehit cenazeleri gelmeye başladığında, nerede milliyetçiler diyenler, milliyetçiliğe sarılma eğilimi gösterenler, milliyetçiliği sahiplenmek isteyenler,  Ay yıldızlı bayrağımız defalarca gönderinden indirildiğinde de seyretmişler ve görmezden gelmişlerdi.

Köroğlu tüfek icat oldu, mertlik bozuldu demiş ya.

Telefon icat oldu, face icat oldu, mertliğin esamisi de kalmadı.

Telefonda mesaj yazmanın, paylaşmanın mertlik olmadığını, mertlik kavramının kenarından bile geçemeyeceğini anlayan olsa da anlatsak!

Milli Bayramlar, milli heyecanların ayakta tutulduğu, millete coşku veren, heyecan veren, kıvanç veren, bir anlam ifade eden günlerdi.

Her birinin Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu ile verilen İstiklal Mücadelesiyle oldukça yakın bir bağı ve bağlantısı vardı. Bu bağlar koptu-kopuyor.

Dikkatinizden kaçmadıysa, ilçelerin ve illerin milli kurtuluş günleri de kaldırılmış, en basit seviyeye indirilmiş durumda.

Fransız işgalinden, İngiliz işgalinden, Yunan işgalinden kurtarılan şehirlerimizin yeni nesillerine bu milli şuuru anlatamayacaksak, tarihe dokunmalarını engelleyeceksek ne işe yararız biz!

Milli şuur, milli heyecan, milli heyecanları ayakta tutmak; lafla, halat çekmekle, çuval yarışlarıyla, palyaçolarla, balonlarla, basit seremonilerle, iki satır yazılı açıklamayla mümkün değil!

Bizden geri alınan sadece milli bayramlarımız değil. Tarihimiz, kültürümüz, Türkiye Cumhuriyetinin var oluşunun kilometre taşları.

Bunların üzerinde durmayanlar, milli bayramlarımızı en olmadık, en süfli, en anlamsız yerlerde kutlamaktan çekinmiyorlar!

Bayramlar, anma günleri değişik gerekçelerle iptal edilerek, en alt seviyelerde adet yerini bulsun mukabilinden, öylesine kutlanıp geçiliyor.

Milli Bayramlardan ne istendiğini, nereye varılmak istendiğini bir açıklayan olsa da, hep beraber öğrensek!

Bu vurdumduymazlık, bu ilgisizlik, bu her anlamlı şeyi bomboş gözlerle seyrediş nereye kadar?

Ey ahkam kesenler! Mangallarda kül bırakmayanlar, sanal alem cengaverleri, ne yazdığınız, kaç kişiyle yazdıklarınızı paylaştığınız sizin bileceğiniz iş. Önemli olan Milli Bayramlarımızı geri isteme konusundaki samimiyetiniz ne?

Mesela kendinize, Milli Bayramlarımı geri istiyor muyum, sorusunu hiç sordunuz mu? Yoksa siz hala Face marifetiyle, milli bayramları kutlarken o bayramların var olduğunu, yaşatıldığını filan mı sanıyorsunuz?

Bakmadan Geçme