Medeniyeti çöpten toplamak!

Medeniyeti çöpten toplamak! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Medeniyeti çöpten toplamak!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

İnsan kendi medeniyetinin, kendi değerlerinin, ecdadının ona bıraktığı emanetlerin kadrini-kıymetini bilmez mi?

Bilir, bilmesine de, diyebilir, bir dizi mazeret ve gerekçeler sıralayabilirsiniz!

Bilmek çoğu zaman yetmiyor sevgili okurlar!

Madem ki bilir, medeniyetinin izlerini taşıyan yüzlerce yıllık o kıymetli eserlere neden sahip çıkmaz, neden duyarlılık göstermez şeklinde sorularında muhatabı olur!

Günümüzde, bu türden soruların ne cevabı var, ne de cevap vermeye tenezzül eden!

Çünkü, biz o özelliğimizi kaybedeli çok oldu!

O özelliğimiz kaybolduğu içindir ki, ne kadir-kıymet bilenlereitibar ediyoruz, nede onlara destek vermek, destek olmak gibi bir çabamız var!

İnsan, kendi medeniyetini direkt ilgilendiren yüzlerce yıl öncesinin el yazma eserlerine, belge ve vesikalarına neden sahip çıkmaz?

Bilmediği yada anlamadığı için mi?

İlgi alanına girmediği için mi?

Oysa ilgi alanımıza giren o kadar çok alakasız şey var ki...

Çöpe atılan, kağıt fabrikalarına gönderilen, tonlarcası hurda niyetine başka ülkelere satılan yazma eserler, belgeler ve vesikalar bizi kendimize getirmedi!

Görülmediği ve bilinmediği için unutulanlar, tepe-tepe gömülenler, depolarda ve izbelerde ne olduğundan habersiz olarak bekleyenler var.

Hatta yeniden keşfedilircesine, günyüzüne çıkarılanlar var.

Ecdadımız o kadar çok eser bırakmış ki, bu denli hoyratlığa, bu denli kıymet bilmezliğe, atmalara, savurmalara, kendi kaderine bırakmalara, satmalara-savmalara rağmen bitip tükenecek gibi değil!

Kimileri ata-ata bitiremedi, kimileri sata-sata!

Eski eser hırsızlarının, eski eser kaçakçılarına sattıkları bazı eserlerin ait olduğu yere yani Türkiye'ye geri getirildiğini basından takip ederken, o eserlere biçilen maddi değerler okuyanları hayrete düşürürken manen nasıl bir değere sahip olduğunu ise düşündüğümüzü sanmıyorum!

Medeniyetimize ait eserlerin geri gelmesi için mücadele eden kurumlar, insanlar neredeyse iğne ile kuyu kazıp, bütün bir ömürlerini bu işe adıyorlar.

Bu adsız kahramanların var olduğundan bile habersiz olduğumuzdan emin olun.

"İnsan odur ki, ortaya koya bir eser / Eseri olmayanın yerinde yeller eser"

diyen Hadimi Hazretleri bu coğrafyanın, bu toprakların insanı.

Bizler madem ortaya bir eser koyamıyoruz, bari ortaya konmuş eserlere sahip çıkalım diye bir düşünceye de ne yazık ki sahip değiliz!

Kendi medeniyetimizi bugünün insanlarına aktarmak ve anlatmak gerekiyor!Günümüzde bunun yapıldığını biliyoruz. Ancak, yapılanlar ve gösterilen gayretler, bir sporcunun, bir aktör ya da artistin, bir şarkıcının magazin haberleri arasında esamisi bile okunmayan, arka sayfalarda kendine zar-zor ve lütfen yer bulabilen bir haber olarak verilip geçiliyor!

Çöplerden toplanılan medeniyetimiz, gündemde kendine en son sıralarda dahi yer bulamıyor!

Çünkü; çöpe atılan eserleri, çöplerin içinden toplayanlara,

"Çöpçü"

diyerek aşağıladığını zanneden akıldanelerin var olduğu bir dünyamız var!

Kurban olsunlar çöpçülere!

Şehirlerin sokaklarını, caddelerini, mahalle aralarını süpürenler olmasa, şehirlerin sokaklarından pislikten ve kokudan geçilemeyeceğini akıledemeyenlere ne demeli acaba?

Medeniyet çöpe atılır mı? Çöpten toplanır mı? Niye atılır, niçin atılır, neden atılır?

Yazılı kaynaklarımızı, yazma eserlerimizi çöplerden, atılmak ve satılmak üzereyken bulup çıkarmamız apayrı bir talihsizliktir.

Ecdadımızın el emeği göz nuru ile hazırlamış ve yazmış olduğu, bugün kıymeti ölçülemeyecek değerde olan eserleri, cami restorelerinde, hassas vatandaşların atıyorlar, satıyorlar, çalıyorlar şeklindeki ihbarlarıyla bulunup geri getirilmesi bile aklımızı başımıza getirebilmiş değil!

Bu eserleri yazanların emeğinin yüzyıllar geçse bile kaybolmayacağını, kaybolmaması için var olan bir çok sebebi anlayacak ve o eserlerin muhafazasını yapacak insanların her dönemde var olduğunu bilmek tek tesellimiz. İyi ki varlar, iyi ki varsınız!

Medeniyetimizi çöplerden toplayanlar diye dudak bükülenler!

Sizlere ve şehrin caddelerini, sokaklarını, ara sokaklarını geceli-gündüzlü temizleyen bütün kardeşlerime teşekkürü bir borç biliyorum. Sizleri kınayan kendini kınamıştır, aşağılayan, hakir ve hor gören, kendini aşağılamış, kendilerinin hakir olduklarınıilan etmişlerdir. Kem sözlerin, suizanların, yakıştırmaların asıl sahipleri bunları söyleyen ve ifade edenlerin ta kendileridir!

Bakmadan Geçme