Mart kapıdan baktırır mı?

Mart kapıdan baktırır mı? - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Mart kapıdan baktırır mı?
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Mart ayına yirmi derecenin üzerinde bir sıcaklıkla giriyoruz. Erikler, bademler, kayısılar çiçek açtı. Bahar, Şubat ayının son haftasında geldi gibi bir şey.

Böyle sürer mi?

Mart ilginç bir ay, kazma küreği de yaktırabilir, kapılardan da baktırabilir!

İhtiyatlı olarak, biz bilmeyiz de, kendi bilir desek daha mı doğru bilmem?

Mart dokuzu henüz gelmedi!

Mart bir anda mevsimleri alt-üst edebilir mi?

Yapmadığı bir şey değil!

Mart ayı bahar mevsiminin ilk ayı da olsa, güneşin tam anlamıyla ısıtmadığı, hava şartlarının değişkenliği dolayısıyla sürprizlere açık bir ay!

Eskiden Mart ayı dert ayıydı!

Mali yılbaşı bu aydı!

Bütün vergiler, ödemeler hep bu aya yüklenmişti.

Yılın 3. ayı olması, Mart'ı atlatanın sonbahara kadar derin bir oh çekmesi dünden bugüne aktarılan hüzünlü bir hikaye olarak hafızalarımıza kazınmıştı.

Mart para aranan, arattıran ve zor üstesinden gelinen soğuk, karlı, buzlu ve sisli bir aydı!

Mart ayını eski insanlar hiç sevmediler, sevemediler!

Bu yıl ilginç bir yıl olabilir!

Sıcaklıklar yirmi derece ve üzerinde seyredebilir.

Mart çok uzun yıllardır ilk defa güneşiyle, havasıyla, bahar rüzgarlarıyla gelen bir ay olarak, çok çektirdiklerince işte Mart böyle olmalı dedirtebilir!

Kapılardan baktıran, kazma kürek yaktıran ay imajı silinebilir!

Mart çok önceden de bir beklenti ayıydı sevgili okurlar!

Maaşlara yapılan zamların ayıydı, terfilerin, yükselmelerin, işe başlamaların beklenti ve hayallerin ayıydı.

Bir önceki yılda ödenmeyenler, alınamayan ücretler en son Mart ayından tahakkuk ettirilirdi. Bazı insanlar için cankurtaran bir aydı.

Beklentiler ayıydı desek çok daha doğru!

2016 yılının Mart ayı yüz binlerce taşeron işçinin kadro beklediği ay haline geldi. "Asıl iş" ve "Yardımcı iş" kollarında bekleyen yüz binlerce kişiden öncelikli olduğu söylenen asıl iş sınıfında yer alanlar umutlu.

Taşeron işçiler umutla hayal kırıklığı arasından ki bir çizgide beklemeye devam ediyorlar.

Mart ayı onların umudu.

Mart ayı emekliler içinde bekleme ayı!

Emeklilerin yılan hikayesine dönen promosyon meselesi bir türlü açıklığa kavuşamadı.

Basının müjde diye insanları heyecanlandırdığı, bir kaç gün sonra, “şöyle olacak-böyle olacak” diye haberlerle geçiştirdiği promosyon konusu Mart ayının ilk haftasında görüşülmeye devam ediliyor.

Bankalar bu işte bir hayli yaman çıktılar!

Dehşet pazarlıklar yapılıyor!

Zavallı emeklilerde ne verecekler diye bekleşiyorlar!

Dünyanın hiç bir gelişmiş ülkesinde, emekliler bu durumda değiller!

Umut verenlerin verdikleri umutlar bugüne kadar hep boş çıktı!

Bankalar emeklilerle az dalga geçmediler!

Maaşların yattığı devlet bankaları, özel bankalar kadar cesur olamadılar!

Nasıl olsa bizden başka bir yere gidemezler, bize mecburlar şeklinde anlaşılmaya müsait olan bu davranışlar, neredeyse yüz lira verip işi bitirecek!

Yüz liranın satın alma gücünün ne olduğu en iyi bankacıların bilmesi gerekirken, sahneye konulan komedi, emekli insanların çaresizliğini ortaya koyuyor!

Alt sınır 300, üst sınır bunun iki katı olabilir, bunun için çalışıyoruz diyen yetkililer, dileriz çok daha iyi haberler verirler.

Değilse beklemeler ve beklentiler bir sonraki aylara doğru uzanacak.

Bazı yetkililerimiz yaz kadar bu meseleyi çözeriz demişlerdi ya, şunun şurasında yaza ne kaldı sevgili okurlar?

Mart-Nisan- Mayıs sonrasında Haziran yani Ramazan ayı, Temmuz'da bayram!

Birde bakmışsınız çifte bayram oluvermiş!

Bakmadan Geçme