Kurban, hijyen ve ceza!

Kurban, hijyen ve ceza! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Kurban, hijyen ve ceza!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Uygunsuz yerlerde kurban kesmenin cezası 186 liraymış. Büyükbaş hayvan kesenler en az 7 bin lira civarında para veriyorlar. 186 lirayı bölerler yediye, adam başı 26 lira elli kuruş topladılar mı al sana ceza parası.

Bu ceza parası caydırıcı değil: Kesin de azıcık gözden ırak bir yerde kesin, değilse ceza kesmeye  mecbur kalmayalım demenin yazıya dökülmüşü!

Kurban kesim yerlerini ayarlama konusunda, vatandaşı oralara yönlendirme konusunda bir hayli geç kaldık.

Kurban kesim yerlerinin ne kadar hijyenik olup olmadığı bile ara ara tartışma konusu olarak gündeme geldi.

Milletçe, bu işe gereken önemi vermediğimiz gibi, hijyene falanda aldırdığımız  yok.

İnatlaşmalarımız...

Çok bilmişliklerimiz...Kendi başına buyruk olmayı pek sevişimiz

Kurban benim, nerede keseceğime ben karar veririm şeklindeki ısrarımız, anlaşılır gibi değil.

İşin kolayına gitmek gibi bir yola başvurmayız.

Bugüne kadar bu işi kolaylaştırması gerekenlrin, kolaylaştırma konusunda pekte başarılı olduğu söylenemez.

Acemi kasap vakaları...Boğası kaçanların traji-komik görüntüleri..

Acil servisler önünde bekleşen kendi kurbanını kendi kesen kahramanlar!

Hiç kimsenin gözünü açamadı.

Her yıl, nerede kalmıştık lafını hatırlatan görüntülerden ne bıktık, ne usandık.

Kurban bayramının ilk günü kan gölüne döndürdüğümüz kesim yerlerinden ders alana rastladınız mı?

Kesim yerlerine maile, cümbür cemaat gelen bizlerin, kurban kesimini piknik havasına döndürmeye çalışan ve her yıl aynı görüntüleri tekrar etmekten haz duyan insanlar olduğunuzu sanki unutuyoruz.

Kurban kesim yerlerinin neresi uyumlu ki...İnsanlardan duyarlı olmaları isteniyor.

Birde kapılarının önünde kurban kesenlerin ihbar edilmesi meselesi var!

Bu iş kolay değil. Hatta önümüzdeki yıllarda da. en güzeli galiba basına yazılı açıklamalar yapıp, insanları duyarlı olmaya davet etmek ve böylece görevin yapıldığı inancıyla kenara çekilmek!

Yapılacak ve edilecekler hemen her yıl olduğu gibi yine cek ve cak'larla izah edilmiş.

Bizlere gelince, duyarlı olacağız, duyarlı olmayanı uyaracağız!

Komşu,  kesme kardeşim, kurbanını burada diyeceğiz.

O da sana ne lan diye, bayram günü eşsiz bir çıkış yapacak!

Sonra gürültüye komşular koşacaklar, kimi seyredecek, kimi sizi ve elinde bıçağı ile küfürler savuran komşunuzu tutacak, ayıracak.

Bayram herkese zehir olacak!

En kibar komşunuz bile...

Benim kurbanım değil mi, nerde istersem orada keserim diyecek, hatta telefonunu uzatıp, ara alo bilmem kaçı beni ihbar et diyecek!

Belediyelerimiz bulmuşlar işin kolayını sevgili okurlar!

Komşuları birbirlerine ihbar ettirecekler, şikayet ettiniz geldik diyecekler!

Birde konu-komşu Konya diyorlardı.

Bunca yıl gözünüzün önünde, insanlar evlerinin girişinde kurban kessinler, selam verin, evin küçük çocuklarının getirdiği bir bardak çayı için, Allah kabul etsin diye bayramlaşın. O günleri unuttunuz mu?

O yıllar da da aynı yasaklar yine vardı...Hijyen yine kavramların baştacıydı...

Peki bu yasak niye,  diye soran insanlara dün dündür, bugün bugündür, dün hoş görüyorduk bugün ceza kesiyorıuz, bizde emir kuluyuz mu denecek?

Bütün bunlar, kurban kesme kültürüne sahip olmamaktan kaynaklanıyor. Belediyelerimiz bu işlerin tedbirlerini çok ama çok uzun yıllar öncesinden alacaklardı. Cüzi bir miktar karşılığında insanlara kurbanları kesilip teslim edilecekti.

Zararın neresinden dönersen kâr deselerde, kurban konusundaki dönüşümüz bayağı bir meşakkatli sevgili okurlar.

Kurban var, hijyen var. Kesim yerinin uzaklığı var.  Araçsızlık var. Ceza var. Gören var, görmeyen var. Haklı var, haksız var.

Tedbir hususunda ne kadar geç kaldığımızı anlayıp, eksiklerimizi telafi konusunda neler yapılabileceğini bir açıklayan olacak mı?

Bakmadan Geçme