Dolar
9,6155
Euro
11,2367
GRAM ALTIN
554,31
BIST
1.480
Konya
kapalı
15°C
Yeni Meram

Nedir bu İslam düşmanlığı?

Nedir bu İslam düşmanlığı?- Mehmet HANÇERLİ- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
13.09.2021 01:30
12.09.2021 12:51
1
1563
ABONE OL

Yazının başlığını “din düşmanlığı” olarak atmak istedim. Baktım ki düşmanlık dinle değil, İslam ile alakalı. Atalarımızın bize miras bıraktığı bu kutsal topraklarda Hristiyan, Musevi ve diğer herhangi bir din ve inanca sahip olursanız “mutsuz azınlık” için bir problem yok. Yeter ki İslam olmasın. Laiklik ve diğer tüm argümanları kullanarak İslam’ı kötülemeye çalışıyorlar. Ya da İslami düşünceyi hazmedemiyorlar.
Halbuki demokrasilerde ve demokratik rejimlerde halk ve devlet vatandaşın dini inancına karışmaz. Hatta genel yönetimde ve yerelde vatandaş hangi inanca mensup olursa olsun dini vecibelerini yerine getirebilmesi için gerekeni yapar. Bunun o kadar çok örneği var ki. Devlet ve belediyeler cami ve mescit yapar, onların çevre düzenlemelerini yaparken aynı işlemler kilise, katedral ve şapeller için de geçerlidir.
Bilinçaltlarına yerleşmiş bu İslam düşmanlıkları zamanı geldiğinde su yüzüne çıkıyor.
Ferhan Şensoy’un ölümü münasebetiyle 3 Eylül’de bir program düzenlendi. Sözde tiyatro sanatçısı Cihat Tamer, “70 senedir bu ülkeyi din bağımlısı hükümetler yönetiyor. Ona rağmen 70 senedir tiyatro yapıyoruz.” diye bir cümle kullandı. Hesap yapılırsa “70 yıl”la rahmetli Adnan Menderes ve ondan sonraki hükümetler kastediliyor. Bu zevatın söylemine göre, 1950’den önceki tek partili yönetimler din bağımlısı değil mi? Haşa, ateist hükümetler mi?
Burada asıl problem, Müslümanların bu tür sahalarda, bu tür insanlara meydanı boş bırakmasıdır. Türk sinemasının ilk filmlerine bakarsanız, aynı senaryoyu görürsünüz. İslam’ı aşağılayıcı ve antidemokratik, din düşmanı bir yaklaşım.
9 Eylül 2021’de İzmir’in ve Balıkesir’in Edremit ilçesinin 99. kurtuluş yıl dönümü idi. CHP’li belediyemiz, düşman işgalinden kurtuluşunun 99. yılında bir program düzenledi. Programın bir bölümünü de (ÇYDD) Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gerçekleştirdi. Kent meydanında ortada çarşaf giymiş, yüzü de kapalı bir kadın zincire vurulmuş. Efeler etrafında zeybek oynuyorlar ve zincire vurulmuş bu kadını kurtarıyorlar. Ayıp yahu, ayıp!
İslam’ın hangi döneminde kadın zincire vurulmuştur? Siz bilmezsiniz ama İslam’da “Cennet anaların ayağının altındadır.” düsturu var. Tarihin hiçbir döneminde Müslüman Türk kadını zincire vurulmamıştır. Vurulmuş gibi gösterip onu sözde özgürlüğüne kavuşturmak mesnetsiz bir gösteriden ve kin kusmaktan öteye gitmez. Sizler daha iyi bilirsiniz ancak yine de hatırlatalım: Sözde sanatçı Cihat Tamer’in işaret ettiği 70 yıl öncesine giderseniz Milli Şef Dönemi'ndeki baskı ve taassubu görürsünüz. Bacalarda korkudan saklanan Kuran-ı Kerimleri ata babalarınızdan duymuşsunuzdur. Ya da Yunan’ın Kurtuluş Savaşı’nda yapmadığı mezalimi Müslümanlara inanç kısıtlamalarında bulursunuz.
Bir diğer konu Yargıtay’ın Ankara Ahlatlıbel’de inşa edilen yeni hizmet binasının açılışında Diyanet İşleri Başkanı’nın dua etmesi. Müslüman bir ülkede bir hizmet binasının açılışında bir din adamının dua etmesi size niçin dokunuyor ki? Avrupa’da ve Amerika’da örnekleri yok mu? Hatta onlar daha ileri giderek İncil üzerine yemin etmiyorlar mı? Ya da yemin edince laiklik elden gidiyor mu? Gayet normal değil mi, en kutsal saydığı değerler üzerine yemin ediyorlar. Onlar yapabilir. Konu İslam olunca hazmedemiyorlar. Be kardeşim, senin cumhurbaşkanın çok iri kadehlerle içki içerek programlara katılırken bir şey yoktu da, dualı açılış mı adabı bozdu?
İşin garibi, bu tür faaliyet ve söylemlere kendini İslamcı olarak sayan siyasi liderlerden bir tepki yok. “Zorla millete aşı yaptırmazsınız. Hedef kısırlaştırma olabilir.” deyip büyük kul hakkına giren siyasi liderimiz, İslami konularda, zikrettiğimiz konularda bir beyanatınız olmayacak mı?
Büyük Çamlıca Camisinin gereksizliği hakkındaki düşünceleri ile tanıdığımız bir diğer siyasi liderimiz, sahi sizin bir söyleminiz yok mu? “Ayasofya açılacak, zincirler kırılacak.” hedefi ile millete giden siz değerli başkanımız, bir şey söylemeyecek misiniz?
Yoksa İstanbul’da ve diğer kutsal ittifaklarda birlikte olduğunuz CHP’yi gücendirmekten mi korkuyorsunuz?
Şunu söylemekte fayda var: Türkiye 70 sene öncesinin Türkiye’si değil. O baskıcı dönem bitmiştir. Tek partili dönem bitmiştir. Açık oy gizli tasnif dönemi seçimler de bitmiştir. Türkiye daha demokratik bir ülke konumundadır. İnancından dolayı kimse horlanmaz. Ancak bu demokratik ortamdan -özde- rahatsız olanlar kendi sistemlerini kurmak için sandıkta mücadele verirler.
15 Temmuz darbe gecesinde yaşandığı gibi darbeden “paye” bekleyenlere millet prim vermez. Bu, demokratik yönetimlerde böyledir.
Saygılarımızla.

HABER YORUMLARI
  1. İbrahim Karataş
    2021-09-13 07:15:36
    Allah bu memleketi böyle insanların eline düşürmesin inşallah Şimdiki yönetimi beğenmeyenler bir düşünün başımıza böyle zihniyette insanlar gelirse vay halimize