Dolar
13,3387
Euro
15,1318
GRAM ALTIN
766,34
BIST
1.855
Konya
kapalı
11°C
Yeni Meram

21. yüzyıl becerisi ‘Pozitif psikoloji’

21. yüzyıl becerisi ‘Pozitif psikoloji’- Nevzat TARHAN- Yeni Meram Gazetesi

A+
A-
29.09.2021 01:01
28.09.2021 15:03
0
2012
ABONE OL

Yaşamı anlamlı kılmak, hayatın anlamını kavrayabilmek, kişinin güçlü yönlerini fark etmesini sağlamayı hedefleyen pozitif psikoloji, tüm dünyada yeniden keşfedilen ve önemi anlaşılan bir alan. Küresel mutluluk, küresel barış için bunu öğrenmeli ve öğretmeliyiz. Daha yaşanılır bir dünya için bu şart!
Pozitif psikoloji, dünyada ilk olarak 2000’li yılların başında ortaya çıktı ve teorik temelleri o zaman atıldı. Ortaya çıkış sebebi ise şuydu: 2000’li yılların başında ABD’de bir istatistik yayınlandı. ABD Çocukları Savunma Fonu tarafından yayınlanan istatistik çarpıcı sonuçlarıyla dikkat çekiyordu.
342 bin çocuk okula silah götürüyor, binlerce çocuk tutuklanıyor ve şiddet kurbanı oluyorlardı. Aile içi şiddet kurbanı olanların % 57’sinin çocuklar olduğunu rakamlar ortaya koydu. Bu tablo üzerine federal hükümet 1950 ve 2000 yılları arasındaki istatistikleri mercek altına aldı. Mutluluk puanına, kişi başı gayrisafi gelire bakıyor. Kişi başı gayrisafi milli hasıla 1950’de 20 bin dolarken 2000 yılında 35 bin dolara çıkıyor fakat mutluluk puanının hep aynı olması dikkat çekiyor.
“Kendimi çok mutlu hissediyorum” diyenlerin oranı %26 civarında kalıyor, hatta hafif azalma eğiliminde gidiyor. Bunun üzerinde hükümet, maddi refah arttı ama niye insanlar mutsuz, toplumda intihar olayları, şiddet olayları, suç oranları neden artıyor diye bir araştırma yapmaya karar veriyor.
Para, saadeti satın alamıyor…
Penn State Üniversitesi’nden Martin Seligman ve ekibine 5 milyon dolarlık bir bütçe veriyorlar. Seligman ve ekibi 2005 yılından 2008 yılına kadar projeyi sürdürüyor. 2008 yılında projeyi bitiriyor, raporunu hazırlıyor. Raporda refahın ve gelirin artmasının mutluluğu eş zamanlı yükseltmediği belirtiliyor. Türkçe’de “Parayla saadet olmaz.” diye bir söz vardır. Amerika’da bu sözün karşılığı, “Para saadeti satın almaz.” diye geçiyor.
O halde mutluluğun artırılması için neler yapılabilir? Martin Seligman ve ekibi raporlarında pozitif psikoloji diye bir bilim dalı kurulmasını tavsiye ediyor. Pozitif psikolojinin popüler bilimdeki karşılığı, mutluluk bilimi olarak geçiyor. 2009 yılında ilk kongresini yapıyor ve halen de bu kongreler devam ediyor.
Pozitif Psikoloji Kongresi’nin ilki düzenlendiğinde merak edip inceledim. Neden böyle bir şeye ihtiyaç oldu ve neler bilimsel çözüm olarak sunuluyor? Baktığım zaman şunu gördüm, bizim Doğu bilgeliğini ve Anadolu irfanını almışlar sistematize etmişler, metodoloji geliştirmişler bize bilim dalı olarak sunuyorlar. İyi ki de sunuyorlar dedim.

Şu an psikiyatride üçüncü nesil psikoterapiler var. Burada kabullenme, minnettarlık eğitimi, bağışlayıcılık, ilişki yönetimi, stres yönetimi, öfke yönetimi modüller tarzında anlatılıyor. 2010 yılında bizim kültürümüze uygun bir şekilde hem çoklu zeka uygulamaları hem pozitif psikoloji konusunu ele aldığımız “Pozitif Psikoloji” kitabını yayınladık. Daha sonra Mesnevi Terapi, Yunus Terapi gibi kitaplarda bu konuları ele aldım.
Mutluluk hormonu ne zaman ve nasıl salgılanıyor?
Pozitif psikolojinin nörobiyolojik bir temeli de var. Nörobiyolojik temel, insan beyninde mutluluk hormonunun nasıl ve ne zaman salgılandığını araştırıyor. Budist rahipler üzerinde bir araştırma yapılıyor. Budist rahipler meditasyona girdiği zaman ne hissediyorlar ve beyinlerinde ne oluyor, ona bakılıyor. Budist rahipler trans haline girdikleri anda beyinlerinde müthiş bir mutluluk hormonu salgılanıyor ve belirli bir gen proteini aktif hale geçiriyor. Buna inanç geni, Tanrı geni gibi isimler veriliyor.
Kişi o anda bütün sorunları çözülmüş, bütün ihtiyaçları karşılanmış, bütün istekleri giderilmiş ve evrenle sınırları ortadan kalkmış, bütünleşmiş gibi hissediyor. Uçma duygusu gibi bir şey aslında. O an beyin mutluluk hormonu salgılıyor.
Biz ruh sağlığı uzmanları, koruyucu ruh sağlığının önemine odaklanıyoruz. Aslında pozitif psikoloji de buna odaklanıyor. Kişinin sağlığı bozulduktan sonra tedavi etmek zaman alan, maddi ve manevi külfeti olan bir süreç. Koruyucu ruh sağlığı hizmetleri, kişinin sağlığının bozulmadan hayatının devam etmesine katkı sunmayı amaçlıyor.

HABER YORUMLARI
  1. Henüz yorum yapılmamış.
    İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.