Konya tek kanatla uçamaz!..
Konya tek kanatla uçamaz!.. - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Konya, kanatlanmak isteyen, uçmak isteyen, görmediği, bilmediği yerler konusunda merak dolu bir isteğe sahip. Amma velakin, akıl çeleni, dur nereye diyeni, engelleyeni,bilmediği halde, bilir görüneni çok!...
Tek tesellimiz, sonuna, “şehri” takısı alan, birçok kelimeyi üretmekle, zaman tükettiğimiz.
Dilerseniz birkaç örnek verelim ; Mevlana şehri, Hoşgörü şehri, Tarım şehri, Sanayi şehri, Üniversiteler şehri, Turizm şehri gibi…
Sonra,
“Birlikte Konya’yız”
gibi birde sloganımız var. Benimle birlikteysen, aynı düşünce ve fikirleri paylaşıyorsan,
“Birlikte Konya’yız”
değilse, sen yoluna, ben yoluma dendiği için, yanlış yerlerde, yanlış mecralarda kullanıldı bu slogan, sonra ne birlik sağlanabildi, ne de birlik olunabildi.
İnsanlar görmek istediklerini görmek, duymak istediklerini duymak gibi bir yanlışlığa düştüklerinde, bazen bir slogan bile, halis olmayan niyetleri kaldırıp yere vuruyor.
Tek kanatla uçta görelim dedirtiyor!
Son yıllarda kazandığı ivme ve gelişmelerle, Anadolu’nun gözde şehirleri arasına girmeye tekrar muvaffak olan Konya, 1954 yılının 19 Eylül’ünde rahmetli Adnan Menderes’in Konya’yı Akdeniz’e ulaştırma hayaline yapmış olduğu başlangıcı, daha doğrusu bir rüyayı gerçekleştirme yolunda emin adımlarla yürüyor.
Elinde iki kuvvetli argüman var bu şehrin.
Birincisi Lojistik Merkez, diğeri KOP…
Lojistik Merkezle, Karaman üzerinden, Mersin’e yani Akdeniz’e ulaşma çabaları bugün oldukça emin adımlarla yürüyor.
Şehrin ikinci rüyası olan KOP ise, KOP İdaresinin Konya’da olması dolayısıyla, Konya ovasını ve onun kapsadığı illeri ihya etmek için çoktan yola çıkmış durumda.
Unilever gibi bir dünya devinin neden şehrimizde olduğunu, neden şehrimizi seçtiğini hala anlayamayanlar, kavrayamayanlar olmuş olabilir.
Konya, çok kanatla uçmak zorunda…
Hatta mecburiyetinde…
Armudun sapı, üzümün çöpü hikayeleriyle zaman israfında olanların bu işlerden vaz geçmeleri gerekiyor.
Dün, emekliyordu Konya!
Dün pinekliyordu Konya!
Biz cezalı mıyız, neden bu kara bulutlar şehrin üzerinden gitmiyor diye ağlanıyordu Konya!
Her ağzını açanın, biz şu şehriyiz, bu şehriyiz diye övündüğü bir zaman diliminin havanda su dövmekle eşdeğer olduğu ve yeterli olmadığı bilinmeli…
Konya tek kanatla uçulamayacağını, defalarca yere çakılmasına rağmen kabullenemedi.
Tarifi olmayan bir inatla ne biliyorsun, belki de uçulur diye, tek kanat uçma denemelerine devam etme eğiliminde…
Bu anlamsız yaklaşımlar, tatsız-tuzsuz, hedefsiz sen-ben kavgaları sona erdirilerek, Konya’nın kanatları bir araya gelmeden uçulamayacağının görülmesi gerekiyor.
Bu dünyada, tek kanatla uçulamayacağını, bir elin nesi var, iki elin sesi var, denilmeden yol alınamayacağını bilmek gerekiyor.
Merak etmeyin, ilk havalandığınızda, başınız dönebilir. Gözleriniz kararabilir. Bütün uçma denemelerinde bunlar olur. En azından uçmak, yere çakılmaktan bin kere iyidir!
Ne kadar çok kanadınız varsa, o kadar iyi uçarsınız.
Kanatlar bir araya geldiği gün, uçamayanlar, uçma korkusu olanlar, uçmak isteyenler, uçmak arzusunda olup da, cesareti olmayanlar, masmavi göklerde, yeni ufuklara doğru uçacaklarını görecekler!
Konya, madem ki bir Başkenttir, onlarca yıldan beri kendi içindeki sürdürdüğü kör dövüşünü, tek kalemde bitirmelidir artık. Hiçbir görüş, hiçbir düşünce, Konya’dan daha önemli değildir noktası, birleşilebilecek yegane noktadır. Birlikte Konya’yız ve benzeri sloganları, işgüzarlıklara, kolaycılıklara, ben yaptım oldu mantıklarına kurban etmemek gerekiyordu.
Bu şehirde uçmayı, birlik ve beraberliğin ne anlama geldiğini bilen insanlar var. Onlara uymaya, peşlerine takılmaya, uçabildiğiniz kadar uçmaya ne kadar varsınız? Bütün mesele işte burada tek kanatla uçamama şampiyonları!
Bakmadan Geçme