Konya'da Selçuklu'yu yaşatmak!
Konya'da Selçuklu'yu yaşatmak! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Selçuklu'nun Başkentinde yaşamak, tarihi, kültürü, medeniyeti. Edep ve adabı, usul ve erkanı öğrenmek için bulunmaz bir fırsat, bulunmaz bir imkandır.
Bu şehrin engin bir kültürünün var olduğunu bilmeyen yok. Yüzyıllar boyunca, bu şehre gelenler, yerleşenler, iz bırakanlar, insanları etkileyenler, kendine getirenler şehrin kültüründe bir hayli etkin oldular.
Oğuz'un Kınık boyunun kurduğu Selçuklu, sanata, sanatçıya, ilme ve alimlere verdiği önemle ön plana çıktı hep.
Konya, mesleklerinin zirvesini çıkmış, bıraktıkları muhteşem eserlerle şehri yüzyıllardır cazibe merkezi halinde yaşatan ve ayakta tutan sanatkarların ve meslek erbaplarının emanetleriyle dopdolu!
Selçuklu feth ettiği, zaptettiği şehirleri imar etmiş, güzelleştirmiş, yaşanabilir şehirler haline getirmiş.
Yol boylarını, güvenliği, asayişi devlet teminatı altına almış.
İnsanlara zulmü yok!
Farklı kültürlere bakış açısı kesinlikle sevgi ve saygı öncelikli, insan hayatına ve insanı yaşatmaya yönelik çalışmaları huzuru tesis etme yönünde, kendinden olmayanı hor görmeyen bir hoşgörü dairesini esas alan yaklaşımı o güne kadar olmayan bir güven hissi vermiş bütün bölgeye!
Bu özellik aynı coğrafyada daha önce hüküm süren, ne Roma'da, ne de aynı yıllarda çağdaş olan Bizans'ta mevcuttu.
Selçuklu; Hanlar, kervansaraylar yaptı. Şehirlerde bedestenler kurdu, alışveriş için pazarlar geliştirdi. Külliyeler kurup insana verdiği değeri ortaya koydu. İmaretler açıp, açları, yoksulları, garip ve kimsesizleri doyurdu. Sofrası gayrimüslimlere de açıktı.
Bizden, sizden, ondan, bundan, ötekinden, berikinden diye hiç bir ayırım yapmadı.
Oğuz boyları ticaretten ve mesleklerden yana sıkıntılıydılar. Göçebe bir hayat sürüldüğü için, demircilik gibi bir kaç meslek dışında diğer meslekleri geliştirememişlerdi.
Bu çözümsüzlüğü Ahi Evran çözdü.
Kabiliyetli, eli işe yatkın bir çok genci dericilik başta olmak üzere, Anadolu'da var olan, gerekli olan mesleklerde yetişmelerine öncülük etti.
24 Oğuz boyuna mensup Türk gençleri, sanat sahibi oldular. Çıraklıktan, kalfalığa ve ustalığa ulaştılar. Sonra bu yetişen ustalar, öğrendiklerini Anadolu'nun her tarafında sergilemek üzere Konya'dan tüm Anadolu'ya dağıldılar.
Ahi Evran meslekleri toparladı, birlikler haline getirdi. İş disiplinini, meslek edep adabını belli kaidelere bağladı.
Sanat ve sanatkarlık konusunda, ticaret konusunda bilgisi oldukça az Türk Milletine sanatı, meslek erbaplığını ve ticaretin nasıl yapılacağını ilk öğreten olarak ustaların piri oldu!
Anadolu'yu yurt olarak ellerinde tutan Türk Milleti, devleti ayakta tutmanın, devleti var etmenin, devleti yüceltmenin ne anlama geldiğini öğrendi, zaten biliyorlardı, bildiklerini bir güzel pekiştirdiler!
Ya devlet başa, ya kuzgun leşe benzeri sözler yankılandı, dağlarda, tepelerde, ovalarda!
Bir olmak nedir, birlik olmak nedir, beraber olmak nedir, bir elin nesi var, iki elin sesi var şehirlerde öğrenildi, öğretildi, dalgalar halinde kasabalara ve köylere kadar indirildi!
Okuyanlar, yazanlar, bir çok ilmi bilenlerden tahsil edenler, öğrenenler, gelip öğrettiler, öğrenmek isteyen herkese!
Edep öğrendi insanlar, adap öğrendiler!
Saygı ve sevginin erdemlerini öğrendiler!
Kale nedir, burç nedir, vatan nedir, yurt nedir, toprak nedir, bayrak nedir can vererek, kan dökerek, savaşarak, vuruşarak bir daha hiç unutmamak üzere öğrendiler.
Öylesine öğrenmişler ki, bu güzel hasletler nesilden nesile aktarılıp geldi bugünlere dek!
Kültür değerlerimizi korumak, muhafaza etmek üzerine ara ara çok şeyler konuşuldu, tartışıldı..
Nice topraklar fethedildi, her varılan, her gidilen yere kültürüyle, hoşgörüsüyle, güler yüzüyle, gönülleri imar ederek gitti ecdadımız.
Kutalmışoğlu Süleymanşah'ın 1075 yılında fethettiği, oğlu I.Kılıç-Aslan'ın I. Haçlı seferi sonrasında İznik'ten sonra Başkent yaptığı şehir olan Konya, kültür şehri olarak anıldı.
Bize gelince! Biz bu ecdat yadigarı şehirde ne yaptık, bu şehrin kültürünü, tarihi mirasını, tarihi dokusunu koruyabildik mi, yaşatabildik mi? Kültür ve tarih derken, kimleri unuttuk, kimleri aklımıza getiremedik hiç düşündünüz mü?
Bakmadan Geçme