Konya'da İzzet Koyunoğlu anıldı

Konya'nın kültür ve sanat hayatında önemli izler bırakan Koyunoğlu Müzesi'nin kurucusu Ahmet Rasih İzzet Koyunoğlu, vefatının yıl dönümünde düzenlenen programla anıldı.

Bölge Yazma eserler Kütüphanesi salonundaki programın açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, merhum Ahmet Rasih İzzet Koyunoğlu’nun kültürel anlamda sadaka-ı cariye yapan önemli kişilerden olduğuna vurgu yaparak “Anmak ve anlatmak vefadandır. Konya kültürüne hizmet eden herkesi saygıyla anıyoruz” dedi.

Konya'da İzzet Koyunoğlu anıldı

Daha sonra kürsüye gelen Yazma Eserler Bölge Müdürü Hasan Yaşar, merhum Ahmet Rasih İzzet Koyunoğlu’nun önemli bir vakıf insan olduğunu ifade ederek “Varlığını vatanına ve milletine bağışlayan kişi olarak kendini tavsif ediyor. Açtığı çığır devam ediyor” dedi. Daha sonra İzzet Koyunoğlu’nun biyografisine dair bilgiler veren Yaşar “1900 yılında Topraklık semtinde, Kerim Dede Çeşme Mahallesi’nde doğdu. Sahipata Fahreddin Ali soyundan, Koyunoğlu (Ganemzadeler) sülalesine mensuptur. İlköğrenimini Konya’da yaptıktan sonra İstanbul’da Halkalı Ziraat Mektebinde okudu. Yedek subay olarak katıldığı Millî Mücadele’de İstiklal Madalyası ile taltif edildi. Devlet Demir Yolları teşkilatının çeşitli kademelerinde idari görevlerde bulundu. 1928 yılında gönderildiği Almanya’da üç yıl mesleğiyle ilgili araştırma ve incelemeler yaptıktan sonra DDY’de başmüfettiş oldu. 1956 yılında emekli oldu” diye konuştu.

İzzet Koyunoğlu’nun, 13 yaşından itibaren etnografik ve folklorik eşyalara ilgi duyup toplamaya başladığını anlatan Yaşar “Görevi icabı gittiği yerlerde eline geçen yazma eser ve müzelik eşyaları da bunlara dâhil etti. Emekli olduktan sonra, evinde oluşan müze ve kütüphaneyi düzenleyip araştırmacıların ve ziyaretçilerin istifadesine sundu. Yerli ve yabancı ilim adamlarınca bir araştırma merkezi olarak değerlendirilen bu ev, Koyunoğlu Müze ve Kütüphanesi, adıyla tanındı. Yabancılar, çok yüksek fiyat teklif etmelerine rağmen eserlerini onlara satmak yerine, 4 Temmuz 1973 tarihinde Konya Belediyesine bağışladı. Kendi adını taşıyan müzenin müdürlüğünü yaptığı sırada 22 Eylül 1974 tarihinde vefat etti” dedi.

Konya'da İzzet Koyunoğlu anıldı

Koyunoğlu’nun çok önemli el yazma eserler koleksiyonu oluşturduğunu da kaydeden Yaşar “Bunlardan, 16. Yüzyıla ait Hekim Bereket’in Tuhfe-i Mübarizi adlı yazma eser, spor hekimliği üzerine dikkat çekici bilgiler vermektedir. Bu kitap üzerinde yüksek lisans ve doktora çalışmaları yapılmıştır.   III. Selim’in Konya imarethanesi vakfiyesi, yüzlerce yazma divan ve özellikle Yunus Emre Divanı en eski nüshalarda birisidir. 1317 tarihli Sultan Abdülhamit’e takdim edilmiş Muhtasar Osmanlı Tarihi ve Sultan Alaeddin’nin Osman Gaziye göndermiş olduğu beratı da eserlerinin arasındadır. Şiir ve cönk mecmuaları, Mihrimah Sultana verilen şiir mecmuası, Dünyada tek nüsha olan Ebu Ömer Yusuf bin Abdullah’ın Hadisi Şerif Kitabı (Kitabun fi Ecvibeti’l- müstevi’be), Kanuni Sultan Süleyman ve İkinci Sultan Selim dönemlerinde Şeyhülislamlık yapmış  Ebusuud  Efendinin kendi imzalarını taşıyan el yazmaları, tefsir hadis fıkıh, Arapça kavait kitapları  ve daha nice  ünik değerdeki yazma eserler İzzet Koyunoğlu’nun hassasiyeti ile günümüze intikal etmiştir. ” diyerek konuşmasını tamamladı.

Bölge Yazma Eserler Kütüphanesinin kurucularından olan Derviş Hasan Yügrük de 86 yaşına girdiğini belirterek “Yaşayanlar arasında merhum izzet Koyunoğlu’nu en eski tanıyanlardan ben kaldım” dedi ve hatıralarından örnekler anlattı. Koyunoğlu’nun yıllarca biriktirdiği eserleriyle birlikte evini; çok para teklif eden yabancıları reddederek, 1973 yılında Konya Belediyesine bağışladığını söyleyen Yügrük “Mevlânâ İhtifalleri veya başka sebeplerle Konya’ya gelen kültür ve sanat adamları mutlaka İzzet Koyunoğlu’nu müze haline getirdiği evinde ziyaret ederek onunla sohbet eder, eserlerinden faydalanırdı. Biz Yazma Eserler Kütüphanesi’nde merhum Lüfti İkiz ile birlikte çalışırken vefat haberini aldık. İzzet Bey gibi Lütfi Bey de evlenmemişti. Arabada Lütfi Bey, (Keşke çocuğu olsaydı) deyince ben (Giden gitti. Onun, eserleri bakımdan gözü arkada kalmadı. Sen kendine bak) dedim ve evlenmesine ön-ayak oldum” şeklinde konuştu.

İzzet Koyunoğlu, Lütfi İkiz gibi insanların Konya kültürüne önemli hizmetleri olduğunun altını çizen Yügrük “Kültürlü, bilgili donanımlı ve ciddi insanlardı. Onlarla çalışmak kolay olmazdı ama. Biz, sabırlı olduk ve çalıştık. Ben Yusufağa kütüphanesine tayin olduktan sonra İzzet amcamla daha çok görüşüp konuşmaya başladık. İzzet Bey Sahibata oğullarındandır, Seyit Küçükbezirci’nin de akrabasıdır. Hediyeleşmeyi ve ikram etmeyi severdi” dedi.

Program sonunda Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü konuşmacılar Hasan Yaşar ve Hasan Yügrük’e kitap ve belge takdim etti.
 

Bakmadan Geçme