Konya'da gecenin kahramanları 300 derecede çalışıyorlar
Konya'da her sabah sofralara ulaşan ekmekler, fırın ustalarının 300 derecelik sıcaklıkta gece boyunca verdiği zorlu emeğin ardından hazırlanıyor.
Haberin Özeti
- • Konya'da fırıncılar, vatandaşların sofralarına ulaşan ekmekleri 300 derecelik sıcaklıkta, akşam 6'dan sabaha kadar yaklaşık 13 saat süren mesailerle üretiyor.
- • İşletme müdürü Yusuf Arslan, ekmek üretimini kutsal ve özveri isteyen bir meslek olarak tanımlarken, ailelerinden uzak kalmanın zorluklarına değiniyor.
- • Arslan ayrıca, eleman yetişmediği için sektörün teknolojiye yöneldiğini ve makinelerin artık 10 kişilik işi yaptığını vurguladı.
Konya'da günlük ekmek üretiminin önemli bir bölümünü karşılayan işletmelerde mesai, vatandaşların büyük bölümünün evlerinde olduğu saatlerde başlıyor. Akşam saatlerinde fırınların başına geçen çalışanlar, gece boyunca hamurun hazırlanmasından pişirme aşamasına kadar üretimin tüm süreçlerini yürütüyor. Yaklaşık 12-13 saat süren mesainin ardından üretilen ekmekler, sabah saatlerinde tüketicilere ulaştırılıyor.
“300 derecelik sıcaklıkta ekmek mesaisi”
Ekmek fırınının işletme müdürü Yusuf Arslan, ekmek üretiminin zahmetli ve özveri isteyen bir meslek olduğunu belirterek, çalışma şartlarını anlattı. Arslan, "İçeride çalışan cihazlar var, şu an 300 derecelik bir sıcakta mesaimizi yapıyoruz. Burada gerçekten bu işi yapmak, bana göre, çok kutsal bir meslektir. Ekmekçilik, ekmek üretimi çok farklı bir olay, çok farklı bir sektör. Millet evinde çoluğuyla çocuğuyla vakit geçirirken, sosyal faaliyetlerde bulunurken biz burada mesaimize başlıyoruz" dedi.
“Yaklaşık 13 saatlik bir üretim sürecimiz oluyor”
13 saatlik üretim mesaisine teknolojik cihazların desteğinin daha fazla olduğuna dikkat çeken Yusuf Arslan, "Akşam 6'da başlayıp sabah 8 ila 9, hatta 10'a kadar üretim sürecimiz devam ediyor. Yaklaşık 13 saatlik bir üretim sürecimiz oluyor. Konya'nın ve ilçelerin ekmek ihtiyacını karşılıyoruz. Geçmişten gelen, ustalık gerektiren bir meslek bu ama artık günümüz itibarıyla eleman yetişmediği için tedarikçiler ve fabrikalar biraz daha teknolojiye ağırlık veriyor. Yani 10 kişinin yaptığı ekmeği biz şu an teknolojiye ayak uydurduğumuz için makinelerle hallediyoruz. Bu da personel yetişmediği, personel gelmediği için oluyor. Yeni nesil bizim sektöre değil başka sektörlere de yöneldiği için teknolojiye biraz daha ağırlık veriyoruz" ifadelerini kullandı.
“Ailemizden uzak kalıyoruz ama bu görevi birilerinin yapması lazım”
Ekmek üretiminin gece-gündüz demeden devam etmesi gerektiğini belirten Arslan, mesleğin zorluklarına rağmen işlerini benimseyerek sürdürdüklerini söyledi. Arslan, "Her gün bal yiyen baldan usanır derler ama biz artık bu işi benimsemişiz. Tabii zor oluyor bizim için. Çoluğumuzun çocuğumuzun, ailemizin istediğimiz zaman yanında değiliz. Ama birilerinin de bunu yapması lazım. Bu görevi de biz üstlendik" şeklinde konuştu.
Bakmadan Geçme

