Konya'da 1000 derecelik ocaktan çıkan eşsiz bıçaklar
Konya'nın tarihi Sille Mahallesi'nde Selim Karabulut, Şam çeliğini el emeği bıçaklara dönüştürerek geleneksel zanaatı yaşatıyor.
Haberin Özeti
- • Konya Sille'deki atölyesinde Selim Karabulut, 1000 derecenin üzerindeki ocakta Şam çeliğini döverek el yapımı eşsiz bıçaklar üretiyor.
- • Usta, manda/geyik boynuzu ve ahşap saplarla asit kullanarak her biri farklı, kişiye özel tasarımlar ve desenler oluşturuyor.
- • 512 kata kadar dövülen çeliklerle şef, avcı ve hat bıçakları yapan Karabulut, antika kılıç ve bıçakların restorasyonunu da gerçekleştiriyor.
Karabulut, "cehennemlik" adını verdiği bin derecenin üzerindeki ocakta ısıttığı çeliği, sabır ve güçle döverek birbirinden farklı bıçaklara dönüştürüyor.
Manda ve geyik boynuzu ile çeşitli ahşaplardan bıçak sapları hazırlayan usta, asitle işlediği farklı desenlerle her esere kendine özgü görünüm kazandırıyor.
Kişiye özel tasarımlardan şef bıçaklarına, avcı bıçaklarından hat bıçaklarına kadar çok sayıda ürün imal eden Karabulut, her bıçağın yapımında farklı malzeme ve teknikler kullanıyor.
Bıçakçılıktaki ustalığını antika eserlerin bakım ve restorasyonuna da taşıyan Karabulut, geçmişten bugüne ulaşan kılıç ve bıçakların yeniden kullanılabilir hale getirilmesi için de çalışıyor.
Sille'deki atölyesinde el emeğiyle birbirinden farklı eserler ortaya koyan Karabulut, yıllardır sürdürdüğü zanaatını tarihi mahallenin kendine özgü dokusu içinde yaşatıyor.
"Şam çeliği, 512 kata kadar dövülerek hazırlanan bir çelik türü"
Karabulut, AA muhabirine, bıçak yapımında en çok çeliğin dövülmesi ve desenlen verilmesi aşamasını sevdiğini, ortaya çıkan sonucu önceden tam kestirmenin mümkün olmadığını söyledi.
Bıçakların yapımında sabır ve dikkat gerektiğini belirten Karabulut, ortaya çıkan her eserin uzun emeğin sonucu olduğunu dile getirdi.
Sanatını, deneme yanılma yöntemiyle öğrendiğini ve geliştirdiğini anlatan Karabulut, şöyle konuştu:
"Genellikle karbon oranı yüksek çelik kullanıyorum. Ocağımızda ısıtıp döverek şekillendiriyorum. Saplar için de ceviz, boynuz, kemik gibi çeşitli malzemeler kullanıyoruz. Deriden de kılıflarını hazırlayıp istekleri doğrultusunda sahiplerine ulaştırıyoruz. Şam çeliği dediğimiz çelik, karbonlu ve karbonsuz, paslanan ve paslanmayan çeliklerin ocakta birbiriyle yoğurularak hazırlanması ve 512 kata kadar dövülerek hazırlanması sonucu oluşan bir çelik türüdür. Bunu da ocakta döverek şekillendiriyoruz. Yine aynı işlemleri yapıp bıçak haline getiriyoruz."
"Bıçakların desenlerinin hepsi birbirinden farklı"
Karabulut, ustalaştığı sanatta antika kamaları, kılıçları, bıçakları da restore ettiğini anlattı.
Yaptığı bıçakların her birinin kişiye özel olduğuna dikkati çeken Karabulut, "İnsanlar, akşam evinde otururken hayalindeki bir bıçağın resmini çizip veya filmde gördüğü bir bıçağın ekran resmini alıp gelip yaptırmak istiyor. Talepler doğrultusunda onları mutlu etmeye çalışıyoruz. Bıçakların desenlerinin hepsi birbirinden farklı. Şam çeliğinin de özelliğinden kaynaklı, metalin üzerinde asit yardımıyla çökertme yöntemiyle farklı desenler elde ediyorum ve hiçbiri birbirine benzemiyor. Bu da aslında bir özellik katıyor ve insanlar, ikincisi bulunmayan bir ürüne sahip olmuş oluyorlar." diye konuştu.
Bakmadan Geçme


