• Haberler
  • Konya
  • Konya Aydınlar Ocağında Yalçıntaş anıldı

Konya Aydınlar Ocağında Yalçıntaş anıldı

Konya Aydınlara Ocağı'nın düzenlediği Selçuklu Salı Sohbetlerinin bu haftaki konusu Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş'ın hayatı ve hatıraları oldu. Mustafa Sinan Ümit, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş'ın hayatını katılımcılara anlattı.

Konya Aydınlara Ocağı’nın düzenlediği Selçuklu Salı Sohbetlerinde bu hafta kitaphan Mustafa Sinan Ümit, on yıl önce vefat eden akademisyen, bürokrat, fikir ve siyaset adamı Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş’ın hayatı ve hatıralarını anlattı. Mustafa Sinan Ümit, merhum Nevzat Yalçıntaş’ın 1933 yılında Ankara’nın Keskin ilçesinde dünyaya geldiğini, annesinin Suriye’nin Osmanlı toprağı olduğu yıllarda Birecik’e yerleşen bir Türkmen aileye mensup olduğunu belirterek, “Esnaf olan babası işini ilerletmek için Ankara’ya yerleşince Nevzat bey de Ankara Ticaret Lisesinde okuyup 1951 yılında mezun oldu. Lise yıllarında Osman Yüksel Serdengeçti ile tanışıp, dergisine verdiği ilkyazı sebebiyle ifade vermek için Adliyeye çağrıldı. Hâkim, böyle bir yazıyı bir delikanlının yazdığına inanmakta zorlanmış ve onu dinledikten sonra hakkında takipsizlik vermiş”şeklinde konuştu.

Merhum Yalçıntaş’ın o zamanki ismiyle İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Okulunda yüksek tahsilini 1954 yılında tamamladıktan sonra doktorasını Fransa’nın Cean Üniversitesinde yaptığını anlatan Ümit “Hoca daha sonra İngiltere’ye gidip Londra Üniversitesi London School of Economics and Social Sciences’de doçentlik çalışmaları yaptı. Türkiye’ye döndükten sonra Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde araştırmacı olarak çalışırken, bitirdiği fakülteye de 1960’da öğretim üyesi oldu, doçentliğe 1964, profesörlüğe ise 1970’de yükseldi. Devlet Planlama Teşkilatı Sosyal Planlama Dairesi Başkanlığında 1968-71 arasında görev yaptı. 1975’de TRT Genel Müdürlüğünde çalıştı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başdanışmanlığı yaptı”şeklinde konuştu.

Yalçıntaş’ın bu görevlerden başka, Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde bulunan İslâm Kalkınma Bankası Araştırma ve Eğitim Enstitüsünde Araştırma Dairesi Başkanlığı görevinde bulunduğunu da ifade eden Ümit, “Fransızca, İngilizce ve Arapça’yı iyi derecede bilirdi. Aynı zamanda bir fikir adamı olarak makaleler yazdı ve bunlar Büyük Doğu, Köprü, Sebil, Tercüman, Dünden Bugüne Tercüman gibi gazete ve dergilerde yayınlandı. Sonra uzun yıllar Türkiye gazetesinin başyazılarını yazdı. Pakistan hükümeti ona Muhammed İkbal Madalyası verdi. MÜSİAD tarafından “Şeref Üyeliği Beratına lâyık görüldü. Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından 2009 yılında Hocaların Hocası nişanı verildi”dedi.

Yalçıntaş’ın, ardında on beşe yakın eser bıraktığına vurgu yapan Ümit “Hoca Edirne ile Kars arasında kalmamış, Uluslararası bir şahsiyetti. Kıbrıs harbinden sonra, Türkiye’ye uygulanan ambargonun kaldırılması için NATO üyesi ülkelerle görüşmeye giden beş kişilik heyette o da vardı. Çiller’in Başbakan, Demirel Cumhurbaşkanı olduğu dönemde Arabistan 55 Türk şoförün idamına hükmetmişti. Yalçıntaş hoca özel temsilci olarak Riyad’a gönderildi ve kesinleşen idam cezalarına rağmen 55 şoför affedildi. Vefatının 10.yılında kabri başında yapılan anma programına Kazakistan Başkonsolosu ile Kırım, Türkistan, Makedonya başta olmak üzere Türk dünyasından çok sayıda temsilci vardı” diyerek konuşmasını noktaladı. 

Bakmadan Geçme