Kontrol sende
Kontrol sende - Mustafa Afşin - Yeni Meram Gazetesi
İnsanoğlu kendi hayatından, mutluluğundan ve de sağlığından kendisi sorumludur. Sağlık – hastalık, mutluluk – mutsuzluk, eğlence – sorunlar, yabancılaşma – birleşme bütün bunların hepsini biz kendimiz yaratırız. Düşünce şeklimiz, davranışlarımız, beslenme alışkanlıklarımız, uyku düzenimiz ve ilgilerimiz bizim hangi düşünce yapılarına sahip olacağımızın belirlenmesinde birer araç görevi görürler. Düzenli ve sağlıklı beslenmeme, az ya da çok uyumak, egzersiz yapmamak, doğru nefes almamak, enerjimizi boşa harcamak, yüzeysel veya ciddiye alınmayan uğraşlarda bulunmak bizim hem beden sağlığımızı kaybetmemize neden olur hem de ruhsal anlamda kendimizle barış içinde olamayız.
Kendi gerçekliğimizi dört basit adımla yaratırız: Geçmişte yaşadığımız olaylar, düşüncelerimiz, seçimlerimiz, verdiğimiz tepkiler bugünkü hayatımıza uygun sonuçlar üretirler. Böylece bugünkü gerçekliğimizde bundan hatırı sayılır ölçüde etkilenir ve bu da bizim gelecek kararlarımızı, seçimlerimizi etkiler. Eğer pozitif düşünceler seçersek gelecekte de pozitif sonuçlar alırız.
Yaşadığımız evrenin her bir parçasından bir şeyler öğrenmeyi seçebiliriz.
Eğer kendimizi olduğumuz gibi kabul etmeyi seçersek, kendimizi istediğimiz gibi mevcut yeteneklerimizle geliştirebiliriz.
Eğer kendimize güveni geliştirmeyi seçersek bunun doğal sonucunda dış faktörlerin desteğine gerek duymadan yaşamımızı sürdürebiliriz.
Eğer bağışlamayı ve koşulsuz sevgiyi seçersek, bir sırrımız olmuş olacak kendimizle, kişisel bir barış anlaşması, bize zarar verenleri de kendimizi de bağışlama ve her şeyi herkesi koşulsuz sevmeyi geliştiririz.
Şimdiki bilinçli ya da bilinçsiz inançlarımız, kararlarımız belki bugün için yaşayabileceğimiz en iyi sonuçlardır. Şu anda zihnimizdeki düşüncelerimiz ve hislerimizde ne varsa bir ayna gibi onlarla yüz yüze geliriz, onları kendimize çekeriz. Bugünkü olumlu ya da olumsuz, bilinçli ya da bilinçsiz verdiğimiz bütün tepkiler, ihtiyaçlar, duygular, dilekler ister korku, utanç olsun isterse barış, sevgi, aşk olsun hepsi bizim kendimize çektiğimiz dış şartların etkileridir.
Ayrıca yaşadığımız gerçeklikleri kendimize çekmemizi, düşündüklerimizin ne olduğunu sorgulamaya başladığımızda bulabiliriz. Düşüncelerimizi önem derecelerine göre puan verebiliriz, böylece onların etkilerinin çok iyi ya da çok kötü olmalarıyla ilgili izin de vermiş oluruz. Görünüşümüze çok önem verdiğimizde insanlar bize nasıl davranıyorlar, davranışları nasıl değişiyor bize karşı? Daha sonra kendi rutin halimize döndüğümüzde insanların dış görünüşler hakkında ne düşündüğünü öğrenmiş oluyoruz. Başkalarının düşünceleri bizim için ne kadar ya da nereye kadar önemli? Peki ya bizim kendimiz hakkımızdaki düşüncelerimiz?
Bu dört faktörle kontrol edemeyeceğimiz iki temel nokta vardır. Geçmişteki seçimlerimizi değiştiremeyebiliriz ve kişisel tercihlerimiz hayatımızın tamamlayıcısı olan bir huzurun önemli bir parçası olabilir. Biz değişimi seçersek bunu, şimdiki bilinçli halimiz ve bilinçaltındaki inandıklarımızla seçeceğiz. Birincisi, olumlu düşünceyle tüm pozitif davranışları, olayları kendimize çekeriz. İkincisi, hayatı daha olumlu algılarız ve kendimizi yine kendimiz için daha mutlu, huzurlu ve özgür yaşarız. Bu bizim gücümüzün hareket noktasıdır.
Her nefes alışımızda ciğerlerimize dolan havanın nasıl içimize bir akış halinde olduğunu hissetmeyi, çevremizdeki insanlara verdiğimiz bir gülümsemenin onlar üzerindeki etkisini gözlemlemeyi seçtiğimiz zaman hayatın bize sunduğu güzelliklerin tamamına yüreğimizi açmış oluruz. Bu sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir hayatın temelidir. Bunun dışında kalan her şey ise zihnimizin kurguladığı kargaşa planının birer parçası olmaktan öte değildir. Koşulların, kişilerin bize sundukları imkân veya imkânsızlıklar sadece bir nesne olup asıl onun zihnimizdeki şekillenme türü hissimizi nitelendirmektedir. Ne kadar çok arındırılmış hisse sahip olursak o kadar çok seçenek sahibi olabiliriz. Seçeneklerin çoğalması da nihayetinde pozitif olasılıkların da artışı manasına gelecektir. Bu konuda yeteri kadar ısrar edildiğinde baş edilmesi mümkün olmayan hiçbir sorun kalmayacağını keşfetmek hiç de zor olmayacaktır.
Mutlu günler.
Bakmadan Geçme