İyi değiliz ama kazandık

İyi değiliz ama kazandık - Tolga Durmaz - Yeni Meram Gazetesi

İyi değiliz ama kazandık
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Torku Konyaspor bize ecel terleri döktürdüğü Osmanlı maçını zorda olsa kazanarak hayati derecede önemli bir galibiyete imza attı.

Yine maçın bazı bölümlerinde etkin olan ama genelde rakipten baskı yiyen bir takım hüviyetindeydik.

Takıma Rangelov, Holmen ve Sissoko’nun girmesi ilk 3 haftaya göre takımı gözle görülür şekilde değiştirmiş.

Buna lige kötü başlayan Kaya’nın da Serkan ile değişmesini ekleyebiliriz.

Özellikle son oynanan Galatasaray maçında yediği gollerle eleştiri oklarına hedef olan Kaya’nın sakatlık bahanesiyle kadroya alınmaması çok yerinde oldu.

Kesinlikle Kaya’nın kötü bir kaleci olduğunu ima etmiyorum.

Ama formsuz bir dönem geçirirken, ısrarla kalede tutulmasının da anlamı yoktu.

Serkan veya Mario kaleye geçmeliydi, hocanın tercihi Serkan’dan yana oldu.

Maçın tamamında ceza alanına hakimdi Serkan.

Tek sıkıntısı duran topları izlemesiydi.

Geçen yılda Rize’de aynı bakışları bir çok kez görmüştük.

Serkan’nın Torje’nin kullandığı frikikleri boş bakışlarla izlemesi penaltı atışında bizi korkutsa da, deneyimli kaleci harika bir kurtarışla takımına hem 3 puanı, hem 1 milyonluk performans primini, hem de kaybolan özgüveni getirdi.

Maçın ilk yarısında çok etkinlik gösteremeyen Konyaspor, ikinci yarıya ise bambaşka başladı.

İkinci yarının başından oyundan çıktığı dakikaya kadar sahanın en iyileri arasında yer alan Sissoko, galibiyetin kapısını açarken, gizli gol silahımız ve ilk golün asitsini yapan Meha ile sonuca ulaştık.

Şüphesiz ki Konyaspor’un en yararlı transferi Meha’dır.

Arnavut futbolcunun hem frikikten hem de uzaktan atacağı şutlarla sezon boyunca Konyaspor’a çok gol kazandıracağı kesin.

Ancak takımın en büyük handikabı kanatları çok iyi kullanamaması.

Geçen sezon özellikle Torje, Ömer Ali ve Djalma ile bu sorunu yaşamamıştık.

İşte o istemediğiniz Torje’nin Pazar gecesi yaptıkları ortada.

Takımının en iyisiydi.

Keşke Torje kadroda tutulsaydı.

Sonuçta ilk 4 haftada kanat sorunu yaşadığımız bir gerçek.

Torje’nin yokluğunda bir de Ömer Ali gibi bir oyuncuyu açıkta kullanamayınca sıkıntı yaşamamız normal.

Ömer Ali’nin düşen performansını da yerinde oynamadığına bağlıyorum.

Ali Turan’ın sağ beke çekilerek Ömer Ali’nin esas mevkisi sağ açıkta oynaması takımın menfaatine olacaktır.

İlk 3 haftanın hayal kırıklığı yaşatan ismi Bajic ise oyuna sonradan girerek takıma hareket kazandırdı.

Yaptığı koşularla ve driplinglerle Osmanlı savunmasına zor anlar yaşattı.

Umarım bu performansı haftalar ilerledikçe daha iyi olacak ve 90 dakika takıma katkı sağlayacak duruma gelecek.

Takım henüz hazır değil bu açık ve net.

Ancak bu durumda alınan galibiyet altından da değerlidir.

Şimdi daha zor bir deplasman olan Sivas maçı bizi bekliyor.

Sivas’tan da en kötü 1 puan çıkartırsak önümüz iyice açılır.

***

Konyaspor’un altyapısı konumundaki Anadolu Selçukspor ise ilk iki haftayı puansız geçerek bizi şaşırttı.

Çok genç bir kadroyla lige başlayan ve ilk iki maçında beklenen performansı gösteremeyen ekibimizin biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

Her ne kadar takım içinden gelen bilgiler umutlandırmasa da, ben genç futbolcuların alınacak bir galibiyetle maçlara daha özgüvenli çıkacaklarını tahmin ediyorum.

***

Milli maç haftasında yazı yazmadım.

Gerçi sosyal medya aracılığıyla görüşlerimi belirttim ama buradan da yazmakta fayda var.

Konya tam bir spor kenti olduğunu milli maçlarda kanıtladı.

Allah’ım bu nasıl atmosfer, bu nasıl bir aşk.

Maçı izlemek için İstanbul’dan gelen ulusal basın bile ağızları açık tribünleri izlediler.

Halbuki ne maçlar takip etmişlerdi.

Dünya Kupaları’ndan, Şampiyonlar Ligi finallerine kadar.

Onlar bile taraftarımızın yarattığı ambiyanstan etkilenmiş ve cep telefonlarına sarılarak o anları ölümsüzleştirmişlerse, biz bu işi başarmışız demektir.

Letonya ve Hollanda maçlarının ardından İzlanda maçının da Konya’ya verilmesi sporun üst noktasındaki bürokratlarımızın başarısı olduğu kadar, Konya’daki sporseverlerin Türkiye’de örnek gösterilen ilgisiyle de açıklanabilir.

Bu bağlamda hem böyle bir tesisi Konya’ya kazandıran Büyükşehir Belediyesi’ne, hem spor bürokratlarımız; Gençlik ve Spor Bakanlığı müsteşarı Faruk Özçelik ile Spor Genel Müdürümüz Mehmet Baykan’a tekrar şükranlarımı sunuyorum.

Hollanda maçının çıkışında Konyaspor Başkanı Ahmet Şan’a da belirttiğim gibi, artık bu şehir kabına sığmıyor.

Umarım önümüzdeki sezonlarda zirve hesapları yapan bir takım kurulur ve bu taraftarın ilgisi ve aşkı kullanılır.

Bakmadan Geçme