İsmet İnönü ve Diğerleri

İsmet İnönü ve Diğerleri - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

İsmet İnönü ve Diğerleri
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten.(

Namık Kemal)

***

Sosyal demokratların en büyük siyaset alanı kurucu parti CHP’dir. Seçim sürecinde  CHP’nin üzerinde odaklandığı ana tema,

önceki seçimlerden daha fazla oy almak!

Günümüzde ülkenin genel yapısı her ne kadar sağa dönükse de solun da potansiyeli bulunduğu kuşkusuz. Ana muhalefetin sağ kişi ve kurumlara yaklaşarak oy devşirmek yerine sol kanadı harekete geçirmekle daha  karlı çıkacakları kanısındayım. Bir de seçim kampanyalarında karşı tarafa laf yetiştirme yerine projelerini açıklamayı yeğlerlerse, oy artırımına gitme olasılığı daha güçlenecektir.  Partide suların durulmaması, iç çekişmeler zaman zaman dışa da yansıyor ve fireler veriliyor. Çok sesliliği demokratik özgürlüğe  bağlayanlar da var. Güçlü yönetimlerde sağ kadar solun da önemi ve yeri vardır;  rejimin çimentolarıdır. Solu zayıf, sağı güçlenmiş bir yapıda ileri demokrasiye geçmek de zordur.  Bir kanadın çok güçlü, diğer tarafın zayıf ve iç çekişmelerle sallanması çoğu umutların yeşermesini önler ileri demokrasi yolunda engeller oluşturabilir. Tarihten iki yaprak:

■ Kıbrıs çıkartmasını “Ayşe Tatile Çıktı” parolasıyla başlatan efsane Dış İşleri Bakanı  Turan Güneş Hoca, bir yurt gezisinde, yol üstündeki kahveye oturmuş. Gelen kahvenin fincanına bakıp, kulpu kırık görünce kahveciye  ince zekasının ürünü bir söylemde bulunmuş;

"Sen bunu Ankara'ya, bizim genel merkeze götür; mutlaka bir kulp bulur, takarlar!

■ Erdal İnönü, arkadaşlarıyla bir lokantaya gider. Garson, siparişleri almak üzere gelir:

- Ne arzu edersiniz; ne yersiniz?

Erdal Bey buruk gülümsemeli yanıt verir;

-Sen bir şey getirme, birbirimizi yeriz!

***

Başta CHP Genel Başkanı merhum İsmet İnönü ile sol liderle başlayan görüşme ve konuşma trafiğimiz daha sonra Kasım Gülek, Bülent Ecevit, Mustafa Üstündağ ve Deniz Baykal ile sür-git devam edip gitti. L Çoğuyla dost oluk, söyleşide bulunduk. gazeteciyim. Ne zaman İsmet İnönü’den satırbaşı açılsa ünlü sözünü anımsarım;

■ Namussuzlarla mücadele etmek için.

Namusluların da en az namussuzlar

kadar cesaret sahibi olmaları gerekir.

CHP bir Partisi toplantısını Konya’da yapmıştı. Toplantı öncesi Şahin Otelinde Paşayı ziyaret etmiş,  uzunca bir söyleşi yapmış, notlarımı habere dönüştürmüştüm. Ertesi gün çoğu yaygın basının manşetinde yer almıştı. İnönü, kutlamış ve demişti ki;

“ Konuşmamızı tarafsızca değerlendirip başarılı haber yapmışsınız, tebrik ediyorum.”

İnönü.,  Ankara’daki karşılaşmalarımızda hep sıcak ilgilerini eksik etmemedi.

CHP’nin Genel Sekreteri Kasım Gülek’in İletişim Fakültelerinde, “Hamamda Basın toplantısı” haberimi, olayın haber değeri taşıdığına örnek gösterilirdi.  Sonra ben de haber derslerimde somut örnek olarak  işledim; Sayın  Gülek teşekkürlerini telefonla iletmişti.

Genç yaşta trafik kazasında yitirdiğimiz Genel Sekreterlik ve Genel Başkan Vekilliği yapmış Mustafa Üstündağ,  hangi partiden aday olması konusunda görüşümü sormuştu. Yakın dostluğumuz vardı, ABD’den bir üst eğitimden yeni dönmüştü; “ Görüşlerinize yakın parti CHP’dir.” dedim.  Seydişehir İlçesi Ortakaraören Kasabasından olan Üstündağ Milletvekili seçildi, Milli Eğitim Bakanı oldu, CHP’ nin  Genel Sekterliğini ve Genel Başkan vekilliğini de yaptı. Merhum Bülent Ecevit, yakın dostlarımdan  biriydi; 27 Mayıs askeri Hareketinde sonra oluşturulan Türkiye Radyoları Danışma kurulunda 6 ay süreyle birlikte çalıştık, Ulus Gazetesinde Köşe yazarı iken görüşürdük. Bir gün Başbakanlık ana binası koridorun karşılaştığımız da (O, Başbakandı) içtenlikle konuşmuş “ Yapabileceğim bir şey var mı?” sözleri üzerine “Sağ olunuz, yok. İşlerimi kendim çözümlerim” dediğimde gülümsemiş ve Karaoğlan doğruluğu ile konuşmuştu;

“ Ne güzel herkes sizin gibi olsa...”

Gençlere “Nabza göre Şerbet vermeyin” öğüdüyle siyaset tarihimize geçen CHP’den  ayrılıp Güven Partisi Genel Başkanı olan Turhan Feyzioğlu ile de iletişim içindeydik.

■ Halkın yararına olmayan bilgi, gereksiz yük gibidir. (

Mevlana)

Bakmadan Geçme