İkinci yarı!..
İkinci yarı!.. - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Ne hikmetse, her şeyi asrın oyunu futbol üzerinden anlatmak, futbol terimlerine dayandırmak adetten olmuş!
Siyaset bu işten nasibini büyük ölçüde almış olan alanlardan.
İkinci yarı başlıyor!
yazılı bilboardları görmüşsünüzdür. İkinci yarı başlıyor sözüne işaret edenler, ilk yarı skorunun maçı aynı minval üzerine götüreceği, hatta farkın daha da açılacağı inancını taşıyorlardı.
Maç 90 dakika, ne olacağı belli olmaz, son dakikaya, son saniyeye kadar beklemek lazım diyenler, her zaman olduğu gibi yine haklı çıktılar.
5-0 mağlup olarak başlanılan ikinci yarının sandık bölümünde, altı gol atıp, maçı 6-5 galip bitirmek, her zaman rastlanan bir şey değil.
Maç 6-5 sona erdiğinde, ikinci yarı en az bir kaç gol daha atacağını düşünen, ilk yarıyı açık ara önde bitiren ekip, rehavetten mi, ilk yarı varlık gösteremeyen, bir daha gösteremez diye durumdan emin olduğunda mı bilinmez, son 45 dakikada altı gol birden yedi ve maç bu şekilde sona erdi.
Kimi kaleciye attı suçu, kimi, rakip takımın akınlarını durduramayan savunmaya!..
Maç 5-5 olduğunda, ilk yarının açık ara galibi ekip dan-dun top oynamaya başladı. Ne olmuştu da bu kadar canlanmıştı rakibi?
İlk yarı beş gol yiyen kaleci, adeta kalesinde devleşmişti., Panter gibi her topa uzandı. Doksana giden bir kaç tane top çıkardı. Bir devrin Berlin Panteri diye meşhur olan rahmetli Milli Kaleci Turgay Şeren geldi yaşlı seyircilerin gözlerinin önüne! Ana maşşallah, Turgay gibi dediler!
Gol kralı 10 sırt numaralı santrafor, topları auta atma şampiyonu oldu, ikinci yarı. Rakip takımın kalecisiyle her karşı karşıya gelişinde, topu kalecinin kucağına nişanladı!
Bu ekibe taraftarları
'Yenilmez Armada'
diyorlardı. Namağlup şampiyon olacak diye iddiya girenlerin haddi hesabı yoktu.
İlk yarı sahada gezinen, rakip kaleye düzgün bir şut attığı, gol tehlikesi yaşattığı görülmeyen rakip takım, ikinci yarıya bambaşka bir hüviyetle çıkmıştı.
Sihirli bir değnek değmiş gibiydi rakip takıma.
Bütün tahminler yüzdelik bantlarda, ilk yarının açık ara galibini, rakibini her zaman olduğu gibi bozguna uğratarak yenecek yönündeydi.
İkinci yarıda sahaya çıktıklarında, açık ara önde olan takım oyuncularının havaları yerindeydi. Taraftarları, beş daha atın da, on olsun, bir daha karşınıza çıkmaları son olsun diyorlardı!..
Santra ile birlikte, rakip kaleye doğru paslaşa paslaşa girdiler ve sonra gol olup yağdılar. Yarım düzine gol atmışlar, ağır bir hezimet alacakları düşünülürken, 6-5 kazanarak, bütün tahminleri, bütün gelecek planlarını, bütün ikinci yarı sonrası hayallerini maçın oynandığı stada gömmüşlerdi.
Maçın hakemi gerçekten adil bir yönetim gösterdi. Yanlış düdük çaldığını gören olmadı. Kimseyi kayırmadı. Sahada bütün faulleri çaldı. Kim kimi ittiyse, kolundan çektiyse uyardı. Kart için elini cebine götürmedi. Maçın hassasiyetine binaen hırçın oyuncuları kenara çekip sözlü olarak uyardı!
14 yıl önce kurulan şampiyon ekip, hiç beklemediği, tahmin etmediği, aklına getirmediği bir sonuçla sahadan yenik ayrıldığında, taraftarları bir türlü bu yenilgiyi içlerine sindiremediler. Kabullenemediler. Maçın bir süre sonra tekrarı anlamına gelen tarihler vermeye kalktılarsa da, itibar eden olmadı.
Kolay unutulacak bir ikinci yarı değildi gerçekten!
Anlatanlar, her vurdukları gol oldu, maç 6-6'ya gelse, yemin olsun, yine 7-6 karşı taraf kazanırdı demeye başladılar.
Aradan bir süre daha geçince, biz bu maçı, nasıl kaybettik, neden kaybettik, niçin kaybettik soruları yüksek sesle sorulmaya başlandı.
Ligi birinci bitirmenin şampiyonluk kupasını havaya kaldırmaya yetmediği bir sezon geçiriyoruz sevgili okurlar. İlk dörde giren takımlar, şampiyonluk kupasının kulpundan yakalama hakkına sahip olduklarından kupanın iki kulpuna da, dört elle sımsıkı sarılmış durumdalar.
Puan sistemi, birinci ile ikinciye, birinci ile üçüncüye, birinci ile dördüncüye Kupayı kaldırma hakkını veriyor. Hatta, birinci bitireni kenara alıp, ikinci, üçüncü ve dördüncüye bir araya gelip, kupayı havaya kaldırma hakkına da sahipsiniz diyor.
Anlayacağınız çok seçenekli bir kupa kaldırmanın yaşanacağı değişik bir sandık sonrası, ikinci yarı ile karşı karşıyayız.
Demokrasilerde ne çare, ne de ihtimal tükenir dense de, en yakın ihtimaller, birinci ile ikinci, birinci ile üçüncünün kupayı kaldıracağı ihtimali.!
Mesele bundan ibaret sevgili okurlar!
Bakmadan Geçme