Hoşgörü ikliminin Başkenti!

Hoşgörü ikliminin Başkenti! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Hoşgörü ikliminin Başkenti!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Bir Başkent daima Başkenttir sözünde takıldık kaldık. Bu söz kürsülerin vazgeçilmezi. Bu söz laf arasında baş tacı. Bu söz Konya için biçilmiş kaftan diyenlerden geçilmiyor.

Ancak, kazın ayağı öyle değil!

İtirazcı yapımız, biz her şeye karşıyız yaklaşımımız, biz öyleyiz amma... fakat... lakin... gibi kelimelerle cümleyi, kendi tarafımıza doğru başlıyoruz usul usul çekmeye...

Çek kayıkçı kürekleri gidelim havaları bizim havamız!

Ancak şehrin havası bu değil!

Şehrin ruhunda, özünde var olan sevgi ve  hoşgörü iklimi, bir türlü bizlere sirayet edemedi.

Tam etkileniyoruz ki, bize ne oluyor, ben kendimde miyim diye gidip yüzünü yıkayıp geliyor arkadaş!

Hoşgörü iklimi beni bir an önce sarıp sarmalasın diye, kendini Mevlana kapısının önünde buluverenlerin dışında kalanlar, ne olur ne olmaz diye yakın sokaklardan bile geçmiyorlar sanki!..

Bu şehirde yaşayanların, bu şehre gelip ziyarette bulunanların tamamı bu iklimin kucaklayıcı etkisindeler. Bu etkiyi bazıları erken, bazıları ise biraz geç hissediyor!

Nihayetinde nasip meselesi denmiştir.

Hem şehirde yaşayan bizler, hemde dışarıdan şehre gelecek olan ziyaretçiler önümüzdeki yıllarda bu iklimin etkisini çok daha fazla hissedecekler.

Bu sözler bizim değil, bu etki altında kalanların samimi itirafları!.

Şehrin tek eksiği birlik ve beraberlik konusunda hala tarafgir olma eğiliminden kurtulamaması.

Kendi çevresiyle birlikte toplananlar, kendince birlik ve beraberliği sağladığını düşünüyor!

Yanlış burada.

Hepimiz buradayız dendiğinde bile, o hepimiz lafının dairesi içinde, kendi seçtiğiniz insanların hepsine siz hepimiz diyorsunuz!

O hepimiz, hepimiz olmuyor!

Çünkü, şehrin bir bütün olarak el ele tutuşabileceğine, omuz omuza verebileceğine inanmak istenmiyor!

Bu bakış, yanlış, manasız, tutarsız, güncel ve belli bir zaman dilimine yamanmış bir düşünce sevgili okurlar!

Birlik olmak, dirlik olmak, beraber olmak, dost olmak, kardeş olmak, hoşgörü ile birbirimize davranmak, düşeni düştüğü yerden kaldırmak, kem sözlerden, çiğ sözlerden imtina etmek, kırıcı olmamak, üstünlük taslamamak, insanlara tepelerden bakmamak, birinin arkasından laf söylememek, laf taşımamak, laf çarpmamak bu kadar mı zor?

Konya, tarihin en zor zamanlarını, fırtınalarını, sislerini, en sert ve soğuk devirlerini de gördü, ilimin, sanatın, kültürün zirve yaptığı dönemleride. Bu şehrin dolu dolu yaşamadığı hiç bir şey kalmadı.

Zamanımızda ise, biz şehir için şunu yaptık, bunu yaptık, şunu getirdik, bunu getirdik, bizden önce bunları hiç kimse düşünemedi babında açıklamalar yapan ve yaptırtanların haline şehrin  gülüp geçtiğine inanın!

Başkentseniz eğer, birsiniz demektir, berabersiniz demektir. Ayrılığınız, gayrılığınız yok demektir. Başkent olmak, herkesi samimi olarak kucaklayabilmek demektir. Bir Başkentte, sizden bizden olmaz. Bütün görüşlere saygılıdır Başkentler. Başkent demek tahammül demektir. Anlayış demektir, dayanışma demektir. Şehrin hassasiyetlerine ortak olunma demektir. Söylenenleri, ikazları  dikkate almak, demektir.

Konya'nın bir çok Anadolu şehrinden farkı Başkent olmasındandır. Bu şehir bir dönem Bağdat'tan sonra dünyanın en önemli ticaret, kültür ve sanat merkeziydi.

Şehir için ortak bir karar alınacaksa, bu karara şehrin bütün karar organları iştirak edebilmeli.

Değilse, "Birlikte Konya" olma fikri, havada kalır, sığ bir düşünce olarak kendini ifade edemez. Şehrin bütün dinamikleri, şehri temsil etme kabiliyeti olanlar, şehir için el ele verdiği gün, şehir için çarpan yürekler bir araya geldiği gün "Birlikte Konya" olunur! Bir Başkent, daima Başkenttir sözünün asıl manası, mana zenginliği budur!

Bakmadan Geçme