Gönül bendi yıkılırsa!...
Gönül bendi yıkılırsa!... - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Gönül bendi yıkılınca, boz bulanık sele, düzen tutmaz tele dönülür. Türkiye ne yazık ki, gönül bendi yıkılmak üzere olan, gönlü yıkık, gönlü virane bir ülke durumunda.
Gönül bendi bir kere yıkılmaya görsün sevgili okurlar.
Gönül bendi, sevgiler toplamıdır.
İçinde güven, itimat, bağlılık, vazgeçememe, affetme, hoş görme, anlayış, sadakat, vefa gibi duygu sarmalları iç içe bulunur.
Bu bendi inşa eden yücelten ve yükselten sevgi, yara almaya, kanamaya, tamiri imkansız, telafisi mümkün olmayan durumlarla karşı karşıya geldiğinde, önce mukavemet eder, baktı ki, mukavemet ettiği halde, sevdikleri adına gönül bendini inşa ettikleri kendini anlamıyor, anlamaktan imtina ediyor, gönül bendini alakadar etmeyen konulardan dem vuruyorsa, gönül bendinde çatlamalar, ayrışmalar oluşur.
Bugün o ayrışmaları, çatlamaları yaşıyoruz.
Gönül bendi yıkılırsa, önünde kim durabilir ki…
Gönül bendi yara almaya başladı.
Türk Milleti en onulmaz biçimde, gönlünden ağır yaralar alıyor
Terör bayram dinlemedi.
Şehit cenazeleri bayramı görmezden geldi.
Gönül bendinin gözyaşları dinmemecesine akıyor!
Feryatları yeri göğü tuttu!
Çırpınmalarını duymayan yok!
Ümitsizlik gitgide artmaya başladı
Güvensizlik çöktü, gönül bendine!
İtimat sarsıntı geçiriyor!
Vefa sorgulanıyor!
Hoşgörü son deminde!
Benden vazgeçenden, ben neden vazgeçmeyeyim sözü dillerde!
Bağlılık gemisinde, elveda filikalarına binmiş halde bekliyor, gönül bendine gönül verenler!
Gönül bendini kimse yıkamaz diyenler, kendileri yıkıyorsa o bendi, gönül bendini inşaya koşup gelenler, koşup geldikleri gibi, koşarak terk ediverirler de, ne olduğunu çok sonra anlar, anlamak istemeyenlerin her biri!
Gönül bendinde sızıntılar var, çatlaklar oluştu.
Ve gitgide derinleşmeye başladı.
Gönül bendi zorlamaya, bağırmaya-çağırmaya, tahakküme gelmez diyenleri binlerce yıldır dinleyen yok!
Tarihin tekerrür etmesi kader gibi!
Gönül bendi yıkılırsa sel sularının kimi nereye götüreceği belli olmaz dense de, duymuyorlar!
Ben ne yaptım, ne yapıyorum diye sormayı akıl edemeyenler, gidemezler, ayrılamazlar saplantılarından kurtulmayı denemek bile istemiyorlar!
İnsanların gözlerinde ki pırıltılar, kalp atışları, kalp titreşimleri, sevgi tezahürleri, gönül bendini var eden görünmez güçler olarak anlatılagelmiştir.
Gönül bendini inşa eden yüreklerin, yürekleri yanıyor, yürekleri kanıyor, davul-zurnayla uğurladıkları ciğerparelerini, ay yıldızlı tabutlarla karşılayan gönül bendinin yürekleri, o bildiğiniz yürek değil artık. Gözlerinde ki, o pırıltılar fersiz, kalp titreşimleri durdu. Sevgi tezahürleri sessizliğe büründü.
Gönül bendi derin bir sessizliğe gömülmüş durumda. Bendin ana gövdesindeki, sızıntı ve çatlaklıklar hemen her taraftan görülebiliyor.
Bu durumu düzeltebilmenin çaresi ne?
İşten işten geçtikten sonra söylenecek söz mü?
Şimdiye kadar alınamayan tedbir mi?
Sevgi ile aşk ile inşa edilir gönül bendi. Gönül bendi sevgiyle kurulur. Gönül bendi aşkla kurulur.
Gönül bendi el ele vermekle, bir ve beraber olmakla kurulur.
Elini tuttuğunuz el sizi bırakırsa!...
Sevgiyle bakan gözler, başka taraflara bakarsa!..
O gülen yüz, hissiz, ruhsuz duvarsa!...
Gönül bendi yıkılırken görmüyor, duymuyor aldırmıyorsa!...
Yıkılır o gönül bendi!
Bakmadan Geçme