Ey ödül sen nelere kadirsin!
Ey ödül sen nelere kadirsin! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Tarihi Kentler Birliği, II. Kılıçarslan Köşkü Arkeolojik Kazı Alanı ve Kentsel Tasarım projesi için Konya Büyükşehir Belediyesi’ne Metin Sözen Büyük Ödülü verdi.
Haber ciddi, haber güzel, haber anlamlı!
Haber şöyle devam ediyor...
"Tarihi Kentler Birliği’nin 14 yıldır düzenlediği “Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması”nın ödül töreni çok sayıda davetlinin katılımıyla Antalya’da yapıldı. Törende, II. Kılıçarslan Köşkü Arkeolojik Kazı Alanı ve Kentsel Tasarım projesi ile Metin Sözen Büyük Ödülü Konya Büyükşehir Belediyesi’ne verildi. Ödülü, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek adına İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Nurullah Osmanlı aldı.
32 belediyenin toplam 51 proje ile başvurduğu yarışmada Jüri Özel Ödülü'nü Kayseri Büyükşehir Belediyesi; TKB’nin 15. yılı anısına verilen özel ödülü Gaziantep Büyükşehir Belediyesi alırken; 5 proje, 5 uygulama ve 6 süreklilik ödülü ile 13 başarı belgesi sahiplerine verildi.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, verilen ödül nedeniyle teşekkür ederek, Alaaddin Tepesi ve 2. Kılıçarslan Köşkü’nde yapılan çalışmaların şehir tarihi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Başkan Akyürek, II. Kılıçarslan Köşkü Arkeolojik Kazı Alanı ve Kentsel Tasarım projesine verilen ödülün Konya’da tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkma konusunda yaptıkları çalışmalara katkı sağlayacağını dile getirdi."
Büyüklerimiz, bugüne kadar tüh...yine tarih çıktı denilerek üzerinin örtüldüğü, üzerine meydan yapılan, bir çoğunun kaderine terk edildiği, olayları ve tarihi eserleri bu şehir unuttu sanıyor!
Konya için,
"Unutamam!.. Unutamam!.. Unutmam!.."
sözü
‘duyması gerekenler duyar mı, görmesi gerekenler görür mü acaba?’
diye şehrin sokaklarında yankılanıp duruyor!
Bir türlü içinden çıkılamayan Alaeddin Tepesi’ndeki Selçuklu Sarayı, Kılıçaslan Köşkü diye adlandırılan proje sayesinde, Alaeddin tepesinin sigortası oldu.
Bu sigorta hikayesi ile de, Alaeddin tepesi inanın kurtuldu.
Kurtulurken de, zevahiri kurtarmaya çalışanlara ödül bile getirdi!
Alaeddin Tepesi ödüllü tepe olarak, çok şükür delik-deşik edilmekten, bir kuşa benzetilmekten, bir türlü karar verilemeyen söylemlerden ve kararlardan yakasını kurtardı.
Öncelikle, Tarihi Kentler Birliğini bu girişimden dolayı kutluyorum.
Kültürel miras konusuna sahip çıkmak oldukça ciddi bir iş. Bu ödül, bundan sonra elimizde kalan, elimizden şans eseri kurtulabilen eserlere bir katkı sağlayacaksa, Tarihi Kentler Birliğine bir değil, bir kere teşekkür etsek az.
Şehri kurtaracaksa, şehrimize bir kaç yerden ödül gelmesi lazım fikrine sizlerde sıcak bakmıyor musunuz?
Bugüne kadar, şehrin tarihi, tarihi dokusu gibi kocaman lafları hem söyledik, hem de işimize ve yolumuza devam ettik.
1925 yılından bu yana tarihi eserlerin yıkım işlerine merak saranlar, kimini kazmayla yıkmışlar, kimini dinamitle havaya uçurmuşlar, şehir olaraktan olan-biten sadece seyredilmiş o günlerde!
Geriye kalanları ise iş bilen-kılıç kuşananlar zapt etmiş!
Kimini kiler, kimini ev, arazisini bahçe, yarı yıkık olanların taşlarından hayır için çeşme yaptırmışlar!
Bu olumsuz gelenek, bugün değişik versiyonlarıyla yıkıcılık ve yok edicilik olarak devam ediyor desek, yok öyle şey diyebilecek misiniz?
Allah'tan Alaeddin tepesinde köşkün kalıntıları çıktı!
Büyüklerimiz bu konuya nasıl ikna oldular, nasıl akılları yattı, nasıl evet dediler bilemiyoruz amma, kazı ve ardından ortaya çıkan koruma projesinin birde ödül getirmesi, Selçuklu Tarihine bugüne kadar gerekli önemi göstermeyenleri bile çark ettirdi.
Verilen ödülün tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkma konusunda yapılan çalışmalara katkı yapacağı ifadesi bugüne kadar, tarihi ve kültürel mirasa zerrece sahip çıkılmadığını göstermesi açısından ibretle bir kaç defa arka arkaya okunmalı sevgili okurlar.
Dil sürçer mi, sürçer!
Yapılan-edilenleri çoktan unutmuşlardır diye düşünmüşler mi, düşünmüşler!
Ey ödül, sen nelere kadirsin desek yalan mı?
Bakmadan Geçme