Erdem, komşunun askere giden oğlu mudur? Erdemli neye derler denildiğinde, sonuna "-li" takısı alarak Mersin'in İlçesi "Erdemli" mi olur?
İşin esprisi bir yana, bu yaklaşımların cevabı muhtelif!
Erdem üzerine lafla destanlar yazıyoruz, fırtınalar koparıyoruz, ancak erdemli bir davranış, erdemli bir duruş gösterme noktasında inadına hasis, inadına kıskanç, inadına en olmayacak davranışlar sergiliyoruz.
Erdem çok sevdiğimizi söyleyip, aslında zerrece sevmediğimiz, nefret ettiğimiz, mecburen yanımızda bulundurduğumuz bir kavram.
Kürsülerde, örneklemelere lazım oluyor, erdem dedikçe, erdem vurgusu yapıldıkça, erdemli davranılacağını sananlar durmadan alkışlıyor.
Anlayacağınız, erdem, çaya çorbaya limon gibi, başağrılarına, alınganlıklara, dalgınlıklara, geçiştirmelere ilaç gibi geliyor!
Erdem, ahlakın övdüğü, yücelttiği ve ahlaklı olmanın tane tane anlatıldığı bir doğruluk mudur? Hiç bir kimseden bir şey beklemeden, içinden gelerek, içinden atarak yapılan yardımseverlik midir?
En yüce değerler için, gözünü budaktan esirgemeyen, bu duyguları taşımayanlara dahi, bende böyle olmalıyım dedirten yiğitlik midir?
Arifane konuşan, bilgisiyle bir çok müşkülü çözen, sözü dinlenen, sohbeti ilgi uyandıran, her geçtiği şehirde olumlu izler bırakan, doğruyu ve dürüstlüğü anlatan bir bilgelik midir?
Mütevaziliğin unutulduğu, insani değerlerle dalga geçildiği, adam gibi olmanın sadece lafının edildiği günümüzde sergilenen bir alçakgönüllülük müdür?
Taşın altına ellerini koyamayanların, taşın adını edebiyat dışında anmayanların, taşın altına ellerimi koyacağım diye lügat parçalayanların dünyasında, yüreğini taşın altına koyan, herkesi dinleyen, acıları dindiren, gönüllere sular serpen, bir iyi yüreklilik midir?
Fazilet midir erdem?
Hoşgörünün yüzyıllar öncesinden gelen esintisi midir?
Erdem diye bize anlatılan nedir?
Yol diye tarif edilen ve bizi çıkmaz sokaklara yönelten, duvarlara toslatan, çaresiz bırakan bir tarif nasıl erdem olabilir?
İnanın, erdem kavramını çileden biz çıkardık!
Hatta cılkını çıkarmayı başardık!
Erdem kavram olarak bizden yana ise, ondan iyisi olmadı!
Senin erdem dediğin o değil, yaptığın etik değil, diyenlere, bizim bildiğimiz erdem şudur diye karşı gelmeye, karşı durmaya, savaş açmaya devam etmiyor muyuz?
Erdem eğip, bükeceğiniz, istediğiniz şekle getirebileceğiniz bir kavram değil!
Erdem, sözünde durmaktır!
Erdem, bırakılacak yerde bırakmasını bilmektir!
Erdem, yol açmaktır, yol vermektir!
Erdem büyüklüktür!
Erdem, nerede duracağını, nerede durulacağını bilmektir!
Erdem sözlerini yememektir. Dün öyleydi, bugün böyle dememektir!
Erdem, tuttuğu elleri bırakmamaktır!
Erdem, yürünen yollarda, yol arkadaşını yolun dışına atmamaktır!
Erdem, hoşgörüdür, anlayıştır, nezakettir. Üslupların en naziğidir!
Erdem, ben erdemliyim demekle erdemli olunamayacağını bilmektir!
Erdem, erdemin gösterilmesi gerektiği yerde o erdemi gösterme zarafetidir!
Çekilen sıkıntı, yol ayırımları, baş ağrıları, zihin bulanıklıkları, ayrılık şarkıları, taşa söylenir gibi söylenen sözler, söz verenlerin sözlerinde durmamaları, bulundukları mevkii kaptırmama adına kılıçların çekilmesi, zırhların kuşanılması ve savaş davullarının çalınması, erdemin suçu mu?
Erdemli olmayanları, erdemlidir diye başlarına taç edenlerin hiç mi suçu, taksiri yok?
Yardım isteyeceklerine, bağırıp çağıracaklarına, kapalı kapılar ardında konuşacaklarına, bırakın ayıklasınlar döküp-saçtıkları pirincin taşını!
Erdem, adalet gibi tarihin her devrinde gün gelir herkese lazım olur denmiştir!
Tarih erdemli olan insanları yüceltmiş, o erdemi, o basireti, o olması gereken davranışı gösteremeyenleri yalnızlığa itmiş, hüsranlara sürüklemiştir.
Erdem, erdemsizleri açığa çıkaran farklı bir mihenk taşıdır. Erdemli insanın çevresi erdemsizlerle çevrili bile olsa, erdemsizler, erdemli bir insanı hiç bir şekilde aşamamışlardır.
Erdemli benim deyip, erdemsizliğe meyyal olanlar için, erdem hedefe giderken tepe-tepe kullanılan bir araçtan başka bir şey değildir.
Biz onu böyle bilmiyorduk, yanlış anlamışız, yanlış tanımışız, aldanmışız, hepimizi aldatmışlar, kandırmışlar diye haklarında konuşulan insanların hemen hepsi, erdem diye yola çıktıkları halde, kendilerinden erdemli davranışlar beklenildiği durumlarda, erdemsizliğe meyleden davranışlar göstermişlerdir.
Çekilen sıkıntı aslında budur!.
Erdem, erdemsizliğe her zaman için galip gelse de, bu galibiyet öyle kolay kazanılan bir galibiyet hiç ama hiç olmamıştır!
Bakmadan Geçme