Ekmekle imtihan olmasın milletim!
Ekmekle imtihan olmasın milletim! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Türkiye'nin buğday ambarı ol! Buğday rekoltesinde birinciliği kimselere verme! Un kalitesinde kimse seninle yarışamasın! Un fabrikaların ülke çapında ses getirsin, derecelere girsin! Ekmek yine de en ucuz bu ilde diye avun!
Neymiş, işçilik artmış!
Neymiş un fiyatları artmış!
Neymiş kiralar artmış!
Neymiş iki yıldır zam yapılmamış!
Ekmek konusunda yaz, yaz bitmiyor sevgili okurlar!
Konya, unun hasını, en özlüsünü, en kalitelisini üreten yer mi?
Evet!
Ekmeğin en özelini, en güzelini, en lezzetlisini, en al benili olanını, katık istemeyenini pişiren fırıncılara ve fırınlara sahip bir şehir mi?
Ona da evet!
Un bu şehirde marka mı?
Pek tabi ki evet!
Bu kadar evetten sonra...
İstanbul'da 1 lira 25 kuruş oldu, bizde 90 kuruş yaptık çok mu diyerek, kimse işin içinden sıyrılmasın!
Keşke İstanbul'da dahil olmak üzere fiyatlar geri çekilseydi!
Devletimiz uncuları, fırıncıları, ekmek üreticilerini destekleseydi de, bu ekmek fiyatlarıyla karşı karşıya kalınmasaydı!
Şehrimizde, bir ay 30 gün dediğinizde, günde beş ekmek alan bir aile günlük 5 x 90 toplam 4.5 lira ödeyecek. 30 x 4.5 denildiğinde ise ödeyeceği aylık ekmek tutarı 135 lira!
10 ekmek alan bir hanenin sadece aylık ekmek masrafı 270 lira...
Asgari ücretin 300 liralık zam miktarı ekmekle hallolup gidiyor.
Geriye kalanla ne yapılacak onu söyleyen yok!
Fırıncılar çok değil diyorlar, alt tarafı on kuruş zam yapıldı!
Ekmek sektörü oldukça geniş bir yelpazeye sahip. Fırıncılar Odasına bağlı olan Fırıncı esnafı dışında, Belediyelerimizde ekmek konusunda dev adımlar attılar.
Belediyelerimizin ekmek fırınları mevcut. Tandır ekmeği gibi, köy ekmeği gibi, yufka gibi, şepit gibi ekmek çeşitleri ruhsatlı-ruhsatsız bir çok yerde yapılıp, çarşı-pazar satılıyor, sattırılıyor!
Denetim hak getire!
Varsa da, bu satışlar gözümüzün içine girercesine niye devam ediyor!
Dikkatinizi çektiyse başta hijyen olmak üzere, ekmekle ilgili olumsuz ne kadar konu varsa, hep ekmeğe zam arifelerinde dile getirilen konular olarak yazılır, çizilir, anlatılır, manşetlere çekilir.
Sonrasında zam açıklanır!
Bir kaç gün daha vatandaşa yazık değil mi, asgari ücret şu, ekmeğe zor yetişecek insanlar babından kalem oynatanlar yazar-çizer bir şeyler!
Sonrası bağlar gazeli!
Gidersiniz fırına alırsınız zamlı fiyattan ekmeğinizi.
Bazı arkadaşlar, tepki olsun diye ekmeği bir kaç gün azaltıyoruz diyorlar.
Sonra evden başta ana-baba, biz size böyle mi öğrettik, bugün de sigara içmeyiver, evin ekmeğini tam al deyiveriyorlar!
Ne oldu?
Ekmeğe zam unutuldu gitti.
Zaten on gün filan geçti mi, mecburen alışıyorsunuz!
Sevgili büyüklerimiz!
Ete, süte, elektriğe, akaryakıta, suya, gördüğümüz-görmediğimiz, bildiğimiz-bilmediğimiz bir çok kaleme zam yapıyorsunuz.
İnanın hiç bir zam, ekmeğe yapılan zam kadar bizleri üzmüyor.
Ekmeksiz doyamayan, ekmek görmeden sofrasına oturamayan bu milletin ekmeğine gelin zam yapmayın! Gelin ekmeğe zam yapmaktan vazgeçtik, on kuruşta ucuzlattık deyin!
Milletin duasını almayı, yüzünü güldürmeyi, soframda ekmeğim var çok şükür demesini istemiyor musunuz?
Bunları istiyorsanız, üzmeyin bu milleti, ekmekle imtihan olmasın benim milletim! .
Bakmadan Geçme