Egemenlik ulusundur!
Egemenlik ulusundur!-Rıdvan Bülbül-Yeni Meram Gazetesi
■ Milli benliğini bulmayan milletler başka milletlerin avıdır.
■ Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur.
■ Egemenliğine doğrudan doğruya sahip olmanın değerini iyi anlayan ve iyi bilen millet, kutsal egemenliğine karşı her tehlikeyi kahredecektir.
■ Millî egemenlik uğrunda can vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun.
■ Büyük Millet Meclisi Türk milletinin asırlar süren aramalarının özeti ve onun bizzat kendisini idare etmek şuurunun canlı bir timsalidir.
■Türk milleti mukadderatını TBMM’nin kifayetli ve vatanperver eline tevdi ettiği günden itibaren karanlıkları sıyırıp kaldırmış ve ümitle istikbale yönelmiştir.
■Yeni Türkiye Hükümetinin öz cevheri millî
Hâkimiyettir ve Milletin kayıtsız ve şartsız
hâkimiyetidir. (Atatürk)
***
Egemenlik, kayıtsız, şartsız milletindir. Bu temel amaç, demokrasinin özünü oluşturduğu gibi, Cumhuriyetin kapılarını da açmaktadır.
Türk Ulusu egemenliğini “çat kapı” elde etmemiştir. Milli Egemenlik sürecine top ve süngü sesleri içinden gelinmiştir. Misak-ı Milli Sınırları Mehmetçiğin kanıyla çizilmiş ulusal yurt haritasıdır. Kanla yoğrulmuş topraklar, bereketi ve egemenliği simgelemektedir.
Temsili demokrasilerde, ulusal irade- ki bu aynı zamanda egemenliktir- seçilenlerle işlerlik kazanmaktadır. TBMM’nin açılışı ulusal egemenlikle koşuttur. Bu nedenle 23 Nisan ayrı anlam taşımakta, bayram olarak kutlanmaktadır. TBMM açılmasıyla ulusal irade tek kişinin hükümranlığından alınmış ve halkın temsilcilerine teslim edilmiştir
Ulu Önder Atatürk, Ulusal Egemenliği çok sevdiği çocuklarla bütünleştirmiş, yeni bir bayramın üretimine olanak vermiştir;
Ulusal bağlamda çocuklar için Bayram geleneğini sürdüren tek ülke Türkiye’dir.
Türk insanı, özgürlüğünü hiçbir şeyle değişmez ve ödün vermez. En yüce değerimiz, Vatanı sevmek özgürlük içinde yaşamaktır. İşte bunun için de Kurtuluş Savaşının özünde vatan sevgisi ve özgürlük tutkusu vardır. Her türlü olumsuzluklara karşın yoktan var olmak, Türk Ulusuna özgüdür. İnsanımız, onurlu geçmişinde de bütün zorlukların üstesinden gelmiş, mücadeleyi elden bırakmamıştır.
...
Bugünün çocukları, yarının gençleridir. Çocuklar tomurcuktur; onlara yarınlarımız için sahip çıkacağız. Milli Egemenlik gibi önemli bir bayramın çocuklara armağan edilmesi, Atatürk’ün sezgisiyle güven ve özgüven bilincini pekiştirmektir Günümüzde padişah, hükümdar, kral, prens, prenses ve şah gibi modası geçmiş sözcükler, ansiklopedilerde kalmışlardır. Egemenlik, çağın anlayışına koşut kayıtsız ve şartsız milletindir. Bu anlayış slogan olmaktan çıkmış, artık tam anlamıyla uygulamaya dönük değere dönüşmüştür.
...
Halkın kayıtsız, şartsız egemenliği 23 Nisan 1920’de gerçekleştirmiş, sonra bu egemenlik 29 Ekim 1923 de Cumhuriyet ve 14 Mayıs 1950’de de çok partili çoğulcu demokratik yaşamla ve modelle güçlendirilmiştir.
...
Egemenlik, çağın anlayışına koşut kayıtsız ve şartsız milletindir. Bu anlayış slogan olmaktan çıkmış, bir değere dönüşmüştür.
Atatürk'ün sağlam temeller üzerinde kurduğu devlet, Türklüğün kök değerleri ve çağdaş anlayış üzerinde yükselen ulus devlettir.
Cumhuriyetimiz etnik temele dayalı değildir. Kuruluş amacı, tek devlet, tek ulus, tek bayrak ve tek dile dönüktür. Ülkesine vatandaşlıkla bağlı olan herkes Türk’tür ve Türk kalacaktır.
...
Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanımın mezarı başındaki konuşmasını iyi özümsemek gerekmektedir;
“Validemin ruhuna ve bütün ecdat ruhuna ahdetmiş olduğum vicdan yeminimi tekrar edeyim. Validemin kabri önünde ve Allah'ın huzurunda yemin ediyorum. Kan dökerek milletimin elde ettiği ve sağlamlaştırdığı hakimiyetin korumak, gerekirse validemin yanına gitmekten asla tereddüt etmeyeceğim. Milli hakimiyet uğrunda canımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun.”
Vatanımız, düşman çizmelerinden bu anlayışla kurtarıldı, Cumhuriyet, bu egemenliğin temelleri üzerine kuruldu. Demokrasiye açılan yolların ana ekseninde Atatürk ilke ve inkılapları vardır.
İnsanlığın ulaştığı anlayış katılımcı, çoğulcu ve özgürlükçü demokrasi kavramıdır. Ulusumuz kendi kendisini yönetmeli ve demokrasi tam anlamıyla geliştirilmelidir. Ancak ulusal köklerden kopuk bir yönetim biçiminin adı ne olursa olsun gerçek demokrasiyle çelişecektir.
Tartışma ve kuşkuların tamca önünü kesmek için kuvvetler ayrılığı ilkesinin yerli yerine oturduğu, yasaların Yasama Meclisi'nce yapıldığı, yürütmenin yürütme erkince yerine getirildiği, yargının tam bağımsız olduğu bir sisteme kesinlikle işlerlik kazandırılmalıdır.
---
Genç demokrasimizi daha ileriye götürmek için çoğulcu ve katılımcı anlayışla, hukukun üstünlüğü ilkesini önde tutarak kalkınma ve çağdaşlık yolunda yürüyüşü sürdüreceğiz.
Cumhuriyet, Gençlik ve Spor Bayramımız gibi en anlamlı bayramlarımızdan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.
Bakmadan Geçme