Efsane Vali Katıtaş'tan Anılar
Efsane Vali Katıtaş'tan Anılar - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi
Valimiz merhum Kemal Katıtaş’ın anıları tarihsel değerleriyle birlikte aynı zamanda bürokrasinin yönetim alfabesi niteliğindedir.
Merhum Katıtaş, eskilerin deyimiyle nev’i şahsına münhasır(kendine özgü) bir kişiliğe sahipti. Bugün ve yarınlara taşınmasındaki en önemli etken bu nitelikleridir. Kimi olaylara karşı tutum sergilemesini başkaldırı olarak değerlendirmek yerine “ders gibi” algılamak gerektiğine inanıyor, bu bağlamda günümüz yöneticilerine de saygılarımı sunuyorum.
---
Turgut Özal’ın en güçlü olduğu dönemde eşleri Semra Hanım, Genel Başkan olarak Papatyaların çağrısı üzerine bir dizi etkinlikte bulunmak üzere Konya’ya geliyordu. Özellikle hanımların çoğunlukta olduğu onlarca kişi ve bürokrat Kulu Makasına karşılamaya gitmiş, Vali Katıtaş, eşini göndermişti. Semra Özal, karşılamada Vali’yi sormuş, kendisinin değil eşinin geldiği bildirilmişti. Semra Hanım içine
Sindirememişti. Eşine şikâyet edince Turgut Özal soruşturulması için Devlet Bakanı Ahmet Karaevli’yi görevlendirmişti. Bizim de içinde bulunduğumuz mekanda Karaevli telaş içinde Katıtaşı aramış konuşmaya tanık olmuştuk;
“ Semra Hanımı karşılamaya niçin gitmediniz? Ankara’da adeta olay oldu. Hanımefendiden özür dileyiniz!” Dün gibi anımsarım Katıtaş hiç istifini bozmadı, eğilmedi ve büğülmedi;
“Karşılamaya eşimi gönderdim. Konuğumuz Sayın Özal olsaydı, karşılardım. Protokol anlayışım budur doğrudur, özür f dilemem.”
Bakan Karaevli daha fazla ısrar edememiş Sayın Vali de telefonu çoktan kapatmıştı.
Karşı duruş karşısında Katıtaş’ın hemen görevden alınacağı dedikoduları çıkmıştı. O, söylentileri takmadı, çalışmalarını sürdürdü.
Gazeteci, habere ulaşabilmek için, ikili ilişkilere önem vermeli, bu duruşu bir ilke ve kural gibi algılamalıdır. Kaynağa yakın olmak ve durmak, bizim meslekte, çoğu sorunları aşılmasının neredeyse alfabesi niteliğindedir.
Haber almada çıkan güçlükleri yenebilmek, gazetecinin sezgisine ve kişisel becerilerine bağlıdır. Bürokratlar, bilgi vermekten genelde kaçınmaktadır. Çoğu kez, en basit haber bile, inisiyatifini kullanamayan yöneticilerin elinde, yasak duvarlarına çarparken gazeteci duvarları ince ve zekice buluşlarla aşmasını bilmelidir. Ulusal Basında ses getiren öğrenicilerimden İsmail Saymaz, Araştırmacı gazeteciliği de harmanlayarak duvarları aşmasını biliyor.
---
Katıtaş, insiyatifini geniş yelpazede yerinde kullanan alışılmışların dışında bir bürokrattı.
Üniversitelerde ders verdiğim dönemlerde İletişim öğrencilerine mesleksel anılarımı aktarmayı yeğler, teorik bilgilerini pratiğe dökmelerine zemin oluşturur bu bağlamda Katıtaş’lı anılar da ön sıralarda yer alırdı.
■
Konya’nın Ereğli ilçesi yakınlarında çok ölümlü bir trafik kazası olmuştu. Haberi TRT adına izliyor, ölülerin kimliğini alamıyordum. Yetkili yasak diyor, başka bir şey demiyordu. Haber 13.00 ana bülteninde yer alacaktı ve on dakikalık süre kalmıştı. Kafamda bir yöntem oluşturdum. Yasak duvarlarını önüme çeken yetkiliye telefon açıp, kararlı ve sert bir tonla konuştum “Ben, Vali Kemal Katıtaş! Kazada ölenlerin kimliklerini derhal yazdır. ” Yetkili Valinin adını duyunca “Emredersiniz” dedi ve adları birer birer yazdırmaya başladı. Diğer telefondan da Ankara’daki muhabir adlarını kaydediyordu. Haberi ayrıntılarıyla birlikte saat 13.00 ana haber bültenine yetiştirmenin keyfiyle, Vali Katıtaş’ı aradım “Vali bey dedim, siz imparatorsunuz! Ben de bugün Vali oldum. Kazada ölenlerin adını Katıtaş rolüyle aldım ve yetiştirdim. Bilginize sunuyorum.”
Ne demek istediğimi anlamış ve şık bir yanıt vermişti: “ Zaten valisin, gazetecilerin Valisi.”
■
Olay, yine çok ölülü bir trafik kazasıydı. Ilgın ilçesindeki kazaya ulaşmak zorundaydık. Otomobilim onarımda olduğundan çare Vali Katıtaştı..Ankara’ya gidiyordu, telefonundan arayıp durumu anlattım, Katıtaş,: “Sen Vali değil miydin? Trafik Müdürünü hemen ara!”
“Sayın Valim, dedim. O bir kez olur. Bu kez başka taktikler uygulamak zorundayım. Trafik Müdürü benim de dostum. Sizi aramadan onunla bağlantı kurdum olmaz’la karşılaştım.”
Katıtaş kararlı konuşmuştu: “ Yeniden ara ben imparatorum, sen gazetecilerin valisisin.”
Trafik Müdürü’nün tutumu ve sesi değişmiş
aracı göndermiş, emir demiri kesmişti...
Bakmadan Geçme