Demokrasi Sözde Değil Özdedir!

Demokrasi Sözde Değil Özdedir! - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi

Demokrasi Sözde Değil Özdedir!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Dünya’da kusursuz iki insan vardır. Biri ölmüştür, biri doğmamıştır

.

(Anonim)

***

Bu yazıyı kaleme aldığımızda seçim sonuçları henüz belli değildi.  Bir çok önemli sonuçlara neden oluşturacak yorum ve değerlendirmelerimizi yarına bırakıyor, seçimin önemli ayaklarından  demokrasi üzerine genelleme yapmak istiyoruz.

Demokrasi, Halkın kendi kendisini yönetmesi sistemine dayanan yönetim şeklidir

.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Cumhuriyet yönetimi ile birlikte demokrasiyi benimsemiş bir hukuk devletidir. Demokrasi de halk kendini yönetecek kişileri belli bir süre için seçer. Temsili demokrasi ile yönetilen halk, istediği zaman seçtiği yöneticiyi değiştirebilir.

Demokrasinin Temel ilkleri;

■ Milli Egemenlik.

■ Özgürlük ve eşitlik.

■ Siyasi Partiler.

"Demokrasilerde halk, ancak tüm yanlışları denedikten sonra doğruyu bulur."

(Churchill)

Harvard Üniversitesi’nden Ali Rıza Bozkurt  demokrasi için ne diyor;

“Demokrasi öyle yönetim biçimidir ki, sıradan yurttaşını, seçimle iş başına gelenlerden korur.”

“Bir demokraside birey, sadece en yüksek güce değil, aynı zamanda en yüksek sorumluluğa da sahiptir.”

(Cousins)

■  Bir demokrasiyi asla bir devrim yaparak kuramazsın. Devrim yapman için önce demokrasiyi kurman gerekir.

(

Gilbert K. Chesterton)

■  Demokrasi öyle bir yönetme biçimidir ki her bireye kendine zulmetme hakkını verir.  (

James Russel Lowell)

Bunlar yabancıların sözleri. Bizim demokrasimizin elbette ayrı özellikleri var. Bakın bu özelliği Harvard Üniversitesi’nde bu konulara kafa yoran dostum Ali Rıza Bozkurt nasıl bir özdeyişle belirtiyor:

■ Demokrasi öyle bir yönetim biçimidir ki, sıradan yurttaşını, seçimle iş başına gelenlerden korur.

***

İtalya’da, zorunlu göç yasasına göre Valiler, güneyden gelen yoksul insanları, suç patlamasını önlemek için kuzeye sokmazlar, il sınırlarının dışına çıkarırlar.  Anayasa Mahkemesi bu yasayı iptal eder.  İtalya’nın Başbakanı De Gasperi, gerekçesiyle aynı yasayı Meclis’e gönderir. Anayasa mahkemesi Başkanı Prof. Dr. De Nicola “Gereksiz bir yargı organının başında olmaktansa” memleketi Napoli’ye çekip gider, mahkemenin üyeleri de onu izler. İşçiler genel greve giderler, Başbakan, mahkeme başkanından özür diler, tasarısını geri çeker.

Faslı mücahit Ben Barka Fransa’da öldürülür, Adalet Bakanı olaya el koyan sorgu yargıcından soruşturmanın ivedileştirilmesini ister. Yargıç olayı “ Le Monde ” gazetesinde duyurur kıyamet kopar, bakan sözünü geri alır.

İskilip’te bir kavga çıkar, kavgaya karışan, tabancasını çekip sağa sola ateş eden, polislere bağırıp çağıran bir de milletvekili vardır. Savcı Talak Şalk, milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasını ister. Sonra İskilip’te bir laf dolaşmaya başlar, duyanlar savcıya koşarlar;

“Milletvekili seni sürdürecek!”

Savcı aldırmaz, ama bir süre sonra Mardin’e tayini çıkar.  İskilip’ten aklı başında birkaç insan Ankara’ya gider, Ecevit’le konuşurlar, Başbakan da dertlidir:

“Savcı görevini yapmış, suçlu bizim milletvekilimiz, ancak bizi partiden ayrılmakla tehdit ediyor, ayrılırsa hükümet düşer, ülkede kriz olur. Bu nedenle savcıyı İskilip’ten aldık.”

Durmadan demokrasi Türküsü çağırır, sözcüğü daha üst kavrama taşırız;

İleri demokrasi!

Demokrasi sözcüğü ve ileri demokrasi kavramına karşı çıkanların tezi şu;

Demokrasi de, ileri demokrasi de sözde değil özde oluşumlardır. Sözde olup özde yoksa fazla bir şey ifade etmezler.  Özde varsa, zaten sözde de çoktan vardır.

Rahmetli Ahmet Taner Kışlalı diyor ki;

■ Halkın her dediği, demokrasinin gerekleri kabul edilirse bu bir çoğunluk diktatörlüğü yaratabilir. Demokrasinin sınırlarını halk belirlemez, Demokrasinin temel ilkeleri belirler.

■ Demokrasinin kusurları, yine demokrasiyle kapatılır.

(Alfred E.Smith)

Bakmadan Geçme