Cuma'lık

Cuma'lık - Cihat Yazıcı - Yeni Meram Gazetesi

Cuma'lık
TAKİP ET Google News ile Takip Et

“AİLESİ

bot alamadığı için soğuklarda okula terlikle giden öğrencilerin bulunduğu bir ülkede, umre turu düzenleyenlerin ruh sağlığından şüphe ederim.

(Müjdat Gezen)

“CAHİL

kimselerin yanında kitap gibi sessiz ol.

(Mevlana)

***

BUGÜN

Cuma… Yüce Allah hayırlar, huzurlar, maddi ve manevi kazançlar nasip eylesin.

***

HALİL İBRAHİM BEREKETİ…

Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış;

Büyüğü

Halil…

Küçüğü ise

İbrahim.

Halil

, evli çocuklu…

İbrahim

ise bekarmış.

Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin.

Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.

Bununla geçinip giderlermiş…

Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.

İkiye ayırmışlar....

İş kalmış taşımaya.

Halil, bir teklif yapmış:

“İbrahim kardeşim, ben gidip çuvalları getireyim, sen buğdayı bekle.”

“Peki abi”

demiş

İbrahim…

Ve

Halil

gitmiş çuval getirmeye.

O gidince, düşünmüş

İbrahim:

“Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine.”

Böyle demiş ve kendi payından bir miktar atmış onunkine.

Az sonra

Halil

çıkagelmiş.

“Haydi İbrahim,

demiş,

önce sen doldur da taşı ambara.”

“Peki abi…”

İbrahim,

kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.

O gidince,

Halil

’i düşünür bu defa:

Der ki: “Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var. Ama kardeşim bekar. O daha çok çalışıp para biriktirecek, ev kurup evlenecek.”

Böyle düşünerek, kendi payından atar onunkine birkaç kürek…

Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.

Bu, böyle sürüp gider.....

Ama birbirlerinden habersizdirler.

Nihayet akşam olur, karanlık basar.

Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.

Hatta azalmıyor bile…

Hak teala bu hali çok beğenir.

Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki….. Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.

Şaşarlar bu işe… Aksine çoğalır buğdayları. Dolar taşar ambarları…

İşte bugün

“bereket”

denilince, bu kardeşler akla gelir. Bereketin adı,

“Halil İbrahim”

dir.

***

DİNİ FIKRALAR…

İki Gün De Oruç Tutarım

: Kayserili bir işadamının yanına gariban birisi gelip iş sorar ne iş olursa, ne söylenirse yapacağını söyler. Hatta

‘karın tokluğuna bile çalışırım’

der. Bizim uyanık Kayserili,

“tamam, seni işe alırım, ama o dediğine olmaz. Çok istedin biraz indirim yap”

deyince gariban:

“Peki iki gün oruç tutarım!.”

*

Nasıl Gördün?..

Mecnun namaz kılan birinin önünden geçer. Adam:

“Hey! Mecnun beni görmüyor musun da namaz kılarken önümden geçiyorsun?”

Mecnun:

“Be adam! Ben Leyla’yı düşünürken seni görmedim. Sen Mevla’yı düşünürken beni nasıl gördün!”

*

Ezan Saati

: 11 ay: “Ezana ne kadar var?”

“Ne biliim, imam mıyım ben?”

Ramazanda: “Ezana ne kadar var?”

“1 saat 38 dakika 12 saniye!.”

Bakmadan Geçme