Son derece kritik bir galibiyete imza atıldı.
Transfer döneminde yaşanan kaos, takımın haftalardır kazanamaması Eskişehir maçı öncesi taraftarı da baya germişti.
Maçın öncesinde stat çevresinde, emniyetin TOMA aracını görünce, tek endişelenenin ben olmadığımı anladım.
Allah’tan korkulan olmadı ve büyük stres içinde geldiğimiz Torku Arena’dan güle-oynaya ayrıldık.
Maça gelelim..
Bu sezon Konya’ya gelen en kötü takım sanırım Eskişehirspor’du..
Konyaspor vasatı aşamadığı bir maçta galibiyete çokta zorlanmadan ulaştı.
Nerdeyse maçın ilk yarısında Eskişehir’e hiç pozisyon verilmedi.
Takımın yüksek pas yüzdesi bu maçta aşağıya doğru inerken, Aykut Kocaman’ın ‘Kuru kavaktan düdük yapma’ uğraşı bu maçta da sürdü.
Bu kez sol bek Mehmet Uslu’nun yerinde yılların stoperi Vukovic şans bulurken, bu değişiklik çokta sırıtmadı.
En azından Vukovic’in daha başarılı orta yapabildiğini gördük.
Zaten takımın ender bulduğu pozisyonların ikisinde Vukovic’in katkısı açıkça görüldü
35’de Torje’ye, 87’de ise Hasan Kabze’ye ‘alda at dercesine’ gönderdiği toplar, Vukovic tercihinin doğruluğunu gösterdi.
Hücum gücünün yanında defansif olarakta görevini yapan yeni sol bekimiz, hocasını da mahcup etmedi.
Hasan Kabze yine gemisini kurtaran kaptan misali 42’de sahne aldı ve kendisine yakışan güzellikte şık bir gole imza attı.
Bu golde, rakibini topu sola çekerek sürklase eden Hasan Kabze kadar, usta işi pasla gole katı sağlayan Mehmet Güven’i de unutmamak lazım.
İşte Konyaspor iki deneyimli futbolcusunun kişisel gayretiyle yakaladığı üstünlüğünü maç sonuna kadar koruyarak, hayati derecede önemli bir sonuçla sahadan ayrıldı.
Takımın ligdeki durumuna karşın maçlara ilginin artması da ayrı bir güzellik.
Bu sezon lige renk katan taraftarımız, Eskişehirspor maçında da muhteşemdi.
Oyuna ne zaman müdahale edeceğini çok iyi bilen yeşil-beyazlı taraftarlar galibiyetin yine baş mimarı oldular.
Eskişehirspor’un ilk 45 dakikada dökülmesinde taraftarın etkisini de görmezden gelemeyiz.
Pazar günkü maçta tribünlerin iki ayrı noktasındaki kare ise futbolun ne kadar acımasız olduğunu ispatlarcasınaydı.
İki yeni transfer yönetimin locasında taraftarın ilgisine karşılık vermeye çalışırken, sözleşmeleri feshedilen Hleb ve Belec ise kendi sildikleri koltuklarında, buruk bir şekilde, belki de son kez Konyaspor maçını stadyumdan izlediler.
Hleb ve Belec’in sözleşme fesihlerinin 3 milyon TL’yi bulması ayrıca irdelenecek bir durum.
Daha önce yazmıştım, Hleb’i göndermek kolay kazanmak daha zordu.
Belki yönetimde benim gibi düşündü ama Aykut Kocaman’ın ‘Olmazsa olmaz’ çıkışı karşısında yapacakları çokta fazla bir şey yoktu.
Milyonlarca Fenerbahçe taraftarının sevgilisi Alex’i bir çırpıda bitiren Aykut Kocaman, bir yıldızın daha fişini çekmekte çokta zorlanmadı.
Umarım Konyaspor için hayırlısı bu olur.
Hleb’te kaybedilenleri kısa sürede kazanır ve büyük zararı önleriz.
Bunun içinde Hleb’siz Konyaspor’un daha iyi olması ve daha çok puan kazanması şart.
Bunu da zaman gösterecek.
Transferin son gününde yazımı kaleme aldığım için yapılacak veya yapılan transferleri değerlendiremedim.
Umarım geçte olsa yapılan takviyeler takıma kısa sürede uyum gösterir ve kabus görmeden sezonu düşme hattının üstünde tamamlarız.
Bakmadan Geçme