Bi' bardak soğuk su!.

Bi' bardak soğuk su!.
TAKİP ET Google News ile Takip Et

DEMOKRASİ

demek ‘sen de benim kadar iyisin’ demektir.

(T. Parker)

***

HDP’DEN…

“Ben aktif siyaseti hiçbir zaman düşünmedim. Böyle bir niyetim olsaydı 35 yıl önce kabul ederdim. Bana yıllarca milletvekili olmam için çok teklif geldi ama mesajlarımı filmlerimle vermeyi tercih ettim. Yani bana HDP’den böyle bir teklif gelmedi, gelse de kabul etmem.”

Sen “akil” akıllı adamsın

Kado…

(Kadir İnanır)

Eski camlar bardak oldu.

Gel, teklif gelirse kabul et.

Nasıl olsa % 10’u aşacaklar!

Böylece bastonluğun sürer!

***

LİBYA MACERASI…

Ülkemizin Libya’da çok büyük paraları battı. Libya’daki İslamcı kardeşlerimize

300

milyon dolar göndermiştik. Şimdiki gerçek şu: Libya şimd

i ikiye

bölündü, iç savaş var. Birbirlerini afiyetle yiyorlar!

Bu ülkede iş yapan irili-ufaklı müteahhit kuruluşlarımız açıklamıştı:

-Libya’da iş alan 200 dolaylarında şirketimizin 4.5 milyar dolar alacağı o ülkede kaldı… Yapacağınız bir tek şey kaldı:

Yaz tahtaya al haftaya!

- Şirketlerin 1 milyar 300 milyon dolarlık yatırımı ve iş makineleri de orada harap ve sahipsiz durumda… Yapacağınız bir tek şey kaldı:

Yaz tahtaya al haftaya!

Kısa açıklama: Ülkesinde çok büyük yatırımlar yapan, çölü yeşerten, ülkesini suya boğan

Kaddafi

, büyük yatırımlar için Türk şirketlerine öncelik vermişti.

20 milyar dolarlık

işimiz vardı ve paralar tıkır-tıkır ödeniyordu. Gelin görün ki Libya’ya bir sürü

üçkağıtçı, dolandırıcı

Türk şirketi de doluşmuştu. Bunlar, iş yapmadan para tırtıklamak sevdasında idi…

Ülkesini adam eden

Kaddafi

’yi

“Diktatör”

olduğu gerekçesiyle

2011’de

devirdiler ve öldürdüler.

Olayın başka bir boyutu:

Kaddafi

henüz iş başında iken günün birinde

Tayyip

Erdoğan

’a

ABD

’den talimat geldi:

“Biz Kaddafi’yi devirmeye karar verdik, sen de hazır ol. Bu nedenle NATO’yu da kullanacağız.”

Sayın

Tayyip

bey reddetti:

“NATO’nun ne işi var Libya’da!”

Ama direnci çok sürmedi, hemen ardından NATO uçaklarına İzmir havaalanlarını açtırdı.

Şu anda Libya iki ayrı grubun egemenliği altında:

Kaddafi

’yi

deviren İslamcılar ve onlara karşı savaşan laik kesimler.

Biraz daha geriye dönelim:

Kaddafi

devrilmişti.

ABD

’den yeni bir talimat geldi:

“İslamcıların parası yok, pamuk eller cebe!..”

Ve Başbakan Yardımcımız

Ali Babacan

2011 yılında konuştu:

“Libya

Kaddafi’yi deviren İslamcılara  toplam 300 milyon dolar

yardım sözü verdik.

Dışişleri Bakanımız Davutoğlu oraya gittiği zaman paranın çoğu dağıtılmıştı. Aslında paranın hepsini istediler ama ben uçak düşer-müşer diye vermedim. Çünkü 100 milyon dolar nakit bavulla gönderildiğinde 1 ton 100 kilo ediyor. Önce 10 milyon dolar gönderdik, 100 kilo tutuyordu. Sonra üç kez 30’ar milyon doları burada teslim ettik.”

Sonra aynı yolla

200

daha gitti!

O paraların büyük bölümü Libya’daki İslamcılar tarafından yağmalandı ve cebe atıldı.

İsyancılara gönderilen paranın kaynağı ne idi? Bütçede yer almadığına göre,

Tayyip

’in

emrindeki örtülü ödenekten mi

karşılanmıştı?

Cevabı bugüne dek verilmedi!

Libya’dan milyarlarca dolar alacağımız var ama üstüne bir bardak soğuk su içmek zorunda kaldık.

Türk firmaları kovuldu. Üstelik Libya Hava Kuvvetleri sitesinden açıklama yapıldı:

“Hava sahamıza giren Türk uçakları vurulacaktır.”

Dışişleri yanıt verdi:

“Kınıyoruz!”

Ellerinden kınamak geliyor!

Dış politikamızdan bir bölüm daha:

Libya, Mısır, Suriye, Tunus, Irak, İran, hepsiyle düşman olduk. Olanların hesabını hiç kimse sormadı.

Bundan sonra sorulur mu, bilinmez.

Unutmayalım: Bizimkilerin makyajları akıyor!

Bakmadan Geçme