Basını Dikkate Almak!
Basını Dikkate Almak - Rıdvan Bülbül - Yeni Meram Gazetesi
■ Basın, milletin müşterek sesidir
.(Atatürk
)
***
Sıkça yineler dururuz;
“ Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer!”
Geçmişi anımsama bir değer yargısını dile getirmekle birlikte özlemin de ifadesidir.
■ Sizin geçmişle işiniz bitmiş olabilir ama geçmişinizin sizinle işi asla bitmemiştir. (
Edison)
Eskiden Devlet ve Hükümetin başında olanlar, siyasal aktörler, bürokratlar, yerel yöneticiler basını sürekli izler kendilerini ilgilendiren konularda ayrıntılı bilgi ve yanıt verir, kimileri de “tekzip”e başvururlardı.
Tekzibi de ilgi olarak değerlendiriyorum.
Basını izlemek çağdaş yaklaşım ve demokrasi kültürüdür. Sorunları kapalı devre değil, açıkta tartışmak erdemlik ve şeffaflık göstergesidir.
Gazetecilik mesleğimizde acı-tatlı neler gördük, neler yaşadık, kitaplara sığmaz.
Sözü “İl Senaryoları” yazımız dolayısıyla çiçeği burnunda Milletvekilimiz dostumuz
Dr. Mustafa Hüsnü Bozkurt’un duyarlı ve demokratik davranışa getirmek istiyorum. Ankara’dan TBMM’den iki kez telefon açtı, karşılıklı görüşlerimizi ifade ettik. Benim için içerik kadar davranış da önemlidir. Sayın Bozkurt’a inceliği ve nezaketi için teşekkür ederken, değişik bir Milletvekili üslubu
izleyeceğimiz için Konya ve demokrasimiz için
sevinç duyduğumu da belirtmek isterim.
■
Milletin en kıymetli unsuru, onu yükselten neşriyatıdır.
(Naci Kasım)
---
Milletvekillerimizden AKP’den Başbakan
Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Dr. Mustafa Baloğlu, Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, Uğur Kaleli ile eski Milletvekilleri, Kerim Özkul,
Hasan Angı ve Hüseyin Üzülmez
CHP’den Attila Kart, MHP’den Mustafa Kalaycı ve Prof. Dr. Sait Gönen bildiğim yeri geldiğinde
konuştuğum ve konuşabildiğim hemşerilerim
Diğerlerinin adını medyadan öğreniyorum. görüşmüş ve konuşmuşluğum yok.
Filmi geriye sarıp
daha eskilere gidersek, Prof. Dr Necmeddin Erbakan, Prof. Dr. Şaban Karataş, Sedat Çumralı, Faruk Sükan, Bahri Dağdaş, Mehmet Keçeciler, Abdullah Tenekeci
Dr. Vefa Tanır, Mustafa Üstündağ, Fakih Özlen ve Özfakih, Necati Kalaycıoğlu, Haydar Koyuncu; Şener Battal, dostlarımdı. Sayın Keçeciler ve Sayın. Tanır’la iletişimimiz güçlü biçimde hala devam ediyor.
Prof. Dr. Sami Güçlü ile Görsel medyada politikadan uzak sanat ve edebiyat üzerine söyleşiler yaptık. Dolu dolu bir bilim insaı,
harcandı; üzüldüm Ayşe Türkmenoğlu ile TV’de söyleştik. Konya Milletvekilleri, dışında kimi Partilerin üst düzey yöneticileri başka illerin milletvekili çok yakın dostlarım vardı ve halen de var.
---
Günlük yazılarıma Ortaokulda öğrenici iken başlamıştım. Başkan koltuğunda Mehmet Muhlis Koner hoca oturuyordu. Son derece duygusal, aynı zamanda düşün, fikir insanı yetkin ve etkin bir kişiydi. Günlerden bir gün Belediye sakatat fiyatlarına zam yapmış, bunu eleştiren bir yazı kaleme akmıştım.
Yazıma da şöyle bir başlık atmıştım;
“Belediyede ciğer, yürek nerede?”
Ertesi gün gezi yeri Alaeddin Caddesinde turlarken,
Muhlis Hocayla karşılaşmıştım; bağrını açmış ciğer- yürek bölgesini gösteriyor sert ama anlamlı ifade ile yazımı eleştiriyordu
“İşte ben de ciğer de var, yürek de!”
Merhum hocam eleştirime çok üzülmüştü. Sonra aynı yerde karşılaştığımızda dedi ki;
“ Evlad! Sen iyi gazeteci olacaksın. Her gün Halkevine gelip gazete ve kitapları okumanızı yakından izliyor, senden çok şey bekliyorum.”
Halkevi Başkanı da olan Muhlis hocadan
“tekdir” yerine“takdir” almanın sevinciyle daha çok okuma ve araştırmaya yönelmiştim.
---
Konya Basınından bir Sıraç Aydın Taşbaş
gerçeği geldi, geçti. Sıraç hoca, yazılarına üst başlığı böyle seçmişti;
“Yazdım da ne oldu?”
Besbelli ki yazdıklarının yankı bulmaması ve dikkate alınmamasından yakınıyordu.
Geçmişte Gazeteler özenle okunur, yazılanlar dikkate alınırdı. Şimdi sorunları dile getirsek de
“tık” yok! Toplumsal yozlaşma yazar/okur/
arasında da almış başını gidiyor.
■
Gazete, entelektüellerin sabah duasıdır.
(Hegel)
Bakmadan Geçme