Ayşe'nin hikayesi!..
Ayşe'nin hikayesi!.. - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Ayşe Ceylan 15 yaşında. Otistik bir çocuk. 12 yaşına kadar hayatı evde geçmiş. O yıllara kadar sadece
"anne"
diyebilen, Ayşe, ailesinin ve başındaki öğretmeninin ilgisi, şefkati ve desteği ile bugün
baba, babaanne ve dede
demeyi başarmış durumda.
Bu destek devam ederse, belki de kısa bir süre sonra cümle kurmaya, bazı davranışlarını olumsuzdan olumluya çevirebilecek!
Ayşe, bilinen bir tedavisi olmayan, ancak tek tedavisinin eğitim olabileceği anlaşılan Otizm'le mücadele de, gördüğü destek ve sevgiyle kendine gelmeye, kendini bulmaya çalışıyor.
Yüzüne yansıyan yaşama sevinci, yeni bir şeyler söyleyebilme isteği, ailesinin ve onu eğitenlerin ümitlerini bir hayli artırmış durumda.
Ayşe ve Ayşe'nin durumunda olanların özel eğitime ihtiyaçları var. Özel eğitim, onunla her an ilgilenmesi gereken bir eğitmen demek, psikolog demek, terapist demek, çocuk nörologu demek.
Kısacası ekip çalışması demek!
Ekip çalışması içinde, maddi desteğe ihtiyaç var!
Ayşe'nin bu özel eğitimi sürdürebilmesi için aylık 2 bin beş yüz liraya ihtiyacı var!
Otizm, üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlık.
Milli Eğitimde bir öğretmene iki Otistik çocuk, zihinsel engelli olanlarda ise bir öğretmene beş zihinsel engelli çocuk veriliyor.
Engelli çocuklarının yaşları yirmiyi bulan aileler, bundan sonra ne yapılabilir ki, deyip, kendilerini ve çocuklarını dış dünyaya kapatmış durumdalar.
Toplumda var olan yanlış yargı, bu çocukların dışarıya çıkmasına, parklarda kendilerine uygun spor aletlerinde spor yapabilmelerine imkan vermiyor.
Aileler, hem kendi çocuklarını, hem de kendilerini evlerine resmen hapsediyorlar!
Sen engellisin, dur, yapma, geri dur, aman ha, gel buraya, seni dışarıya çıkarttığıma pişman etme beni, yapamazsın, düşersin, bir tarafını kırarsın, şeklinde olumsuz bağırışlar ve ikazlar, kızgın ve asabi yüz ifadeleri, anlamsız korkular yüzünden, çocuklara ve kendilerine hayatı zehir eden sayısı belirsiz insan var.
Engelli çocuklara bugüne kadar tam destek vermede oldukça geç kalan hükümetlerin, son dönemde, yapmış olduğu cüzi rakamlarla ifade edilebilecek yardım ve destekleri, özel ilgi ve alaka bekleyen hastalıklarda dertlere derman olmuyor.
Bunlardan birisi olan Ayşe Ceylan ve ailesi bir anlamda dökme suyla değirmen döndürmeye devam ediyorlar!
Yardım desteği bugüne kadar ağırlıkla İstanbul kaynaklı olmuş. Bazı Konyalı yardım severler yardımcı olurlarken, Konya Valiliği de yine geçtiğimiz yıl üç aylık bir yardım toplama izni vermiş aileye.
Geçtiğimiz yıl başta İkbal Gürpınar ve Ercan Saatçi olmak üzere bir çok sanatçı, Ayşe'ye yardım noktasında el ele vermiş ve yardım kampanyası başlatmışlardı.
Çağan Irmak, Ezgi Mola, Behzat Uygur, Işıl Rençber, Aslı Şen, İclal Aydın, Ali Murat, Eda Kosif, Şahnaz Çakıralp, Mehmet Okur, Özlem Maden, Özgü Namal, Özkan Uğur gibi sanatçılar, Ayşe'ye destek çağrısında bulunmuşlardı. Ancak destekleri ailenin ifadesine göre yeterli olmadı.
Ayşe gibi çocuklara bir umut ışığı olabilecek, Konya-Selçuklu Belediyesi'nin
'Otizm ve Down Sendromu Yaşam Merkezi'
binası ve çevre düzenlemesi bitmiş durumda. Aldığımız bilgilere göre bu merkezde görev alacak personelin eğitimlerine devam ediliyor.
Otizm ve Down Sendromu Yaşam Merkezi için geçtiğimiz yıldan beri ön kayıtlar alınıyor ve ön kayıt işlemleri devam ediyor.
Bu yaşam merkezi, ülkemizde bir başka örneğinin daha bulunmadığı örnek bir merkez olma yolunda.
Yeni açılan bütün merkezlerde olduğu gibi, çocuklarını bu merkeze gönderip göndermeme konusunda tereddütler yaşayan aileler, açılma tarihi başta olmak üzere, gerekli açıklamaların yapılmasını ve yüreklerine sular serpilmesini bekliyorlar!
Ayşe'ler, Fatma'lar, Hasan'lar, İbrahim'ler, Ali'ler bizim çocuklarımız.
Konya hayır-hasenat sahibi isimsiz birçok hayırseverin yaşadığı bir şehir. Bu çocukların, yüzlerine yayılacak her gülümseme, yaşayacakları her sevinç anı, söyleyebilecekleri her farklı kelime, kuracakları her cümle, desteğini esirgemeyecek olanları kim bilir, cennetin hangi kapısından cennetle buluşturacak ancak Rabbimiz bilir.
Bakmadan Geçme