ABD elçisi Barrack, İsrail'in Suriye saldırısı ile ilgili konuştu!
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Türkiye ile İsrail arasında Suriye üzerinden yaşanan gerilime ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Barrack, İsrail’in Suriye’de Türkiye’nin olası askeri varlığına yönelik istihbarat aldığını iddia ederek, İsrail savaş uçaklarının Ankara veya Washington’a herhangi bir bildirimde bulunmadan harekete geçtiğini anlattı.
Büyükelçiye göre yaşananlar, basit bir hava saldırısının ötesine geçerek ABD’nin iki önemli bölgesel ortağını, bunlardan biri NATO üyesi Türkiye olmak üzere, doğrudan askeri çatışma riskiyle karşı karşıya bıraktı.
Barrack, İsrail’in neden böyle bir risk aldığı sorusuna iki ihtimal üzerinden yanıt verdi. İlk ihtimalin İsrail'deki karar alma mekanizmasında yaşanan ciddi bir iletişim kopukluğu olduğunu belirten Barrack, ikinci ihtimalin ise İsrail’in Türkiye’yi bilinçli şekilde kışkırtması olduğunu söyledi.
Barrack, bu ihtimali değerlendirirken Türkiye’nin geçmişte benzer koşullar altında Rusya’ya ait bir savaş uçağını düşürdüğünü hatırlattı. Sınır hattında herhangi bir bildirim veya anlaşma olmadan savaş uçaklarının konuşlandırılmasının son derece tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirten Barrack, İsrail’in attığı adımın da Türkiye açısından benzer bir risk oluşturduğuna işaret etti.
ABD Büyükelçisi, söz konusu olayı hatırlatarak“İsrailliler Türkleri kışkırtıyordu. Hatırlarsanız Türkler de benzer koşullar altında bir Rus uçağını düşürmüştü, değil mi? Sınırda, herhangi bir bildirimde bulunmadan, herhangi bir anlaşma olmadan uçakların konuşlandırılması çok tehlikeli bir oyun” dedi.
KRİZİN PERDE ARKASINDA SURİYE HESABI
Barrack’a göre yaşanan gerilimin arkasında yalnızca tek bir hava operasyonu bulunmuyor. Asıl mücadele, Beşar Esad sonrası Suriye’nin nasıl şekilleneceği üzerinden yürüyen daha geniş bir stratejik rekabetin parçası.
Büyükelçi, İsrail’in Suriye hava sahasının gelişmiş askeri sistemlerden arındırılmasını istediğini söyledi. İsrail açısından bunun temel hedefinin, hava operasyonlarında hareket serbestisini korumak ve İran’a karşı “net bir görüş hattı” elde etmek olduğunu belirtti.
Diğer tarafta ise Türkiye, Esad sonrası Suriye’de hem askeri hem siyasi açıdan giderek daha belirgin bir aktör olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle Barrack’ın değerlendirmesine göre yaşanan gerilim, yalnızca iki ülkenin uçaklarının karşı karşıya gelme ihtimalinden ibaret değil. Yeni Suriye’nin güvenliği ve geleceği konusunda birbirinden farklı iki stratejik yaklaşım gökyüzünde karşı karşıya geliyor.
Türkiye, yeni Suriye’nin inşasına ve güvenliğinin sağlanmasına katkı sunmaya çalışırken, İsrail ise Suriye’nin İran’a karşı kendi askeri hareket alanını sınırlayacak bir yapıya dönüşmesini istemiyor.
Bakmadan Geçme