'Dünya malı sele benzer!..'

'Dünya malı sele benzer!..'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Ölüm denen davetiye hiç beklemediğiniz bir anda ve ansızın elinize tutuşturulup, ne işin varsa olduğu gibi bırak, buraya kadar denildiğinde, yanınızda ne götürebileceksiniz?

Elinizden hiç düşürmediğiniz, onsuz yapamadığınız Iphone telefonunuzu mu?

Yoksa tapularınızı, kasadaki kıymetli evrak ve paralarınızı mı?

Ya da şu işim yarım kalmıştı bitireyim de öyle geleyim diyebilecek misiniz?

Dünya malı için, her şeyi unutan insana, dünya malı dünyada kalır dense dinleyecek mi?  Bütün cümleleri doğru amma...diye başlayacak ve kendini haklı gösteren,  ne kadar gerekçesi varsa sayacak bir-bir!

Büyüklerimiz dünya malına meyletmeyi tavsiye etmeselerde, istisnalar haricinde ekseriyetimiz dünya malına meyletme fikrinden yüz çevirmeyi aklının ucundan dahi geçirmedi..

Hele ki, günümüzde...

Paranın göz kamaştıran gücü ve cazibesi, parası olanın geçiş üstünlüğü, söz söyleme önceliği, fark edilirliği, teşebbüs kabiliyetinin sınırları zorlaması, özgüveni, duruşu, dünya malına oldukça kolay sahip olabilme imkanı imrenilecek değil, kıskanılacak boyutlara erişti.

Edindikleri serveti batıranların, bir anda iflas edenlerin, her ne yaparlarsa yapsınlar çöküşlerini önleyemeyenlerin görüntüleri bile dünya malına olan tutkuyu engelleyemedi.

Zengin ve fakir arasındaki derin uçurumlar, cömert olması, hamiyet sever olması beklenen zengin insanların yaptığı yardım ve desteği, insanları horlarcasına, küçük görürcesine, aşağılarcasına yapmalarının doğurduğu travmalar, feraset sahibi ve cömert olduğu iddiasında olan bu insanları ve bu kavramları sorgulatır oldu.

Her şeye rağmen, dünya malı üzerine yapılan konuşmalar baldan tatlı geldi insanlara. Hele o dünya malı üzerine kurulan hayallere derman yetmedi!

Elimizde tutamayacağımız, bir sonraki hayatımıza en çok sevdiğimiz neyimiz varsa götüremeyeceğimizi bildiğimiz halde, Antik çağlarda, sevdikleri en kıymetli eşyalarla birlikte gömülen insanları anlata- anlata bitiremedik!

Büyüklerimiz çok daha iyi anlaşılsın diye dünya malını sele benzeterek, selin tahribatını, selin önüne kattığını nasıl sürüklediğini, nasıl alıp götürdüğünü, sele kapılanların akıbetinin neler olduğunu yaşanan örneklerle anlattılar birçoğumuza.

Dünya malına aşırı bağlanmanın,, sele kapılması her an muhtemel insanlarla anlatılmaya çalışılması da bu yüzdendi!

Dünya malının göz alıcılığı, albenisi olması, cazibesi ve çekiciliğinin birçok insanı sarhoş etmesi, hele de, insanın gözlerini kamaştırması da cabası olarak serildi gözler önüne!

Ağzını açtığında paradan-puldan, aldığı-sattığı mal-mülkten başka bir şey konuşmayanları bilirsiniz.

Bu insanlar hem kendilerini anlatmaktan, hem de birilerine anlattırmaktan büyük keyif alanlardan başkası değillerdi.

Hiç bir ikaz, hiçbir ima, hiç bir şaka yollu espri onları bu anlatımlarından vazgeçiremedi.

Elinde imkan olanların ellerindeki mal-mülk adedini artırma, peşin para ellerinde olduğu için ucuza kapatma, yok pahasına alma gibi metotlara başvurmaları da olağan işlerden olup çıktı.

Mal canın yongasıdır diyenler, insanların sahip oldukları mala-mülke ne kadar bağlandıklarını anlatmak istemişlerdi.

Dünya malı bir yerde paylaşılamayan, bölüşülemeyen bir meta oldu hep.

İnsanlar, dünya malı için ne tüyü bitmemiş yetim hakkını, ne miras hukukunu, ne de hakkı olmadığı malı alma konusunda tereddüt etmediler.

Hak, gücü ve kudreti elinde bulunduranındır mantığından duyulan pişmanlıkların ölüm döşeklerinde, bu dünyadan giderayak akla geldiğine az mı şahit olduk!

Her pişman olan, her kul hakkı ile giden yine de bizlere ibret olmadı.

Dünya malının cazibesi, gözlerimize adeta kalın birer perde çekti. İnsanların deprem gibi, sel gibi, yangın gibi tabi afetler sonucunda, ömür boyu ne varsa topladıklarını bir kaç dakikada kaybederek, bir kaşık çorbaya muhtaç kaldıklarını görmek bile gözümüzü açmadı.

Bu türden tabi afetlerin oldukça sık yaşandığı bir coğrafyada olmamıza, ekranlar vasıtasıyla olan-bitenden anında haberdar olmamıza rağmen, neden aklımız başımıza gelmez hiç düşündünüz mü?

Hz. Pir, dünya malına kendini kaptıranlara bakın nasıl sesleniyor

; 'Sel ister bulanık olsun, ister saf olsun madem ki geçicidir, onu konuşarak vakit öldürme. Dünya malı sele benzer!..'

Bakmadan Geçme