'Bu dünyada el öpmek, el emeğinden kârlı!'
'Bu dünyada el öpmek, el emeğinden kârlı!' - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
El öpmekle dudak aşınmaz
diye başlayan söz, gurur ve kibre karşılık olsun diye söylenmişti. Günümüzde hem el öpenler, işleri şirazesinden çıkardı, hem de el öptürenler. El öpenler, öptükleri eli iki kere öptüm, üç kere öptüm, saygıyla öptüm diye ballandırdıkça, el öptürenler bu işten bir hayli haz duyanlar olarak, ellerini uzatıp duruyorlarsa kime ne diyeceksiniz?
Elini öptürmeye alışmışların, ellerini öpmek istemeyenlere karşı gösterdikleri tavır, yüzlerine vuruyor. Çevrelerinde bulunan insanlar hemen başlıyorlar; saygısız, edep ve adap bilmez, nereden gelmiş bu! demeye.
İnsanımızdaki el öpme merakının artış yüzdesini hiç merak edeniniz oldu mu?
Elini öptürmek için elini uzatmayanların elini yakalayanlar, elinizi öpmeye geldik diye duruşunu, halini düzene koyanlar, kendilerine göre usul erkan geliştirenler türedi!
Bir dönem bazı ağabeylerimiz elini öpmek isteyenlere elini vermezler, bu dünyada eli öpülecek kimse kalmadı, bizi de eli öpüleceklerden saymayın diye ellerini uzatmazlardı.
El öpmek; alınteri dökerek çalışmaktan, iyi niyetten, bir işe gönül vermekten, işine sadık olmaktan, hile ve hurdaya tevessül etmemekten, yalan söylememekten, emanete hıyanet etmemekten çok daha iyi bir konumda.
Saygısı ve sevgisini yaptığı işle, duruşuyla, tavrıyla, sadakatiyle, o işe gönül vermesiyle ortaya koyan insan, el öpmeyi bilmediği sürece elini öptürenlerin nazarında değeri hiç olmadı!
O insanların çeyreği bile etmeyenlerin göz boyayarak, riyakârca, bütün göze girme taktiklerini kullanarak, el öpmeye gitmesi, aracılarla sevgi ve saygısını sunma gayretlerinde bulunması takdir topladı ve toplamaya devam ediyor.
Sadakat, bağlılık gibi kavramlar el öpmeyle ölçülüyor.
Çalışkanlık, efendilik, dürüstlük, namusluluk gibi erdemler, el öpenlerin riyakarlığı ve yağcılığı karşısında bir adım ileriye gidemiyor.
Terfi edenler, tercih edilenler, bir yere getirilecek olanlar, göze girme çerçevesi adı altında yükselecekleri yere emin adımlarla yürüyorlar!
Kaliteli, iş bilir, her zorluğun üstesinden gelebilir insanlar, el öpmeyi bilmedikleri için, el öpenlerin gölgesinde kalıyorlar.
Takdir görmüyorlar. Döktükleri alın terinin karşılığını alamıyorlar. Gelecekleri yerlere gelebilmeleri tesadüflere, insaf ve merhamet ehli insanların onları görebilmelerine kalıyor.
Bu yapı sanatta, siyasette, ticarette, istisnasız toplumun her kesimine yayılmış durumda.
Ölçüyü, endazeyi, kantarın topuzunu kaçırmış olan bizler, sahte saygıları, sahte hürmet gösterilerini, akşama kadar yağ çekenleri, bizi öven ve takdir edenleri baştacı yapıp, el üstünde gezdiriyoruz.
Ben hayatımda böyle saygılı insan görmedim diye de, anlatmadığımız insan kalmıyor.
El öpenlerin çok olsun diye çocukluğumuzda, bizleri büyüklerin ellerini öpmeye teşvik eden dedelerimiz, bugünleri görselerdi kim bilir ne kadar şaşırırlardı.
Ana ve babalarımızın, aile büyüklerimizin ellerinin öpülmesi elbette bu kategorilere girmiyor.
Gerçekten samimi olarak, hiç bir çıkar gözetmeden içinden gelerek, saygı duyduğu, sevgi duyduğu büyüklerinin ellerini öpenleri kesinlikle tenzih ediyorum.
Onlar bütün bu anlattıklarımızın dışında kalan, onlarla uzaktan, yakından alakası olmayan hoş ve güzel saygı ifadelerini sunanlar olarak değerlendirilmeli!
Siyasi bir büyüğün elini öpen, el öpme hadisesini anlatırken kendinden geçiyor. Hürmetle nasıl sıraya girdiğini, sıra kendine geldiğinde, nasıl yarı beline kadar eğildiğini, el öptüğü kişinin yüzüne nasıl baktığını, nasıl tebessüm ettiğini anlata anlata bitiremiyor!
El öpmek günümüzde hem kârlı, hem de bayağı revaçta.
Elini öptürenler, efendi çocuk, terbiyeli, saygılı, hürmet nedir, sevgi nedir, büyük değeri nedir, biliyor şeklinde yorumluyorlar saygı simsarlarını!
Böyle övülenler ne yapıyorlar? İşi abarttıkça abartarak, saçma-sapan, saygı ve sevgi ile alakası olamayan bir yığın kara-mizah örneği cümleler sarfediyorlar. Söyleyen alay ve yergi konusu olurken, saygı duyulanın düşürüldüğü durum anlayanlar için gerçekten içler acısı bir hal alıyor!
Hz. Pir, bu konuda;
'El öpmenin, el emeğinden kârlı olduğu bir dünyada elden ne gelir!'
derken bugünleri ne kadar güzel anlatmış!