'Beyefendi biz size dönelim!'
'Beyefendi biz size dönelim!' - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
"Tüm güzellikleriyle Konya'yı keşfet"" www.konya .com. tr" başlıklı billboardları hatırlıyorsunuz,
O billboardlardaki bir el sanatları ustasının resmi dikkat çekiyordu.
O resimdeki sanatçıyı tanıyanlardan birisi aradı Büyükşehir Belediyesini.
O işe Kültür Dairesi bakıyor dediler, adamı bağladılar Kültür Dairesine.
O billboardlardaki sanatçıyı tanırım dedi adam ve sordu;
Kendisi burada mı?
Telefona bakan;
"Beyefendi biz size dönelim!"
dedi!
Bir saat kadar sonra, adam tekrar aradı Kültür Dairesini.
Kendisi iyi bir sanatçıdır sipariş verecektim, telefonu filan yok mu?
"Beyefendi biz size dönelim!"
dediler tekrar!
Bir kaç saat sonra adam yine aradı Kültür Dairesini.
Bari dedi adresini verinde, kendim gideyim.
"Beyefendi biz size dönelim!"
dediler yine...
İsteseler bile dönemezlerdi!
Çünkü bulamazlardı, çağıramazlardı sevgili okurlar!
El sanatları ustası Akseki-Bademli'li Hüseyin Salim Çakmakçı usta, bu dünyadan ayrılalı tam dört yıl olmuştu!
"Beyefendi biz size dönelim!"
diyenler, billboard'ta yer alan sanatçının kim olduğunu araştırma zahmetine bile katlanmamışlar, sorunun muhatabına müspet-menfi bir cevap verememişlerdi!
Bu durum, Kültür Dairemizde sanatçıların ve özellikle Konyalı sanatçıların bir envanterinin olup olmadığı sorusunu çağrıştırdı
Sorulsa,
"Beyefendi biz size dönelim!"
filan mı diyeceklerdi acaba?
Bir çok yazımızda dile getirmeye çalıştığımız gibi, Konya el sanatlarında oldukça iyi ve ülke çapında tanınmış, bir çok ildeki festivallere davet edilen sanatçılara sahip!
Şehirde yapılan faaliyetlere bu insanlar neden çağrılmaz diye bugüne kadar çok sorduk cevap alamadık!
Bu şehrin sanatçıları hariç, her şehirden nice sanatçılar davet edildi! Biz ise, neredeyse kendi sanatçılarının kim olduğunu bilmeyen şehir diye anılacağız!
Konya gibi bir kültür şehri olacaksınız. Kültür şehri olduğunuzu cümle alem bilecek, kabullenecek, amma velakin böyle bir kültür şehrinde, böyle bir kültür vadisinde yetişmiş kendi insanlarınızı, kendi sanatkarlarınızı önyüze çıkartmayacaksınız!
Burası bir Başkent! Bu Başkentte el sanatları başta olmak üzere bir çok sanat dalında, alaylı ve mektepli sanatçılar var.
Hatta bazı sanatlar en son temsilcileriyle, son demlerini yaşama gayretindeler!
Onlar sizi değil, siz onları bulacaksınız!
Bu son sanat temsilcilerinden haberiniz yokmuş gibi davranamazsınız!
O insanları Türkiye tanıyorken ben görmedim, haberim yoktu, bilmiyordum diyemezsiniz.
Derseniz adama kargalar bile güler!
Çok sorduk, bir daha soralım.
Bu şehirden sanatkar yetişmesini, sanatkarın ayakta durmasını, ayakta kalmasını istemiyor musunuz?
Sanatçılar duygusal olur! Az biraz dik başlı olur! Sözünü sakınmaz!
Haksızlığa ve haksız işe tahammül göstermez!
Yağcılık dalkavukluk yapamazlar, yaparlarsa sanatçı olamazlar, kimyaları bozulur!
Sanatkar kardeşlerimizden birine, sen demişler politikanı değiştir arkadaş!
Azıcık hoş konuş! Elimiz oldunuz de!.. Ayağımız oldunuz de!...
Sanatkar böyle konuştu mu, kendini yer bitirir sevgili okurlar!
Yoksa siz, biz sanatçının akıllı-uslusunu, itaatkâr olanını, büyüklerini gördüğünde hazırola geçenini, temenna çekenini severiz diyorsunuz da, arife tarif gerekmez babından saygı ve itibar mı bekliyorsunuz?
Onları el üstünde tutmak, destek vermek, övmek gerekirken, onlara imkan sağlayanların övülme beklemesi, bir şehirde sanata ve sanatkara verilen değerin bitmek ve tükenmek üzere olduğunu göstermez mi?
Yaşadığımız hazin manzara bundan ibaret sevgili okurlar!
Böyle olunca da, kimsenin kimseden haberi olmaz, haberi olması da istenmez. Kimi sorsanız, telefona bakan ses, "Beyefendi biz size dönelim!" demeye devam eder!
Bakmadan Geçme