YAZARLAR

Dünyanın savaşmaya çalıştığı ancak nasıl savaşılacağını dahi henüz çözemediği bir virüs yani 125 nanometre boyutunda bir cansız.
Evet dünyamızı etkisi altına alan ve tüm dünyayı çaresizce evine kapatan bu virüs karşısında ne koca koca devletler, ne teknolojileri ile evrene hükmeden güçler hepsi çaresiz ve karamsar şekilde akıbetin ne olacağı konusunu tartışıp duruyor.
Teşbihte hata olmasın ‘Dünyayı ben yarattım’ havalarında olanlar bugün gözün dahi görmediği bir virüsle mücadele için türlü türlü vicdansızlıklar yapabiliyorlar.
Uzaya tatil projelerinden tutun da insan klonlamaya kadar giden bir gelişim sürecine kadar çok çok büyük mesafelerin alındığını haykıranlar bugün geldiğimiz noktaya bakıldığında en başa dönmüş durumda.
Sizlerin de dikkatini hafta sonu duyduğunuz, okuduğunuz bir haber çekmiştir. Koskoca dünya devleti diye adlandırılan ülkelerin içinde bulunduğu acizliğin boyutu ve geldiği nokta.
“Koronavirüs salgınına karşı maske ihtiyacını gidermek isteyen ülkeler arasında büyük rekabet var. ABD’nin, Almanya’nın satın aldığı, Fransa’nın ise İspanya ve İtalya’ya gidecek maskelere el koyduğu bildirildi” buyurun işte, haberin kısa özeti bu.
Yani oturduklarında insanlıktan, küresel haklardan bahsedenlerin düştüğü durum budur. Özellikle virüsle mücadelede büyük kayıplar veren Avrupa ülkeleri arasında büyük krizlerin çıktığı maske ve tıbbi koruyucu ekipmanlar aynı masada oturanları birbirine düşürmüş durumda.
İşte tam da burada ülkemizden virüsün merkez üssü haline gelen iki ülkeye hem ders niteliğinde hem de tarihlere tekrar yazılacak bir insanlık dersi verilmiş oldu.
Dahası şöyle söylemek daha doğru olacaktır; Çin’de başladıktan sonra hızla kontrolden çıkan koronavirüs salgını ile mücadelede devletin tüm birimlerini seferber eden güzel ülkemiz, zor nefes alan ülkelere de tıbbi yardım yaparak bu konudaki duyarlılığını tüm dünyaya gösterdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile virüsün en çok vurduğu iki ülke İspanya ve İtalya’ya gönderilen malzemelerin yer aldığı sandıkların üzerinde ise İtalyanca ve İspanyolca, Mevlana’nın: “Ümitsizliğin ardında nice ümitler var. Karanlığın ardında nice güneşler var.” sözü ve “Türkiye’den sevgilerle” ifadesi ülkemizin insanlık ve duyarlılık konusundaki hassasiyetini tüm dünyada bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.
Tabi bu dünya üzerinde takdir toplasa da ülkemizde bunu eleştirenler ‘Böylesi zamanda böyle hayati önem taşıyan malzemelerin gönderilmesi doğru değil’ diye düşünen ve ifade edenler de olmuştur.
Ancak bilinmelidir ki, bu gönderilen malzemelerin nelere kadir olacağını zaman bizlere gösterecektir.
Şükür ki bizim ülkemizde henüz böyle bir elzem durum hasıl olmadı. İnşallah da olmayacaktır diye dua ediyoruz. Çünkü ülkemizde bugün devletlerin birbirinden çalmaya çalıştığı malzemelerin üretimlerinde evinde oturan Ayşe teyzeden, meslek liselerindeki genç kardeşlerimize kadar 7’den 70’e herkes elini taşın altına koymuş durumda ülkesine katkı sağlamak adına gayret gösteriyor.
Kolay bir süreç geçirmiyoruz, elbette sıkıntılar olacak, elbet ülke olarak belki bizim de sancılı süreçlerimiz olacak. Ancak bu sürece ulaşmadan gerekli önlemler alınırsa dünyanın sağlık alanında yaşadığı sıkıntıyı bizler yaşamayız diye temennimiz bulunuyor.
Dünyanın sağlık sisteminin kilitlendiği ve yetersiz kaldığı bu süreçte ülkemizdeki sağlık sistemi inşallah yeterlilik gösterecek ve bu sıkıntıyı sorunsuz şekilde atlatacağız inşallah.
Selam ve dua ile kalın sağlıcakla…

> Yeni Meram >Yazarlar > ‘Zerre’ye karşı acizlik
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.