YAZARLAR

“Zehretme hayati bana cananim
Elemlerle doldu benim her anım
Kederimle yanıp sönse de canım
İnan ki ben sana yine hayranım.”

***

Türk Sanat Müziğinin efsane ismi, onuru, paylaşımcı niteliği de öne çıkan, insan ve sanat sevgisi üst düzeyde, hümanist, çağdaş, sevecen ve duygulu bir Zeki Müren vardı. Ne yazık ki, 18 yıl önce kaybettik. Asker arkadaşımdı, halk

Benim deyimiyle devremdi. Ankara Balgat’da Piyade Yedek Subay Okulunda, 6. bölükte 6 ay süreyle arkadaşlık ettik. Vefa’nın, çıkarsız dostluğun somut örneğini gördüm ve yaşadım. Paraya pula önem vermez, zarif, cömert, eli açık, çağdaş bir yapıdaydı. Bütün mal varlığını Türk Eğitim Vakfı ile Mehmetçik Vakfına bağışlaması onun ne denli bir kişilik yapısına sahip olduğunu göstermektedir;

Vatan, eğitim ve öğretim sevgisi:

Bağışlarıyla 2014 yılına kadar 2.500 dolayında öğrenici okuma olanağı buldu.

Çok sevilen Zeki Müren’e günde 100-200 dolayında hayranlarından mektup gelir tümünü okumaya ve yanıtlamaya zamanı yetmediğinde birkaç arkadaşla onun adına karşılık verirdik.

***

Zeki Müren, Bursa’nın Hisar semtinde Kaya ve Hayriye Müren çiftinin tek çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi Bursa’ya Üsküp’ten göç etti. Babası ailesini kereste tüccarlığı yaparak geçindiriyordu. Eğitimine Bursa Osmangazi İlkokulu’nda başladı, Müzik yeteneğini o yıllarda öğretmenleri tarafından anlaşılmıştı. Müzikli müsamerelerde oynadı. Ortaokulu Tahtakale’deki 2. Ortaokul da bitirdi, ardından İstanbul Boğaziçi Lisesine gitti ve birincilikle mezun oldu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisine-Mimar Sinan Üniversitesi- girdi ve Yüksek Süsleme Bölümü Sabih Gözen atölyesinden mezundu desen çalışmalarına ilişkin sergiler açtı. Müzik yaşamına Bursa’da tamburi İzzet Gerçekler’den aldığı derslerle adım attı. Üniversite öğrenciyken TRT İstanbul Radyosunun solist sınavın da birinci oldu. İlk konserini, İstanbul Radyosunda yayımlanan programda vererek büyük beğeni kitlesine ulaştı. Konser sonrası, dönemin ünlü sanatçısı Hamiyet Yüceses, yayını sırasında Zeki Müren’i arayarak kutladı. Aynı hafta Selahattin Pınar’ın eseri ‘‘Muhabbet Kuşu ’’ şarkısı plağını doldurttu; sanatçının tüm Anadolu da tanınmasına yardımcı oldu. Bu başarısı ardından düzenli olarak, canlı yayın programı olmak üzere eserlerini seslendirmeye başladı; 15 yıl, radyo programlarında yer aldı;
ilk halka açık konserini 26 Mayıs 1955’de verdi. Behiye Aksoy ile birlikte dönüşümlü olarak on bir yıl Maksim Gazinosunda sahne aldı; yaşamı boyunda 600’ü aşkın plak ve kaset doldurdu; 300 kadar şarkı besteledi. İlk kez 1955 yılında Türkiye’de verilen Altın Plak Ödülü’nü, ‘‘Manolyam’’ adlı şarkısıyla aldı.

1954 yılın da‘‘Beklenen Şarkı’’ sonra kendi bestelediği 28 filmde oynadı; 100 şiirini ‘‘Bıldırcın Yağmuru’’ adlı kitabında topladı.

Sanat Güneşimiz Zeki Müren, yaşamının son evresinde kalp ve şeker hastalığından dolayı sahne yaşamından uzak durdu; Bodrum’da dinlenceye çekildi. TRT İzmir Televizyonunda kendisi için düzenlen tören sırasında kalp krizi geçirdi, 24 Eylül Salı günü yaşama veda etti. Cenazesi Bursa’da Emir Sultan Mezarlığında büyük bir kitlenin katılımıyla toprağa verildi.

Askerlik sonrası da dostluğumuz sürdü, vefa, önemli niteliklerinden biriydi. İstanbul’da bizi ağırladı, Konya’ da biz onu konuk ettik.

Allah Rahmet eylesin; ışıklar içinde uyusun!

Bir damla:

Şimdi uzaklardasın
Gönül hicranla doldu

Hiç ayrılamam derken
Kavuşmak hayal oldu

Sevda bahçelerinin
Çiçekleri hep soldu

Hiç ayrılamam derken
Kavuşmak hayal oldu.

> Yeni Meram >Yazarlar > ZEKİ MÜREN’İ ANIMSAMA!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.