YAZARLAR

***

“BİR GÜN, Birinci Cihan Harbi’nden sonra Ortadoğu’da kurulan sun’i devletlerin halkları ayaklanacaktır. O gün geldiğinde, yeni kurduğumuz cumhuriyetimizin yöneticileri, bu halkların değil emperyalist güçlerin yanında yer alırsa aynı akibete kendileri uğrayacaktır ve kurtuluş savaşında yedi düvele haddini bildiren Türk halkı, onların da hakkından gelecektir.”

***

NORMAL…

Baro Başkanımız Fevzi Kayacan, İstanbul Barosu hakkında suç duyurusunda bulundukları iddiasıyla ilgili, “Konya Barosu Başkanlığı, ne Adalet Bakanlığı’na ne de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na doğrudan doğruya bir suç duyurusunda bulunmamıştır” demiş.

Tabii… Burası Konya… Doğrusu bu.

Bulunsaydı zaten şaşırtmış olurdu!

***

ZAMANELER…

Her hanede bir tane değil ki.

İki de olan var üç, dört de…

Şu cep telefonları ilköğretim çağındaki öğrencilerin de elinde…

Yeni modeller çıkıyor, yeniliyorlar.

Boş yere enerjilerini tüketiyorlar.

Yaşlıların tespih çekmesi örneği ellerinden düşürmüyorlar, durmaksızın kullanıyorlar.

Zenginleri de böyle yoksulları da…

Sevdikleriyle mesajlaşıyorlar.

Sonra kıkır-kıkır gülüşüyorlar.

Zamanlarını boşa harcıyorlar.

Beyin enerjilerini tüketiyorlar.

Bazıları ise işlerini hallediyorlar.

Bir de bilgisayar hastalığı devasa.

Al cep telefonunu vur bilgisayara!

Ee, bunlara bir de TV eklediniz mi…

İşte size Türk gençliğinin hali.

Dünya yanıyormuş umurunda değil.

Büyüklere saygı da kalmamış. Otobüste-dolmuşta yer vermiyorlar. Bakışlarından okunuyor, “erken binip otursalardı moruklar” diye adeta sırıtıyorlar.

“Vatan”“bayrak” ne, bilmiyorlar!

Bunlara “zamane çocuğu” diyorlar.

Ellerinde cep, önlerinde bilgisayar, evde televizyon var, keyiflerinden sekiz köşe oluyorlar!

Dert nedir tanımıyorlar.

Ülke sorunlarını tınmıyorlar.

Helal olsun, gönüllerince yaşıyorlar!

***

TEŞEKKÜR=KÜFÜR…

Adamı, kurumu “helalinden” eleştirirsiniz, sıra dağlar gibi küfürler yersiniz. Adamı, kurumu översiniz “helalinden” teşekkür edilirsiniz.

Örneğin, Emniyet Müdürümüz sayın Hüseyin Namal telefon açtı, asayişle ilgili; örneğin, CHP Meram İlçe Başkanı Remzi Bozal telefon açtı MEDAŞ’la ilgili yazılarıma teşekkür etti. Örneğin, “Vatandaş Mülayim Efendiler”imiz kentiçi trafiğiyle ve kaldırımların “sök-tak” yapımıyla ilgili yazılarıma… Örneğin, yine “Mülayim Efendiler”imiz, Büyükşehir ya da diğer belediyelerimizce kentin ana arterlerini yeniden düzenleyerek makyajlar yapıp gözler boyanırken, kenar mahalleleri görmemeleri ve buralara gereken hizmeti götürmedikleriyle ilgili yazılarım nedeniyle teşekkür ediyorlar.

Örneğin; Konya’nın sahipsizliğini, uyutulduğunu çıplak gerçekleriyle yazarken…..

Usturuplu küfürler de yağıyor.

Alıştık artık “haram” küfürlere!

Ama inanır mısınız, yobazca edilen küfürler bana inanılmaz bir güç veriyor. Ve bu güçle “helalinden” yazılarıma devam ediyorum. Çünkü, “caz”larına, yalan-dolanlarına karnım tok…

Bunları yazarken büyük keyif alıyor, övenlere de sövenlere de teşekkür ediyorum. Çünkü öven de söven de velinimetimdir. Sonuç olarak….

Kervan ‘hızlanarak’ yürüyor!

> Yeni Meram >Yazarlar > Zamaneler
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.