YAZARLAR

YÜZDE ON! -EROL SUNAT-YENİ MERAM GAZETESİ

Bakan Albayrak, Enflasyonla Topyekûn Mücadele Programını çerçevesinde, birliklerden ve iş dünyasından büyük bir destek ve samimiyet gördüklerini belirterek şu duyuruyu yapmıştı: “Bu görüşmelerde bu hareketin bir çıtasını belirleyelim dedik. Bu harekete katılmak için tüm firmalarımızdan asgari yüzde 10 indirim yapmaları ve bu indirimi yıl sonuna kadar sürdürmeleri fikri üzerinde topyekün bir mutabakata vardık. Bu bir gönüllülük kampanyası. Katılımlardan mutluluk duyuyoruz.”
Bu mutabakat sonrasında bir açıklamada, Konya Büyükşehir Belediyesinden geldi.
Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay, hükümetin Enflasyonla Topyekûn Mücadele Programını çerçevesinde, alına kararları desteklediğini belirterek;
“KOSKİ’nin tüm su abonelerinin su bedellerinde yüzde 10’luk bir indirime gideceğiz. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak bu yıl kiracılarımızın kira bedellerinde herhangi bir artış yapmayacağız. Belediyemize ait, KONBELTAŞ’ın işlettiği KAFEM ve Konya Mutfağı’ndaki listelerde yüzde 10 indirime gidiyoruz. Otopark ücretlerinde yüzde 10 indirim, yine Beysu’nun sattığı sularda da yüzde 10’luk bir indirim yapacağız.” şeklinde bir açıklama yaptı.
Doların yükselmesine dayandırılarak, iğneden ipliğe tahminler ötesi gelen zamlar ve anormal artan fiyatlar karşısında yapılan bu indirim miktarı, ceplerdeki ve mutfaklardaki yangını söndürebilir mi?
Nedir yüzde on?
On liralık domates’in 9 liraya inmesi…
34 liralık zeytinyağının 30 liraya düşmesi.
20 lira olan peynir yada zeytinin 18 liraya alınabilmesi…
Örnekleri yüzde on hesabıyla düşürebilir, yuvarlayabilir, ayarlayabilirsiniz?
Atalar yuvarlanan taş yosun tutmaz demişler.
Zamların ve fiyat artışlarının önünde yuvarlanmaya devam ediyoruz.
Zamların öncesinde marketlerden kaç lira harcayarak çıkıyordunuz, şimdi aynı ürünleri aldığınızda kaç lira ödüyorsunuz?
Aradaki farkın ne kadar olduğunu söyleyebilir misiniz?
Birçok insan söylemesek daha iyi derken, zamdan önce ödediğimizin, iki katından daha fazla ödediğimiz günler oldu diyenleri dinliyorsunuz.
Bugünden sonra; Fatura toplamınızdan yüzde on düşüldüğünde, çıkan rakam sizi ne kadar mutlu edecek, birde onu söyleyin!
Yüz lirada on, 150 lirada 15, 200 lirada 20 lira…
Bu yeterli, bu kafi, on lira on liradır diyecek misiniz?
Görüldüğü gibi, Enflasyonla yeni bir mücadeleye başlıyoruz.
Enflasyon canavarı, dolarla, fırsatçılarla kolkola girip, cadde ve sokaklarımızda arzı endam etmeye başladı.
Hoş geldin enflasyon, hoş geldin enflasyon canavarı diyecek halimiz yok, herhalde!

*****
Kendimizi bildik bileli yüzde 50-60 oranında damping, ucuzluk, batan geminin malları şeklinde ucuzluklar yapılır hemen her şehrimizde.
Önce münasip bir fiyat ayarlaması yani artırımı yapıldıktan sonra onun üzerinden yüzde bilmem kaç diye indirimler, ucuzluklar, dampingler yapılırdı ya…
Sanırız, durum az biraz ona benzedi…
Onca zamdan sonra, yüzde on indirime inanın sevinemedik!
Yüzde on indirim, teselli babından fena değil şeklinde kurulacak cümlelere dahi teselli olamadı!
Keşke olsaydı!
Zamlar bu kadar yükseklerde olmasaydı, yüzde on, insanımıza ilaç gibi gelebilirdi.
Domates örneğinde olduğu gibi, on liradan 9 liraya inen bir domates yine de alınabilecek rakamlarda değil.
Yüzde on, psikolojik bir gösterge…
Hiç yoktan iyi… İndirim indirimdir diye düşünmek için yeterli bir oran değilse de, bu indirimin dileriz oranları az daha aşağıya çekilir, yüzde 20-25’lere kadar iner temennileri için bir başlangıç…
Sebze ve meyve fiyatlarındaki yükseliş, marketlerdeki, çarşı-pazardaki ve manavlardaki dalgalı fiyatlar.
Hatta birçok manavda, etiket olmaması, sebze ve meyvenin fiyatını ancak sorduğunuzda öğrenebilmeniz bir hayli ilginç!
Yüzde on konusunda varılan mutabakat olumlu olmakla birlikte, fiyatlar yükseldiği kadar yükseldikten sonra, yapılan yüzde on indirim, bizleri sadece gülümsetti.
Alım gücümüze kolaylıklar sağlamadı.
Büyüklerimizin, siyasilerimizin, görevlilerimizin marketlerde, pazarlarda ve manavlarda ikinci el ürünlere gösterilen rağbeti, insanımızın durumunu anlamaları açısından, mutlaka yerinde görmeleri ve izlemeleri gerekiyor.
Hafif ezik, buruşuk, birkaç günlük, ikinci el sebze ve meyveleri takip eden, kaçırmayan, bekleyen insanların durumu gözlenmeli.
On liralık bir sebze ve meyvenin 2-3 lira olduğu ikinci el ürünler yok satıyor.
İnsanlar şehrimizde marketlere ve manavlara geldiğinde ilk sordukları şey, ikinci el ürünler nerede sorusu.
Yüzde on indirim, ürünlerin fiyatını özellikle sebze ve meyvede ikinci el fiyatlarına dahi yaklaştırmayan bir oran.
*****
Konya bir zamanlar Türkiye’nin en ucuz suyunu içen ve kullanan şehirdi. KOSKİ, yapmış olduğu zamlardan sonra, yüzde on indirimle bu şehrin gönlünü ne kadar alabilir, onu da, sizlerin takdirine bırakıyorum.
Mesela, ülkemizin tahıl ambarı olan Konya’da ekmek zammını da geri almak gibi bir düşünceniz var mı?

> Yeni Meram >Yazarlar > YÜZDE ON!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.