YAZARLAR

■ Savaşı bilmeyen, barışı da bilmez.

***

Ünlü felsefecilerimizden Cemil Sena’nın çok beğendiğim bir özdeyişi vardır;

Herkes barışı sever, bütün savaşlar da bu sevgiye kavuşmak içindir.

Savaş için yapılır, barışa kavuşmak için. Bütün savaşların özünde bu olgu vardır.

Soğuk savaş sür – git devam edip gidiyor ancak son günlerde “sıcak savaş” da telaffuz edilmeye başlandı. Soğuk savaş, çok kutuplu dünya var oldukça sürecektir. Önemlisi sıcak savaşları önleyebilmektir.

Atatürk dış politikamızın ana eksenini onlarca yıl önce açıklamış ve bu ülkede koşullar elverdiğine özenle uygulanmıştır.

Yurtta barış cihanda barış!

Evresel bir değer de taşıyan bu öngörüye son yıllarda bir dış politika görüşü eklendi;

Komşularımızla sıfır sorun!

Dünya çıkar ilişkilerin at koşturduğu bir dünya ise -ki öyledir- ister komşu olsun ya da olmasın sıfır sorun kavramı ütopik bir söylemden öte gidemez. Örneğin komşularımızdan Yunanistan, Güney Kıbrıs, Bulgaristan, Suriye, Irak ve İran’la sıfır sorun değil, sorunlar yumağı giderek çözülmez bir yola doğru koşuyor.

Kim istemez yurtta ve dünyada barışı? Kim şapkasını çıkarmaz, komşularla sıfır noktaya gelmiş bir dış politika uygulamasını? Ancak ne var ki, iç ve dış politikalarda sorunları sıfırlamak bugünün koşullarında olanaklı değildir.

***

Söz savaş olunca Hz. Mevlana’da bir kıssa;

Mevlana’nın bir öğrenicisi istekte bulundu;

“Bana, güçlü bir at getir!”

Öğrenicisi güçlü bir at seçer, ne var ki, eğerlemekte zorluk çeker. Bu at huysuzdur ve çok zahmet verir. Az sonra, Hz. Mevlana oraya gelir. Hırçın at onu görür görmez sakinleşir. Mevlana bir sıçrayışta o ata biner ve hızla bir yön doğru gider. Akşam, tozlara

topraklara bulanmış olarak geri döner. İkinci gün de aynı şekilde gidip geri döner. Üçüncü gün döndüğünde, sevinçlidir artık. Der ki;

“Çok şükür savaşı kazandık!”

Üç gün sonra bir kafile gelip Moğollarla

yaptıkları savaşı anlatırlar;

“Onlar kalabalık, biz azdık yenileceğimiz sırada Hz. Mevlana yalın kılıç yetişti ve “Allah Allâh!” diyerek hücum ediyor, düşman askerlerini kırıp geçiriyordu. Onu görünce, moral bulduk, güçlendik. Toparlanıp hücuma geçtik ve Mevlana’nın sayesinde savaşı biz kazandık.

***

İsrail’le Mavi Marmara olayı ile başlayan süreç zamanla boyut kazandı, ilişkiler büyük ölçüde azaltıldı, hatta “savaş” sözleri bile gündeme geldi. Güney Kıbrıs’ta doğalgaz arama çalışmaları da bir başka “savaş “ çağrılarına dek uzandı. Suriye yönetimi ile dostluk yara aldı, Başer Esad rejimine karşı savaş sözcüğünü telaffuz eden çevreler var. Kuzey Irak yönetiminin ikiyüzlü kalleş tutumları kimi koşullarda “savaş”ın soğuk yüzüne doğru hareketlenmenin işaret fişeği gibi algılanıyor. Dost görüp, büyük Pers İmparatorluğu hayali içinde kıvranan İran’ın dost mu, düşman mı olduğu belli değil. Yunan, her fırsat bulduğunda bize karşı dişini gösteren, ancak geçmişte yediği şamarları anımsayarak geri çekilen ve yelkenleri suya indiren görüntü içindedir.

Bulgaristan mı? Ne zaman bize karşı dostça bir tutum da oldu ki?

Hükümetin özellikle Başbakan Erdoğan’ın iyi niyetinden asla kuşkumuz yok. Ancak ne var ki sıfır kilometredeki dostlarımızla hiçbir zaman aramızdaki sorunlar sıfırlanamadı.

Vurgulamak gerekir ki, hiçbir komşu ve ülke ile “sıfır sorun” olmaz diye bir kesin yargı ifade edilemez, olur; olmaması eşyanın tabiatına aykırıdır; gerisi ütopyadır, sadece laf salatasıdır, başka anlatımla laf-ı güzaftır.

BİR DAMLA:

■savaşla ilgili özlü sözler Savaş, zorunlu ve kaçınılmaz olmalıdır

Milletin hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça savaş bir cinayettir

> Yeni Meram >Yazarlar > YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.