YAZARLAR

Büyük sanatkârlar eserleriyle yaşarlar,

Büyük sanatkârların ölümsüz olmalarının nedeni de eşsiz eserleridir.

Onları eserleri ile anarız ve yaşatırız.

İşte Yunus Emre’de bu ölümsüz şairlerimizden, hak aşkı ile yanan ozanlarımızdan biridir.

Mezarının nerede olduğu, önemli değildir. Önemli olan bize bıraktıklarıdır.

Halk arasında çok güzel bir menkıbe vardır:

Bir ırmak kenarında Yunus Emre’nin şiirlerini okuyan Molla Kasım adında bir kaba sofu bu şiirler dine aykırı diyerek bin tanesini yakar; yakmaktan usanınca da bin tanesini de suya atar. Elinde sadece bin tanesi kalır. Yunus’un değerini öğrenince de çok pişman olur.

İşte menkıbeye göre bu bin tane şiirin yarısını sudaki balıklar, yarısını da gökteki melekler okumaya başlarlar ve bu şiirler unutulmaz.

Elif okuduk ötürü,

Pazar eyledik götürü,

Yaradılmışı severiz,

Yaradandan ötürü.

Yunus’un felsefesinde; kendi varlığı Tanrı varlığından bir parçadır.

Tanrıyı bilmek ona göre ilimle olur. İlim içinde kibir barındırmaz.

Kibirli olan bilip göremez, görüp sevemez.

İlim ilim bilmektir,

İlim kendin bilmektir,

Sen kendini bilmezsin

Ya nice okumaktır.

Yunus Tanrı varlığından gelip, yine Tanrı’ya döneceğinden Tanrı’nın aşkı ile yanar ve şöyle seslenir.

Ben yürürüm yana yana,

Ne akılim ne divana,

Aşk boyadı beni kana,

Gel gör beni aşk neyledi.

Ne varlığa sevinirim,

Ne yokluğa yerinirim,

Aşkın ile avunurum,

Bana seni gerek seni.

Yunus Mevlana ile karşılaşır. Koca Mevlana, Yunus’un büyük değerini sezer ve “Ben hangi manevi konağa uğradımsa bu Türkmen Hocası’nı Yunus Emre’yi karşımda buldum” der.

Yunus Emre, Mevlana ile görüşürken, Mesnevi’yi çok uzun bulduğunu belirtir ve ben olsaydım:

Ete kemiğe büründüm,

Yunus diye göründüm der, işin içinden çıkar, meseleyi kolayca hallederdim demiş.

Yunus yazmakla bitmez, okumakla eksilmez onu anlatmayı sayfalar dolusu onunla olmayı çok isterdim ama bu yazıyı onun çok sevdiğim bir şiiri ile bitireceğim.

Cennet Cennet dedikleri

Bir kaç köşkle bir kaç huri,

İsteyene ver onları

Bana seni gerek seni.

Not: Tam ve Tekmil Yunus Emre Divanı İstanbul Maarif Kütüphanesi Yayınları’ndan yararlanılmıştır.

> Yeni Meram >Yazarlar > YUNUS EMRE
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.