YAZARLAR

Yufka yürekli insanlar başkaları için kendi yüreklerini fırına verenlerdir, denmiş. Başkaları bundan ne anlamış, orası meçhul.

Ancak, bizde yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz derler.

Derler amma, yufka yürekli insanların, hoşgörüsüne, samimiyetine sığınarak ve dayanarak, hükmünü yürüten, daha sonra onların destek ve iyiliklerini unutan bir çok insan vardır!…

Milletimiz gerçek anlamda yufka yüreklidir.

Acıklı bir film, acıklı bir dizi izlese ağlar, kalbi ezilir.

Birisi yanımızda ağlasa, hemen gözlerimiz doluverir.

Duygusal yönümüz daima ağır basar.

Genel olarak, istesek de taş kalpli olamayız.

Duygu dolu dünyamızdaki, şalteri indirecek bir olay, bir anlatım yaşadığımız an, en sert olanımız, en taş kalpli bilinenimizin yelkenleri suya iner, gözleri gözyaşlarını taşıyamaz olur.

Yufka yüreklilerin en fazla istismar edildiği alanlar hangileridir sorusunun cevabı oldukça net ve açıktır.

Özellikle siyaset ve ticaret bunun acımasız örnekleriyle doludur.

Sonu umuda dayalı, daha iyi olma ihtimallerine açık kapıları, hele sevdiğimiz, inandığımız ve güvendiğimiz insanlara karşı kapılarımız ardına kadar açıktır.

Aynen, “ Gönül kapım açıktır, çalmadan gir içeri” şarkısının dizelerinde olduğu gibi…

Bakmayın siz, benim yufka yürekli bir tarafım yoktur, icabı halinde bende yufka yüreklilikten eser göremezsiniz diye atıp-tutanlara…

Ne kadar gizlemeye çalışsak da, yufka yürekli bir tarafımız olduğu kesin.

Acıma hissimiz, merhametimiz az uz görülen ve rastlanan cinsten değil.

Avrupa’da bir adam, parasız-pulsuz kalsa, yol ve iz bilmiyorsa, dil ile derdini tarzanca bile anlatamıyorsa, Anadolu tabiriyle acından ölür!..

Biz o şekilde gördüğümüzü “Tanrı misafiri” olarak görür ve kabul ederiz.

Diğer milletlere göre, tam anlamıyla bir yufka yüreklilik gösteririz.

Yufka yürekliyi, çok duygusal davranıp, olaylardan çok çabuk etkilenen, üzülen olarak tarif etmişler.

Bir başka anlatımda da;

İstenildiği kadar kötü, tatsız, yıpratıcı olaylar yaşanmış; haksızlıklara maruz kalınmış olursa olsun gene de muhatabına ah edememe, kıyamama, sorunu kendi sırtında taşıma durumu olarak ifade edilmiştir.

“Senin bu kadar yufka yürekli olduğunu bilmezdim” diye benzetmeleri hemen herkes duymuştur.

Yufka yüreklilerle dalga geçenlerin dahi, bazı olaylar karşısında, dalga geçtiklerinden çok daha fazla yufka yürekli davrandıklarına şahit olmuşsunuzdur.

Ne dersiniz?

Yufka yürekli miyiz? Değil miyiz?

*/*/*/*/*

Yufka kavramına bu kadar meraklı olan bir milletin, vazgeçemediği ve yiyecek olarak tükettiği yufkası üzerinden de bir şeyler anlatalım isterseniz.

Efendim, yufka bir ekmek çeşidi. En önemli tercih sebebi dayanıklı olması. Türk kültüründe, ekmek evlerinde, konu-komşu yardımıyla, hep birlikte dün falanca ablanın ekmeğini yaptık tabiri ile anlatılan ve bir seferde yapılan iş yufka yapmaktır.

Çok sayıda yapılır, üst üste dizilerek üzeri örtülür. İhtiyaç halinde üzerine su serpilir. Yufka yapan hanımlar ve genç kızlar, yufkaya su serpmenin oranı noktasında ustadırlar. Su serpilen yufkalar, belli bir süre sonra yumuşar ve yenmeye hazır gelir. Ekmek gibi yemeğin yanında da yiyebilirsiniz, dürüm de yapabilirsiniz.

Yufka özellikle Ramazan ayının vazgeçilmezidir. Börek yapacak, baklava yapacak hanımların gözbebeğidir yufka.

Yufka açma konusunda, kimsenin eline su dökemediği, öve öve bitiremediği hanımlar vardır.

Yufka açma deyince, yufkacılardan da bahsetmesek olmaz.

Evlerimizde o eski düzen ekmek evleri artık yok. Yufka açan hanımlarda yok. Eski kaynanalara bakarsanız, yufka açacak gelin mi kaldı, diye bir başlarlarsa, yufkadan başlayıp, nerelere kadar gideceğimizi tahmin bile edemezsiniz!..

Günümüzde, yufka yapanların kimler olduğuna gelince…

Yufkacılar sağ olsun!…

Hatta, şimdilerde, yufka alıyor musunuz, diye sormak bile hata!…

Ya marketlerden, ya da bildik-tanıdık bir yufkacıdan yufka almak gerekiyor.

Mesela nasıl alıyorsunuz yufkayı?

Bir kilo falan mı?

Siz şimdi, ne kilosu? İçinde ya altı tane olur, yada üç, ihtiyacınız kadarını alır geçersiniz diyeceksiniz.

Yufkanın kilo ile satılması gerektiğini bilen var mıydı?

Sanırım yoktu.

Hemen bir çok hanım, marketlerde satılan yufkanın öncelikle içinde kaç tane olduğuna bakar. Tabii bir de fiyatına.

Bir kilo fiyatına, 600-700 gram aralığında olan yufka oldukça değişik fiyatlarda satılıyor. Şehrimizde sıraya girilen, yufka alınmadan geçilmeyen yufkacılar var.

Tüketici Merkezi Genel Başkanı İbrahim Güllü, tüketicinin haklarını bilmediğini, bir poşette altı tane diye, bir kilo yufka yerine 600-700 gram yufka alındığını, üzerinde 3 yufka yazan poşetlerde ise 300-350 gram yufkanın yarım kilo diye satıldığını açıklıyor.

Bir kilo olarak satılması gereken yufka üzerinden bile, ayrı bir rant sağlandığını açıklıyor.

Şimdiye kadar bilen var mıydı? Aklımıza hiç geldi mi?

Biz yine de soralım, şehrimizde kilo ile yufka satan bir yer var mı? Kilo ile sattıklarında kaç liraya satmaya kalkacaklar yufkayı?

Gördünüz değil mi? Yufka yürekli olduğumuzu yufkacılar bile anlamışlar! Belediyelerimiz yufka yürekli, bizler tüketiciler olarak zaten yufka yürekliyiz. Esnaf kardeşlerimiz, bu yufka yüreklilere bir iyilikte bizden olsun diyemiyorlar!…

> Yeni Meram >Yazarlar > Yufka yürekli miyiz?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.