YAZARLAR

■ Ey bâd-ı sabâ uğrarsa yolun semt-i Haremeyn’e
Benden selâm söyle Resûlüs Sekaleyn’e

***

Haremeyn, Mekke ile Medine’nin çevresine verilmiş bir genel addır. Sözcük olarak diğer anlamları da şöyledir;

Yasak kılınmış, mukaddes olan şey, kişinin namusunu koruduğu yakınlarıdır. Çoğulu ehrâm’dır. Yabancıların girmesi yasak olan ev dairesine ve bu dairede oturan kadınlara da harem ya da harim denir. Fıkhî bir terim olarak, iki kutsal şehir Mekke ve Medine’nin çevresinde belirli alana kadar olan yerlere, “iki harem bölgesi” anlamında harameyn ya da haremân denilmiştir. İlk kez bu sözcüğü Sultan Selim’in teleffuz etmiştir.

Mekke’nin çevresinde bir miktar alana “Mekke Haremi” ya da “Harem-i Şerif”, bunun dışında kalan ve mikat denilen ihrama girme yerlerinin içinde bulunan alana “hıll” denir.

Mekke hareminin sınırlarını Cebrâil Hz İbrahim’e göstermiş; Rasûlullah da aynı sınırları yenilemiş; Hz Ömer, Hz Osman ve Hz Muâviye bu nirengi noktalarının günümüze ulaşmasında rol oynamışlardır

Hz. Peygamber Mekke fethedilince demiştir;

■ Şüphesiz burası Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günde haram kıldığı bir beldedir Burası kıyamet gününe kadar Allah’ın haram kılmasıyla haramdır.

■ İnsanlar için yeryüzünde kurulan ilk ev Mekke’de bulunan mübarek ve âlemler için bir hidayet kaynağı olan kâbe’dir. Orada apaçık kanıtlar vardır. İbrahim’in makamı vardır. Kim oraya girerse güvence içinde olur. Oraya gitmeye gücü yeten herkese, Allah için Kâbe yi ziyaret edip haccetmek farzdır.


Haremde yapılacak iyilik ve kötülükler, diğer beldelere göre, daha sonuç getiricidir;

■ Kim Mescid-i Haram’da zulmü ile haktan uzaklaşmaya yeltenirse; biz, ona da ağır bir azâb tattıracağız

■ Mescid-i Haram’da bir namaz, benim bu mescidimde kılınacak yüz namazdan daha üstündür.

■ Kim benim Mescid’imde lıiçbir namaz kaçırmadan kırk vakit namaz kılarsa, ona cehenem ateşinden berat ve kıyamet günü kurtuluş yazılır

Peygamber efendimizin yaşama veda etmesinden sonra dört halife döneminde Emeviler, Abbasiler, Memlûkler Haremeyn’e önem verildi. Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebinin imarı ve diğer kutsal makamların korunması için gerekli çalışmalar yapıldı.

Yavuz Sultan Selim Han zamanında Osmanlı egemenliğine giren Haremeyn’e Osmanlı sultanları hepsi büyük hizmetlerde bulundu. Mekke ve Medine’nin imarına ilişkin “Haremeyn Evkafı” adı verilen bir vakıf teşkilatı ve Haremeyn Evkafı Nezareti kurdular

> Yeni Meram >Yazarlar > YOLUNUZ HAREMEYN'E DÜŞERSE…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.