YAZARLAR

Çevrecileri siyasi iradeler hiç sevmezler.

Çünkü çevrecilerin siyasi partileri yoktur.

Çevreciler, sandıkta oy kullanırlar ama çevreye zarar veren hangi yönetim olursa olsun asla taviz vermez, eleştirilerini korkmadan yaparlar.

Çevreciler; dünyanın ve ülkelerinin ağacı, çiçeği, böceği, taşı, toprağı, kumu, çakılı, deresi, ırmağı, vadisi, yaylası, mağarası, tüm hayvan türleri, bitki türleri, denizi ve gölü için yürekleri çarpan kişilerdir.

Onlar için önemli olan; tanrının bir armağanı olan dünyanın ekolojik dengesinin bozulmamasıdır.

İşte bu nedenle siyasiler çevrecileri çevrelerinde görmek istemezler.

Nasıl istesinler ki?

Nükleer santral yapacaklar, doğanın en güzel denizini kirletecekler…

Çevrecileri karşılarında görüverirler!

Akkuyu’da yapılacak nükleer santral için çevreciler carette carettaları öne sürünce devrin bakanı Dengin Mir Mehmet Bey şöyle kızmıştı kaplumbağacıklara;

“Sen kalk Meksika Körfezi’nden Mersin, Taşucu ve Akkuyu sahiline gel. Yumurtanı bırak, zıkkım!”

Tabii carette carettalar bu öfkeye aldırmadan yumurtalarını bırakmaya devam ettiler. Kendilerine hazırlanan tuzaktan habersizler. Mersin-Akkuyu Nükleer Santrali yapılınca zıkkımlar gelemeyecekler!

Yol yapımı için kıyılan ağaçlar, yok edilen ormanlar, yatakları değiştirilen dereler… Çevre Bakanlığı yasaları buna da izin vermez!

Tarım arazilerine yaptırılan binalar, oyulan dağlar, yabancı şirketlere maden aratmak için ayrıcalıklı izinlerle zehirlenen doğal yaşam.

Bütün bunları sorunsuz yapabilmek için, çevre bakanlarını iki arada bırakmamak için bulunan çözüm gerçekten müthiş!

1991 yılında kurulan Çevre Bakanlığı, 2011 yılında yok edildi.

Önce ormanla birleştirildi sonra da …

Artık herkes rahat! Kimse yasaya aykırı yol açmayın, dere yatağını kapatmayın, denizleri doldurup, göllere kanalizasyon akıtıp, göllerdeki göçmen kuşları avlatmayın… Çevreciler, bütün hadisleri ezbere bilenlere soramayacak. Hani hiç bir canlı türünün üremesine engel olunamazdı? Neden sokak köpeklerini de kısırlaştırıp türlerini ve üremelerini hadislere rağmen yok ediyorsunuz? Diyemeyecek!

Muhalefet ve çevreciler, yok edilen doğa için hesap soramayacak.

Ne güzel bir çözüm oldu. Böylece çevreden sorumlu bakanlar da; başbakanların çıkar çevrelerinin istekleri karşısında yasal engelsiz doğal yaşamı doğal yaşamdaki canları avcılarla da el ele vererek rahatlıkla yok edebilecekler

Ben de neler diyorum? Çevreden sorumlu olmayan bakanlar rahat edecekler !

Peki bu durumda yazılı ve görsel basın, köşe yazarları ülkemin değerleri yok olurken ne yapacaklar?

Çocuklarına nasıl bir dünya bırakacaklar?

Çünkü kimse kalıcı değil. Delik deşik edilmiş dağlara, kurutulmuş derelere, kaybolmuş göllere, traş edilip yollar açılmış ormanlara, balıksız denizlere, tarım özelliğini yitirmiş topraklara, tüketilmiş bitki ve hayvan türlerine bakarak; ben o dönemde uçaklarda siyasi iradeyle gezideydim mi diyecekler?

“Sen kalk Meksika Körfezi’nden Mersin, Taşucu ve Akkuyu sahiline gel ve yumurtanı bırak zıkkım!” Tabii carette carettalar bu öfkeye aldırmadan yumurtalarını bırakmaya devam ettiler. Kendilerine hazırlanan tuzaktan habersizler. Mersin Akkuyu nükleer santrali yapılınca zıkkımlar gelemeyecekler!

> Yeni Meram >Yazarlar > Yok olan bir bakanlığın ardından
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.