YAZARLAR

“İHANET kadar hızlı bir şey yoktur.”

***

OLACAK O KADAR!

Adana’da yaklaşık 3 ay önce polisin bir eve yaptığı operasyonda ele geçirilen 1 ton sahte şampuanın yapımında tavan boyası kullanıldığı ortaya çıktı.

Daha önce Zeytinyağı’nda makine yağı…

Kırmızı acı biberde tuğla-kiremit tozu…

Çayda domuz kanı…

Tereyağında patates…

Bazı meyve ve sebzelerde sağlığa zararlı katkı maddeleri…

Konyamızda etli ekmeğe sakatat…

Çıkmamış mıydı?…

Şimdi de şampuana tavan boyası.

Kısa yoldan köşeyi dönme…

Ya da; “çaresizlikten” tek kelimeyle!.

***

KÖR MÜSÜN BE ADAM!

İngiltere’nin başkenti Londra’daki düşünce kuruluşu Chatham House’da, ‘2011 seçimlerinden sonra Türkiye: AK Parti hükümetini bekleyen zorluklar’ başlıklı bir konferansta konuşan dünyaca ünlü Economist Dergisi’nin editörü Peet, Türkiye’nin ilk etapta çözmesi gereken sorunlarından birinin demokratik, çağdaş anayasa hazırlamak olduğunu belirtti.
Peet, “Erdoğan’ın düşündüğü başkanlık sisteminin Türkiye için iyi olacağını sanmıyorum. Bu, Türkiye gibi ülkede tehlikeli sonuçlara yol açar” diye konuştu.
Michael Lake’in yönettiği konferansta konuşan Peet, Başbakan Erdoğan’ın eleştirilere karşı tahammülsüz olduğunu da söyledi.

“Türkiye’de İran benzeri bir rejim haline gelmek olmadığını söyleyen Ekonomist Avrupa editörü, “Türkiye’nin karşı karşıya olduğu problem otoriter bir rejime yönelmektir” diye konuştu.

Yorumumuz:

Birincisi: Yeni Anayasa, yeni hükümet ve muhalefet gündeminin zaten ilk maddesi.

İkincisi: Başbakan Erdoğan’ın Başkanlık sistemini düşündüğünü, otoriter bir rejime yönelmek olduğunu nereden biliyorsun, müneccim misin?

Üçüncüsü: Konya’da alkollü içki satan dikkan göremediysen kör müsün?

Dördüncüsü: Türkiye’de Çin’den daha çok gazetecinin cezaevinde olduğu doğru.

Beşincisi: İnsan hakları karnesi Irak’tan da kötü.

Sonuncusu: Yeni Anayasa’yı beklemek gerek.

***

NAPOLYON’U ANIYORUZ!

Üretiyormuşuz ama tüketmiyormuşuz.

“Mülayim efendiler” tüketmesini bilirler.

Bilirler de nereden para bulabilirler?

Yoklukla yiğitlik olur mu, bilmiyoruz!

***

MEDAŞ?..

Devletten alındı, özel sektöre devredildi.

Kısacası, o da özelleştirildi.

Şikayetler vardı ama sesler iyice yükseldi.

Şimdi MÜSİAD da yakınıyor.

İnşaat söktörü de, yani müteahhitler de…

Sade “Mülayim Efendiler” de…

MÜSİAD ve müteahhitlerin yakınmaları geçenlerde YENİ MERAM’da yayınlandı.

Ben sade bir “Mülayim Efendi”yim.

Sıkıntılar arttıkça artıyor.

Eskiden önceden haber verirlerdi.

Şimdilerde ne zaman kesileceği meçhul.

Aklınıza gelmeyen anda elektrikler toz!

Ne zaman geleceği de belli değil.

Risk ediliyor elektrikli ev aletleriniz.

“Özelleştirilmiş!”.. Ne diyeceksiniz?

***

KISSADAN HİSSE…

Aşağıdaki yaşanan gerçek, anlayana:

İşinde başarılar sağlayan bir ustaya…

Başarısının sırrını sormuşlar “2 kelime” demiş:

“Doğru kararlar.”

Herkesten farklı olarak, sürekli doğru kararları nasıl alabildiğini sormuşlar:

“Tek kelime” demiş: “Tecrübe.”

Merakla, soruyu yinelemişler:

“İyi de, bu tecrübenin sırrı nedir ki?”

Usta, derin bir iç geçirmiş ve şöyle demiş:

“Yanlış kararlar!”

> Yeni Meram >Yazarlar > Yine imaj
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.