YAZARLAR

***

“EY gönül! Bir sürü dostlarının yanında elbette düşmanların da olacak. Ama imtihan bu ya, onca düşmanın varken seni dostun vuracak.”

***

Erol ustam, Okur’um, Güneş’im,

Görünmüyon Tuncer Mengeç’im.

Temiz’im, Cambaz’ım, Memet’im,

Allah’ım kara günler göstermesin.

***

O, BÖYLEYDİ…

Sabiha Gökçen anlatıyor:
“Askeri birlikleri teftişlerimiz sırasında yemeğe oturduğumuzda Atatürk bazen 10-15 dakika yemeğe başlamaz, yaveri gelip kulağına bir şey söyledikten sonra ‘afiyet olsun’ der yemeğe başlardık.
Bir gün bunun nedenini Atatürk’e sorunca ‘sen karışma yemeğine devam et’ dedi. İyice merak ettim. Gittim yaverine, ‘sen Paşa’nın kulağına ne diyorsun da biz yemeğe başlıyoruz?’ diye sordum.
Yaver bana gözlerimi yaşardan şu cevabı verdi: “Birlikteki tüm Mehmetçik yemeğini yedi, şu anda bitirdi. Artık yemeğe başlayabiliriz Paşam.”

***

BİR YANDA … Ermenistan Başsavcısı Agvan Ovsepyan, Türkiye’den toprak talebinde bulunmuş. İddiasına göre Türkiye, Ermeni kilise ve arazilerinin yanısıra kaybedilmiş toprak ları Ermenistan ’a iade etmeliymiş! Sözde Ermeni soykırımının 100. yıl dönümü etkinliklerine hazırlık bağlamında başkent Erivan’da düzenlenen konferansta konuşan Başsavcı, “Türkiye’de kalan kilise ve araziler Ermenistan Kilisesi’ne iade edilmeli. Ermenistan Cumhuriyeti ise kaybedilen toprakları geri almalı. Bu talepler yasal zeminde olmalı” demiş.

Azerbaycan’dan da toprak talebinde bulunan Ovsepyan, “Ermenistan’ın hem Türkiye hem de Azerbaycan’la arazi sorunu var. Bunun hukuki çözümü için tüm hukuksal kanıtlarla birlikte bir dava dilekçesi hazırlamalı”ymış.

Hazret! Başka ne isterdi ki?

Ülkemizin durumu ortada.

Bir yanda PKK… Bir yanda Suriye… Bir yanda Mısır’daki Mısri ile uğraşırken Yunanistan Ege Denizi’ndeki 16 adaya bayrağını çekti, gümrüğünü kurdu. Reyhanlı’da öldürülen 52 yurttaşımızın hemen ardından Amerika’ya, Gezi parkı olaylarının başlamasından hemen sonra Afrika’ya giden, ancak Mısri’nin düşürülmesinin ardından Ukrayna gezisini kesip İstanbul’a dönen Başvekilimizden ve Hariciye Nazırı’mızdan sadece tehditler yağdırıldı… Üstüne üstlük PKK, Suriye ve İran’la ittifak içinde olduğunu açıkladı.

Bakınız; Amerika dahil, Mısır olaylarına hiçbir ülke “darbe” demiyor, bizimkiler ise “darbe”yi dilinden düşürmüyor.

Başvekil Erdoğan’da şanssızlık var!

İlk önceleri “kardeş Kaddafi”

Sonraları “kardeş Beşar Esad”

Şimdi Mısır’ın “kardeş Mısri”si.

Kime kardeş dersek diyelim…

İşimiz bir türlü rast gitmiyor.

***

EZANLAR: Üç kez yazdım, “Müftü beye vız gelip tırıs gitmiş!” diyeceğim de, belki de hiç gelmemiş ve doğal olarak hiç gitmemiş. Oysa mikrofonu yine sonuna kadar açıyorlar, avazları çıktığı kadar bağırıyorlar. “Otomobiller direksiyona yan oturunca daha az benzin yakarmış!” örneği, mikrofonu sonuna kadar açıp avazlarının çıktığı kadar bağırıyorlarsa ezan güzelleşiyor demek ki!..

Hastası, bebeği olanlar ve yaşlılarımız yakınıyor: “Camilerin birbirine uzaklığına göre ses yüksekliği düzenlenebilir. Paraları da var. Bakanlıklar dahil en büyük ödeneği Diyanet’e ayırdılar.”

Hem ne öyle “Le ilehe”ler!

“Hayyalel seleeee”ler!..

Makamıyla okusalar, tüylerimizi diken diken etseler, içimizi ferahlatsalar can feda… Hep diyoruz ya, “hiç değilse Abdüsselam’ın ezan bandını koysunlar birkaç kez” diye… Nerdee, “Müftü Şükrü bey sürekli uyuduktan sonra Müezzin bildiğini okuyor!” Çünkü Özbuğday için Konya garanti.

Bilmem anlatabildim mi?

> Yeni Meram >Yazarlar > Yine ezan
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.