YAZARLAR

Yıllarımız aklın mantığın öngördüğü yerde ve yollarda değil de ihtirasın, kinin, husumetin, afakî hava ve heveslerin içini doldurduğu bir davulun gümbürtüsü ile akıp gitti, ne yazık ki.

Terör belası yılların kovalaması ile 2010’u da yutup gitti. İsteyenler ne istediğini bilemedi, çözüm getirmek isteyenler akıllı bir çözüm bulamadı. İktidar , muhalefet tabir yerinde ise iki düşman ülke uçaklarının havada it dalaşı yapmaları misali hep boşa kürek çektiler.

Çözümde derin düşün yerine, koltuk korkusu, ya da oy kaygısı, ya da yandaş kayırma ve geleceğin paylaşımı, seçimlerde duygu sömürüsü hakimiyeti ile, milleti temsil yarışı gerçekleri gölgeledi.

Üretilmedi, hep tüketildi, İhracat yetersiz, ithalat ağır bastı, Teknoloji teşviki yapılmaması, yandaş kayırması ağır bastı, fırsat eşitliği ilkeleri delinip, delinip kevgire çevrildi. Bir yanda ülkenin bütünlüğüne saldırıp böleceğiz savlaları sallayanlar, meydanlarda iken, diğer yandan bu gidişat iyi değildir diyenler,henüz suçlarının ne olduğu bile bilinmeden iki yıldan bu yana kodeslerde tutuluyorlar.Evrensel tabir geciken ‘Adalet, Adalet değildir’ gerçeğine kulak tıkatılması dayatması yaşanıyor.

Ekonomik hayatımızda tüm sektörler bir bir çöküp giderken, tuzu kuru azınlığın mutluluğu örnek gösterilerek durum geçiştirilip, gerçekler gölgeleniyor. Kriz belasından en ağır darbe ve yara alan Tarım ve Hayvancılık sektörünün geleceği zifiri karanlığa itilip, ani iniş ve çıkışların açtığı yaralar sürekli kan kaybına neden olurken, yakın zamanda yaşadığımız, sınır dışında kurban fiyatının 150 TL. ülke içinde 600 TL. olduğu ilan edilirken, çelişkinin özüne kulaklar tıkanıp gözler görmez oluyor.

Türk Eğitim sisteminde tavandaki YÖK’den ilköğretime değin tüm kurumların özünde aranan fırsat eşitliğinin nasıl yok edildiğinin, yargının bile bu karmaşanın içinden çıkamayışına tanık olmanın acılarının, Türk gençliğinin geleceğini nasıl gölgelediği de ortadadır.

Diğer sektörlerin sorunları bu sütunlara sığmaz. Sayın Cumhurbaşkanımız, işte geçtiğimiz hafta sonunu Diyarbakır da geçirdi, Kürt vatandaşlarımızın temsilcileri biz eşit iki dil istemiyoruz, biz bölünüp bir başka devlet olalım istemiyoruz. Seslerini semalara salarken, o halde yapılan feryat figanın nedenini izah etmek mümkün müdür, demokratik olmada örnek alınan ülkelerde resmi dilin ötesinde yaşanan diller için hangi sorunlar yaşanıyor? Bunlara hiç bakılıp örnek alınmıyor mu?

Sen bu ülkeyi kendi soyun ve ırkın için böleceksen, koparıp alacağın bölgeden alınan vergilerle mi mutlu ve müreffeh yaşam kuracaksın ? Sen bölgesel üretkenliğinle mi alın terini başkalarına kaptırıp mağdur olacaksın ? Şen Ulu Önder Atatürk’ün özenle kurup birlik ve beraberliği yarattığı bu ülkeden koparıp alacağın vatan parçasında hangi imkan ve şartlarını Türkiye Cumhuriyeti’nin önüne çıkarıp üstünlüğünü kanıtlayacaksın?

Yapamazsın yapamayacaksın. Senin derdinin, Türk Milleti’nin bölünmez bütünlüğünden kendine bir sömürü düzeni kurmaktan başka bir anlam taşıdığını gösteremezsin. Bu ülkenin siyaseti, bu ülkenin adaleti, bu ülkenin idaresi, artık silkinip uyanmak mecburiyetindedir. Bir delinin bir kuyuya attığı taşı çıkarmak değil, baba bir deli tuttum, getir gelmiyor. Bırak gitmiyor, çaresizliklerini değil. 2011 yılında aklın mantığın öngörülerini yaşayarak mutlu geleceğe yol almak ve ulaşmak hakkıdır bu ülkenin. Yaşamakta olduğumuz yeni yılın, ülkemiz ve ulusumuza mutluluklar getirmesini diler, eş, dost ve yakınlarımızın yeni yılının sağlık ve bereket getirmesini temenni ederiz.

> Yeni Meram >Yazarlar > YENİ YILDA BİR DELİ KIRK AKILLI OYUNLARI OYNANMASA !!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.