YAZARLAR

Her gün bir yerden göçmek ne iyi

Her gün bir yere konmak ne güzel.

Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş!

Dünle beraber gitti cancağızım,

Ne kadar söz varsa düne ait

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

***

Aralık ayının ilk haftasından 17 Aralık gecesine dek geçen süreç Konya için önemlidir ve bereket günleridir. Her ayın kendisine özgü betimlemesi vardır. Aralık da Mevlana ayıdır. Sosyal ve turizm boyutuyla önemi daha da artmaktadır.

Hz. Mevlana şablonu ve fotoğrafı yalnız Konya için değil, tüm ülkemiz için ‘pırlanta’ değerindedir.

Olağanüstü günlere damgasını vuran Mevlana’nın söylemleri evrensel değerleri çağrıştırmakta, yankı ve etkisini yurt coğrafyası dışına da taşımaktadır. Bu bağlamda Mevlana, sadece Türkiye’nin değil, ülkelerin bilgesi olmaktadır.

‘Yeni sözler söylemek gerek’ içerikli önerisi, onun atılımcı, reformist ve yenici kişiliğini ortaya koymaktadır.

Hümanist, hoşgörü yüklü, ayrıştırıcı değil, birleştirici yönüyle Mevlana, mana dünyasının da altın anahtarıdır.

Özellikle ‘ayrışma’ korkularının ağırlıklı yaşandığı günümüzde, Mevlana’nın görüş ve düşüncelerine sarılmak umut ışığıdır.

***

Hz. Mevlana, 17 Aralık 1273’de yaşama veda etti. Ölüm haberi anında duyuldu. Büyük- küçük, genç- ihtiyar, haberi duyan herkes sel halinde Konya’ya aktı. Meydan hınca hınç doldu. Halk böylesi kalabalığa şimdiye değin hiç tanık olmamıştı.

Gayri Müslimler de koştu, cenazeye sahip çıktılar. Şiirlerini, yanık sesle okudular, feryad figan ettiler. Toprak alıp başlarına saçtılar. Dövündüler, üstlerini yırttılar. Mevlana’nın sevdiklerinden Muinüddin Pervane, önderlerden birine gitti;
– Bu çılgınca hareketleri yapmayın. Hz. Mevlana Müslüman’dı. Sizin dininiz farklıdır. Onunla ne ilginiz vardır?
Hemen yanıt geldi;
– Hz. Mevlana, bizim de üstadımızdı. O, Müslim-gayri Müslim ayırmaz, ilmiyle bizi de aydınlatırdı.
Cenaze namazı kılındı, tabut omuzlara alındı. Taşımayı herkes arzu ediyordu. Tabuta yaklaşmak için onlarca kişi hücum etti. Çoğu insan ayaklar altında ezildi. ‘Hiç olmazsa bir adım taşıyayım’ diyen, tabutu kendine çekti. Tabut, eller üzerinde bir o yana, bir bu yana gitti geldi. İş denetimden çıkınca beklenen oldu. Tabut, eller üstünde parçalanınca yerine, yenisini getirildi. O da dayanamadı, kırıldı 6 kez tabut değiştirildi, altıncıda kabre varıldı.

Mevlana’yı anma etkinliklerinin turistik, ekonomik ve sosyal durağanlık sürecine devingenlik getireceği kuşkusuzdur. Konya, etkinlikler boyunca Mevlana’yı yaşayıp soluyacak, nereden bakarsanız bakın, ‘Mevlana’ görünecek

***

BİR DAMLA;

KONYA’NIN TAŞI TOPRAĞI

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferi dönüşünde Konya’ya uğrar. Bu arada şiddetli bir rüzgar çıkar ve toz toprak hareketli bir sütun örneği sema eder gibi dönerek gök yüzüne yükselmeye başlar.

Padişahın yanı başında bulunan Kemal Paşazade, bu durum karşısında gülümser;

—Hünkârım! Mevlana beldesinin taşı toprağı bile mesnevi imiş meğer.

> Yeni Meram >Yazarlar > YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK GEREK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.